Yangın patlak verdiğinde, o derin uykudaydı.When the fire broke out, he was dead asleep.
Bir gecelik uykudan sonra daha iyi hissedersiniz.You will feel better after a night's sleep.
O, bir gecelik iyi bir uykudan sonra canlanmış görünüyordu.He looked refreshed after a good night's sleep.
Ben çoğunlukla yarı uykudayım.I'm often half-asleep.
Biz herkesi uykuda bulduk.We found that everyone was asleep.
Ayı geldiğinde yaşlı adam derin uykudaydı.The old man was fast asleep when the bear came.
Bebek uykuda.The baby is asleep.
Ses onu uykudan uyandırdı.The sound roused her from sleep.
O, deliksiz uykuda.He's sound asleep.
Her iki köpek uykuda.Both dogs are asleep.
O, bebeğini hâlâ uykuda buldu.She found her baby still asleep.
Kızım derin uykuda.My daughter is fast asleep.
Bebek derin uykuda.The baby is fast asleep.
Bebek, uykuda gibi görünüyor.The baby seems to be asleep.
O derin uykuda.He was fast asleep.
Yorgun çocuk derin uykuda.The tired boy is fast asleep.
Ben uykuda değilim.I'm awake.
Kocam ve kızım derin uykuda.My husband and daughter are fast asleep.
Yaşlı ayı derin uykuda.The old bear is fast asleep.
Gece ve ben hala uykuda değilim.It's night and I'm still not asleep.
Çocuğu derin uykuda buldum.I found the boy sound asleep.
Yangın patlak verdiğinde, o, derin uykudaydı.When the fire broke out, he was fast asleep.
Yangın çıktığında o derin uykudaydı.When the fire broke out, he was sound asleep.
Tom uykuda gibi görünüyor.Tom seems to be asleep.
Tom uykuda.Tom is asleep.
Tom derin uykudaydı.Tom was fast asleep.
Bebek derin bir uykuda gibi görünüyordu.The baby seemed to be in a deep sleep.
Bebek annesinin kollarında derin bir uykudaydı.The baby was in a deep sleep in his mother's arms.
İnsanlar yaşarken uykudadır, öldüklerinde uyanırlar.Humans are asleep when they live, they wake up when they die.
Çocuk, yatakta uykudaydı.The child was asleep in bed.
Küçük çocuk yatağında uykudaydı.The little boy was asleep in his bed.
Tom derin bir uykudan uyanır.Tom wakes from a deep sleep.
Tom hâlâ uykuda.Tom is still asleep.
Tom derin uykuda.Tom is sound asleep.
Tom onun sandalyesinde uykuda.Tom is asleep in his chair.
Tom, Mary'nin uykuda olduğunu fark etti.Tom noticed that Mary was asleep.
Onlar uykuda olacaklar.They'll be asleep.
Uykuda değilim.I'm not asleep.
Sanırım Tom uykuda.I think Tom is asleep.
Tom ve Mary her ikisi de uykuda.Tom and Mary are both asleep.
Ben evde uykudaydım.I was at home asleep.
Derin uykudaydım.I was sound asleep.
Tom yarı uykuda gibi görünüyor.Tom looks like he's half asleep.
Tom telefon çaldığında derin uykudaydı.Tom was fast asleep when the telephone rang.
Yan odadaki çocukların hepsi uykuda.All of the boys are asleep in the next room.
Tom uykuda gibi davrandı.Tom pretended to be asleep.
Sen neden uykuda değilsin?Why aren't you asleep?
Tom yarı uykudaydı.Tom was half asleep.
Pinokyo gözlerini kapadı ve uykudaymış gibi davrandı.Pinocchio closed his eyes and pretended to be asleep.
Biz geldiğimizde Tom zaten uykuda olacaktır.Tom will already be asleep when we arrive.
Bakmaya gittiğimde çocuğu derin uykuda buldum.When I went to look, I found the boy fast asleep.
Yaşam sonsuz uykudan önceki kısa bir yürüyüştür.Life is a short walk before eternal sleep.
Tom bazen uykudan geç kalkar.Tom sometimes sleeps in.
Ben hâlâ yarı uykudayım.I'm still half asleep.
Hafta sonlarında uykudan geç kalkmayı severim.I like to sleep-in on weekends.
Uzun süre uykuda mıydım?Was I asleep for long?
Tom yatakta derin uykuda.Tom is sound asleep in bed.
Mary, Tom'un uykuda olduğunu düşündü.Mary thought that Tom was asleep.
Kısa bir uykudan sonra ödevimi yaptım.I did my homework after I took a nap.
Tom yarı uykuda.Tom is half asleep.