Ana içeriğe geç
Sözlük

uykuda ile cümle

uykuda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Siz çocuklar hepiniz uykudan mahrum kaldınız.You guys are all sleep deprived.
Tom yatakta yatıyor, uykuda.Tom is lying in bed, asleep.
Tom hala uykudaydı.Tom was still asleep.
Tom karyolada derin uykuda.Tom is fast asleep on the cot.
Tom derin bir uykudan uyandı.Tom awoke from a deep sleep.
Derin bir uykudan sonra çok iyi hissediyorum.After a deep sleep I feel very good.
Dan uykuda geziyordu.Dan had been sleepwalking.
Herkes uykuda.Everybody is asleep.
Şehir uykuda.The city is asleep.
Lütfen emin ol kızın zamanında uykudan uyandığına.Please make sure that she wakes up on time.
Ben gerçekten uykudan geç kalkmak istiyorum.I'd really like to sleep in.
Tom uykuda değil.Tom isn't asleep.
Sen yarı uykuda görünüyorsun.You look half asleep.
Bizi uykudayken öldürürler.They'll murder us in our sleep.
Bir ninni, uykudan önce çocuklara söylenen bir şarkıdır.A lullaby is a song sung to children before sleep.
Tom, Mary'nin uykuda olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary was asleep.
Tom and Mary John'ı uykuda buldu.Tom and Mary found John asleep.
Tom Mary'nin uykuda olmadığını söyledi.Tom said Mary wasn't asleep.
Tom Mary'nin uykuda olduğunu söyledi.Tom said Mary was asleep.
Tom'un gerçekten uykuda olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is really asleep.
Tom hâlâ uykuda değildi, değil mi?Tom wasn't still asleep, was he?
Tom uykuda görünüyor.Tom looks asleep.
Mary henüz uykuda değildi, değil mi?Mary wasn't still asleep, was she?
Tom, Mary'nin uykuda olduğunu düşündü ama o uyanıktı.Tom thought Mary was asleep, but she was awake.
Tom'un hala uykuda olduğunu görüyorum.I see Tom is still asleep.
Tom zaten uykuda mı?Is Tom already asleep?
Sami hafta sonunu uykuda geçirdi.Sami slept away the weekend.
Uykudan sonra Tom eminim daha iyi bir ruh hali içinde olacaktır.After sleeping, Tom will surely be in a better mood.
Gretel önce uykudan uyanır ve uyumakta olan Hansel'i uyandırır.Gretel wakes first, and wakes the sleepy Hansel.
Onlar da uykudadır.They both fall asleep.
Ruhu uykuda olanları uyandırma çabamda bana destek olmaya devam etmenizi istiyorum.I want you to continue to support me in my effort to wake those who are asleep.
Onlar için uyumak veya uykuda kalmak genellikle zordur.They will often have a difficult time getting to sleep or staying asleep.
Streste artabilir ve uykuda kaybolabilir.It is considered extinct or possibly dormant.
Yılın yedi ayını uykuda geçirebilirler.It remains under water for seven months of the year.
Bu sırada aile üyeleri uykudadır.The family then falls asleep.
İnsanları uykuda yakalayarak götürür.Can you murder someone while asleep?
Sadece kısa bir süre için seni uykuda tuttuk.We just kept you asleep for a little while.
Uykudan yoksun olabilirsiniz, fakat romanı bitireceksiniz.You might be sleep-deprived, but you'll finish your novel.
Altı bebek farelerin yanına uykuda sarılıp edildi.Six baby mice were cuddled up asleep near her.
Eğer başarılı olacaksanız, uykudan feragat edeceksiniz. Hayatınızı sınama... ♪♪♫So you say you want it as bad as you want to breathe, then it's show time.
Evden atılırken torunum hala uykudaydı.My grandson was still asleep when we were being evicted.
Siz uykudayken bile çalışıyorlar.They work even when you sleep.
Erkek uykuda yalan olarak burun athwart:Athwart men's noses as they lie asleep:
Sen iki-kırk saat devam eder, keyifli bir uykudan sonra uyanık bileceksin.Thou shalt continue two-and-forty hours, And then awake as from a pleasant sleep.
Evlen ve amin uykuda, o nasıl bir ses! !Marry, and amen, how sound is she asleep!
İnsanlar size uyumanızı söylerler, ama uyumazsınız,sadece uykudan geçersiniz.People say you go "to" sleep, but you don't go to sleep, you go towards sleep; it takes a while.
Derin uykuda, var olduğuna dair bu bilgi bile yoktur sende.In deep sleep, you don't even have this knowledge that you exist.
Derin uykuda, bu bilgiyi taşımazsın ve tüm insanlar bu hale gitmek isterler.In deep sleep, you are not carrying this knowledge, and all the beings want to go to that state.
Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.This is an important part of our life, one-third you're supposed to be sleeping.
"Eric, konuşmak istiyorum, konuşmak istiyorum." ben ise uykuda numarası yapıyorum."Eric, I want to talk. I want to talk." And I'm trying to play possum.
Şimdi uykudan hastalıklara geçelim.Now let's move from sleep to diseases.
Bakın, buradaki uykuda-- bir dakika bekleyin--So this one, this one's actually asleep, and -- hang on.
O hep uykudaydı, insanlık tarihinde sadece bir kaç kişi uyanabildi.It has always been asleep, only a few individuals in the whole history of man have been awakened.
Hayvanlar çok derin bir uykudalar, uykuda olduklarını bilmiyorlar.Animals are in a deep sleep, they don't know that they are.
Uykuda olmanın anlamı budur; bir kişi uykudadır, ama uykuda olduğunun farkında değildir.That is the meaning of sleep - one is, but one is not aware that one is.
Uykudan uyanmak çok büyük cesaret ister, çünkü uykuya çok yatırım yaptık.It needs tremendous courage to come out of sleep, because we have so much invested in sleep.
Psikolojik uykudaki yatırımlar çok büyüktür.The investment in psychological sleep is tremendous.
Bu iki Dünya Savaşı onun uykuda olduğunun kanıtıdır.These two World Wars prove that he is asleep.
Politikacılar uykudalar.Politicians are asleep.
Ego uykudaki benliktir.Ego exists as a substitute self in sleep.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod