Ana içeriğe geç
Sözlük

uyku ile cümle

uyku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom uykusuzluk hastalığından muzdarip.Tom is suffering from insomnia.
Tom geceleri uyku maskesi takar.Tom wears a sleep mask at night.
Uyku tutmadı mı Tom?Can't sleep, Tom?
Onlar sık sık uykularında konuşur.They frequently talk in their sleep.
Uykulu olduklarını söylediler.They said they were sleepy.
İyi uykular, canım!Sleep well, darling!
İyi uykular, sevgilim!Sleep well, darling!
Hiç uykum yok.I'm not at all sleepy.
Hiç uykum gelmedi.I'm not at all sleepy.
Tom uyumayı denedi, ama uyku tutmadı.Tom tried to sleep, but he couldn't.
Uykulu gibi davrandım.I pretended to be sleepy.
Tom hep uykulu görünüyor.Tom always looks sleepy.
Yaşlı köpekler daha fazla uykuya ihtiyaç duyar.Older dogs need a lot of sleep.
Karım, uykumda konuştuğumu söyledi.My wife said that I had talked in my sleep.
Çocuklar yetişkinlerden daha fazla uykuya ihtiyaç duyar.Children need more sleep than adults.
Hiç uykulu değilim.I am not sleepy at all.
Öğle yemeğinden sonra genelde uykun gelir mi?Do you often feel sleepy after lunch?
Öğle yemeğinden sonra uyku bastırıyor mu genelde?Do you often feel sleepy after lunch?
Üç saattir uykuya dalmaya çalışıyor.He has been trying to get to sleep for three hours now.
Öğlen erken saatlerde genelde uykusu gelir.He usually feels sleepy in the early afternoon.
Bu aralar uykusunu alamadığını söylüyor.He says that recently he isn't able to get enough sleep.
Uyku tulumu, battaniye filan da alın.Bring sleeping bags, blankets and such.
Hangi hayvanlar kış uykusuna yatar?What animals hibernate?
Kış uykusuna yatan hayvanlar hangileridir?What animals hibernate?
Uyku vakti geldi, bu yüzden radyoyu kapat.It's time to go to bed, so turn off the radio.
Hemen uykuya daldım.I fell asleep right away.
Çok uykuluydum ve hemen uyudum.I was very sleepy and fell asleep right away.
Tom'un annesi ona bir uyku masalı anlattı.Tom's mother read him a bedtime story.
Tokken uykum geliyor.I get sleepy when I'm full.
Karnım tokken uykum geliyor.I get sleepy when I'm full.
Size hiç uykunuz sırasında nefesinizin kesildiğini söyleyen oldu mu?Has anyone ever told you that you stop breathing when you are asleep?
Uyku önemlidir.Sleep is important.
Çocuklar uykulu.The kids are sleepy.
Çok uykun geldiyse yat.If you're so sleepy, go to bed.
Dün gece hiç uyku tutmadı.I didn't get to sleep at all last night.
Çok uykuluyum neredeyse düşmek üzereyim.I'm so sleepy I'm about to fall over.
Uykuya gitmeden önce alarmı değiştirmen lazım.You need to change the alarm before going to bed.
Robert sonunda uykuya daldı.Eventually, Robert dozed off.
Tekrar uykuya dalma şansım yoktu.There was no chance I'd fall asleep again.
Her gece uyku hapı alıyor.Every night she takes sleeping pills.
Felix yatakta yatıp uykuya dalmaya çalışıyordu.Felix was lying in bed, trying to fall asleep.
Karl uykuya dalmakta zorlanıyordu.Karl struggled to fall asleep.
Snow Leopard kapanır ve daha hızlı uyku moduna geçer.Snow Leopard shuts down and goes to sleep faster.
Uykunu hafızanın saklanmasına faydalı olduğu teorisi yeni bir fikir değil.The theory that sleep benefits memory retention is not a new idea.
Çok az uykuya ihtiyacı olduğu bilinmektedir.He was known for the fact that he needed very little sleep.
O sabah ise uykuya dalmış ve ancak son vakitte uyanabilmişti.He was overtaken by the night, so he slept in that place.
Mihalkov, bir Moskova hastanesinde 96 yaşındayken uykusunda öldü.Mikhalkov died in his sleep at the age of 96 in a Moscow hospital.
Gretel önce uykudan uyanır ve uyumakta olan Hansel'i uyandırır.Gretel wakes first, and wakes the sleepy Hansel.
Karakteristik olarak, kişi çok erken uyanmakta ve uykuya geri dönememektedir.In the typical pattern, a person wakes very early and cannot get back to sleep.
Burada Darcy’le karşılaşır, teyzesinin davranışını öğrendikten sonra onu da uyku tutmamıştır.There, she meets Darcy, also unable to sleep after hearing of his aunt's behaviour.
Beni uykularımdan tekrar uyandırdı.")Then I would rave deliriously about them in my sleep."
Bunun üzerine hepsi tekrar uykuya dalarlar.The night they share together rejuvenates her.
Uyku yoksunluğu da tıbbi hatalara katkıda bulunan bir faktör olarak gösterilmiştir.Sleep deprivation has also been cited as a contributing factor in medical errors.
Rick üst kattaki yatak odasına çıkar ve uykuya dalır.Rick goes to bed in an upstairs bedroom as they leave.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.The victim goes to bed and sleeps in good health.
Onlar da uykudadır.They both fall asleep.
Bu nedenle araştırmacılar üniversite kampüslerinden uyku hijyeni eğitimi verilmesini önermektedir.Because of this, researchers recommend sleep hygiene education on college campuses.
Hızlı göz hareketi (Rapid eye movement; REM) (HGH), uykunun rüya görülen kısmıdır.Rapid eye movement (REM) sleep.
O gece Kristi uykusundan uyanır ve kameraların görüş alanında olmayan biriyle konuşur.That night, Kristi wakes up and talks to someone off-camera.
Band 2 yatağa giyildiğinde uyku düzeni takip etmek için kendi sensörlerini kullanır.The Band 2 uses its sensors to track sleep patterns when it is worn to bed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod