Babam TV izlerken sık sık uykuya dalar.My father often falls asleep while watching TV.
Babam eve gelmeden önce uykuya daldım.I fell asleep before my father came home.
Bir kitap okuyorken uykuya daldı.While reading a book, he fell asleep.
Uykum var!I'm sleepy!
Uykuluyum bu nedenle şimdi ayrılıyorum.I'm sleepy, so I am leaving now.
Uykulu musunuz?Are you sleepy?
Uykulu olduğunuzda çalışmanın faydası yok.It is no use studying when you are sleepy.
Uykulu değil misin?Aren't you sleepy?
Benim uykum hafiftir.I'm a light sleeper.
Ben uykuda değilim.I'm awake.
Alarmım çaldığında onu her zaman uykumda kapatırım.When my alarm clock goes off, I always stop it in my sleep.
Geç saatlere kadar yatmadığım için çok uykum var.Since I stayed up late, I'm very sleepy.
Akşam yemeğinden sonra, ben her zaman kendimi uykuya dalmakta bulurum.After supper, I always find myself falling asleep.
Biz ertesi sabah çok uykuluyduk.We were very sleepy the next morning.
Uyku yoksunluğu kalp krizi riskini artırır.Sleep deprivation increases risk of heart attacks.
Kocam ve kızım derin uykuda.My husband and daughter are fast asleep.
Dokuz saat uykuya ihtiyacım var.I need nine hours of sleep.
Uyku eksikliği vücut için kötü.Lack of sleep is bad for the body.
Muhtemelen beklemekten yoruldu ve uykuya daldı.He probably got tired of waiting and fell asleep.
Bana uyku hapı lazım.I need sleeping pills.
Uyku hapına ihtiyacım var.I need sleeping pills.
Bu fırtınalı yaz gecelerinde uykuya dalmak zordur.It's hard to fall asleep on stormy summer nights.
Uykusuzluk sağlığın için kötüdür.Lack of sleep is bad for your health.
Neden insanlar kış uykusuna yatmazlar?Why don't people hibernate?
Dalida aşırı dozda uyku hapından öldü.Dalida died from an overdose of sleeping pills.
Yaşlı ayı derin uykuda.The old bear is fast asleep.
Gece ve ben hala uykuda değilim.It's night and I'm still not asleep.
O televizyon izlerken uykusuz bir gece daha geçirdi.He spent another sleepless night watching television.
Bu müzik insanın uykusunu getirir.This music puts one to sleep.
Çocukların çok uykuya ihtiyaçları vardır.Children need a lot of sleep.
Uykulu olduğum için, uyumaya gittim.Since I was sleepy, I went to sleep.
Evet, ayrıldığımızda kötü hissettim ama hiç uykum kaçmadı.Yeah, I felt bad when we broke up, but I don't lose any sleep over it.
Ölüm uykuya benzer.Death is similar to sleep.
Uykusuzluk için iyi bir tedavi nedir?What's a good treatment for insomnia?
Uykunun sonunda uyuyan uyanır.At the end of the sleep the dormant awakes.
O onun hakkında düşündüğü için saatlerce gözüne uyku girmedi.She lay awake for hours thinking about him.
Uyku ölümden daha keyifli. En azından çok fark yok.Sleep is more pleasant than death. At least, there's not much difference.
Çocuğu derin uykuda buldum.I found the boy sound asleep.
Yangın patlak verdiğinde, o, derin uykudaydı.When the fire broke out, he was fast asleep.
Yangın çıktığında o derin uykudaydı.When the fire broke out, he was sound asleep.
Bebek uykuya dalmış gibi görünüyordu.The baby seemed to be fast asleep.
Son zamanlarda uykusuzluktan muzdarip oluyorum, bu yüzden cildim ufalanıyor.Recently, I've been suffering from lack of sleep, so my skin is crumbling.
Her zaman aklımda çok şey olduğu için uykuya dalma sorunu yaşıyorum.I have trouble falling asleep because I always have a lot on my mind.
Uyku zamanı.It's time to sleep.
Nedense, tamamen uyanığım ve uykuya dalamıyorum.For some reason, I'm wide awake and can't fall asleep.
Onunla ilgili uykunu kaçırma.Don't lose sleep over that.
Bazen öğleden sonra erken saatlerde uykulu hissediyorum.I sometimes feel drowsy in the early afternoon.
Ben bazen öğleden sonranın ilk saatlerinde uykulu hissediyorum.I sometimes feel drowsy in the early afternoon.
Uyku eksikliğinin öğrencinin notlarının üzerinde çok büyük olumsuz etkisi olabilir.Lack of sleep can have an enormous negative impact on a student's grades.
Yazmak ölümden daha derin bir uyku.Writing is a deeper sleep than death.
Hâlâ uykuluyum.I'm still sleepy.
Tom nöbette uykuya dalmakla suçlandı.Tom was accused of falling asleep on guard duty.
Tom genellikle öğleden sonranın ilk saatlerinde uykulu hissediyor.Tom usually feels sleepy in the early afternoon.
Tom uykuda gibi görünüyor.Tom seems to be asleep.
Tom, her gece en az dokuz saat uykuya ihtiyaç duyar, yoksa çalışamaz.Tom needs at least nine hours of sleep every night or he can't function.
Tom çok uykulu çünkü dün gece iyi uyumadı.Tom is very sleepy, because he didn't sleep well last night.
Tom uykuda.Tom is asleep.
Tom nihayet uykuya daldı.Tom finally fell asleep.
Tom kanepede uykuya daldı.Tom fell asleep on the sofa.
Tom sınıf içinde uykuya daldı.Tom fell asleep in class.