Ana içeriğe geç
Sözlük

uyku ile cümle

uyku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Uykunun önemine rağmen, onun amacı bir sırdır.Despite the importance of sleep, its purpose is a mystery.
Kaç saat uykuya ihtiyacın var?How many hours of sleep do you need?
Düzenli olarak açık havada çalışan kişiler uykusuzluk sıkıntısı çekmezler.People who regularly work in the open air do not suffer from sleeplessness.
Masamda çalışırken uykuya daldım.I fell asleep while studying at my desk.
Senden bizi zamanında uyandırmanı bekliyoruz bu yüzden uykuya dalma.We're counting on you to wake us up in time, so don't fall asleep.
Yangın patlak verdiğinde, o derin uykudaydı.When the fire broke out, he was dead asleep.
Gösteri o kadar sıkıcıydı ki Ann ve ben uykuya daldık.The show was so boring that Ann and I fell asleep.
Bir gecelik uykudan sonra daha iyi hissedersiniz.You will feel better after a night's sleep.
O, bir gecelik iyi bir uykudan sonra canlanmış görünüyordu.He looked refreshed after a good night's sleep.
İyi bir uyku aldım.I've had a good sleep.
Ben çoğunlukla yarı uykudayım.I'm often half-asleep.
Deliksiz bir uyku beni daha iyi hissettirdi.A sound sleep made me feel better.
İyi yiyecek ve yeterli uyku, iyi bir sağlık için kesinlikle gereklidir.Good food and enough sleep are absolutely necessary to good health.
Çok yemek yememiş olsaydın, şimdi bu kadar uykusuz kalmazdın.If you had not eaten so much, you would not be so sleepy now.
Biz herkesi uykuda bulduk.We found that everyone was asleep.
Hayır, ben uykulu değilim.No, I'm not sleepy.
İnsanlar bazen ölümle uykuyu karşılaştırır.People sometimes compare death to sleep.
Sonunda bebek uykuya daldı.At last, the baby fell asleep.
Televizyon izlerken, ben kolayca uykuya dalarım.I fall asleep easily while watching television.
TV izlerken, ben uykuya daldım.Watching TV, I fell asleep.
Uykuya dalmak elimde değildi.I couldn't help falling asleep.
Biraz kestirmek için uzandım ve iki saatlik bir uykuya daldım.I laid down for a short nap and fell asleep for two hours.
Ben az önce uyandım ve hâlâ uykuluyum.I'd just woken up and was still drowsy.
Çoğu durumda, araba kazaları uykusuzluktan kaynaklanır.In most cases, car accidents result from lack of sleep.
Ayı geldiğinde yaşlı adam derin uykudaydı.The old man was fast asleep when the bear came.
İlaç çok uykumu getirdi.The medicine made me very sleepy.
İlaç beni uykulu yaptı.The medicine made me sleepy.
Kitap okuyorken, uykum geldi.While reading the book, I felt asleep.
Gürültü beni uykumdan uyandırdı.The noise awoke me from my sleep.
Bebek beşikte uykuya daldı.The baby fell asleep in the cradle.
Bebek uykuda.The baby is asleep.
Bebek uykuya daldı.The baby fell asleep.
Şair ölümü uykuya benzetti.The poet compared death to sleep.
O çocuk kısa sürede uykuya daldı.That child soon fell asleep.
Konu bana birçok uykusuz gecelere mal oldu.The affair cost me many sleepless nights.
Çığlık beni uykumdan uyandırdı.The cry roused me from my sleep.
Ses yüzünden uykum kaçtı.My sleep was disturbed by the sound.
Ses onu uykudan uyandırdı.The sound roused her from sleep.
Gürültü, benim uykumu rahatsız etti.The noise disturbed my sleep.
Bu ilaç sana iyi bir gece uykusu sağlayacak.This medicine will ensure you a good night's sleep.
O, deliksiz uykuda.He's sound asleep.
Cookie uykusunda döndü.Cookie turned over in his sleep.
Soğuk algınlığın varsa, uyku eksikliği senin için çok kötüdür.If you have a cold, lack of sleep is very bad for you.
Küçük erkek kardeşim uykulu olduğunda sayıklıyor. En garip şeyleri söylüyor.My little brother gets delirious when he's sleepy. He says the weirdest things.
Her zaman uykulu hissederim.I always feel sleepy.
O kadar uykulu hissettim ki gözlerimi zorlukla açık tutabildim.I felt so sleepy that I could hardly keep my eyes open.
Dün gece uykunda konuşuyordun.You were talking in your sleep last night.
Yarın sabah uykuya dalıp geç kalma.Do not oversleep tomorrow morning.
Her iki köpek uykuda.Both dogs are asleep.
Sadece iki saat uyudum. Uykusuz olduğuma şaşmamalı.I slept only two hours. No wonder I'm sleepy.
Bir hafta oldu fakat uyku düzensizliğinden hâlâ çekiyorum.It's been a week, but I'm still suffering from jet lag.
O, bebeğini hâlâ uykuda buldu.She found her baby still asleep.
Pahalı yemekler uyku eksikliğini telafi edemez.Expensive meals can't compensate for lack of sleep.
Ben şimdi çok uykuluyum.I'm very sleepy now.
Bugün de çok uykuluyum.I'm very sleepy today, too.
Dün gece yatakta kitap okurken, ışık açıkken uykuya dalmışım.While I was reading in bed last night, I fell asleep with the light on.
Çocukların çok uykuya ihtiyacı vardır.Children require much sleep.
Çocuk kısa sürede yatakta uykuya daldı.The child soon fell asleep in the bed.
Çocuklar için uyku saati.It's just time for children to go to bed.
Ölüm genellikle uykuyla karşılaştırılır.Death is often compared to sleep.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
uyku ile cümle - uyku kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App