Hasarlı deri yüzeyine direkt olarak uygulanmamalıdır.Les cicatrices visibles sont évitées au maximum.
Washington'da da 1957 yılından beri ölüm cezası uygulanmamaktadır.Toutefois, la peine capitale n'a pas été appliquée dans ce pays depuis 1954.
Olağan yargı sistemi uygulanmadı; burada adı geçen "sapkın kadının" katilin kedisi olma ihtimali vardır.Il n'y a pas eu de procès équitable et il est fort probable que la « méchante femme » ait été la meurtrière.
MS 645'te Taika Reformları sistemin uygulanmasının ilk işaretleri idi.La réforme de Taika, en 645, met fin à ce premier système de clans.
Bu ilaçların etkili olabilmesi için çok erken uygulanması gereklidir.La méthode doit être appliquée le plus tôt possible pour qu'elle soit efficace.
Yasa yürürlüğe girdi ancak hükümlerinin uygulanması için katı şartlar taşıyordu.Les lois électorales restaient en vigueur mais les fonds nécessaires à leur application étaient restreints.
Genellikle lokal anestezi veya genel anestezi altında uygulanmaktadır.Elle se pratique en général sous anesthésie générale ou sous anesthésie loco-régionale.
Ayrıca halk eğitimi programları da uygulanmaktadır.Le programme d'enseignement est également revu.
Genelge, yönetmeliklerin uygulanmasında yol göstermek amacıyla ilgililere gönderilen yazıdır.Nintendo a envoyé des excuses à ceux qui utilisaient l'application d'une manière responsable.
Uygulanmada köylüler kamuya ait traktörleri kendi arazilerinde de kullandı.Ceux-ci, arrivés avec le HCR, ont même créé leurs propres villages dans divers endroits.
Bu gelenekler de her sene uygulanmaktadır.La tradition est, depuis, respectée chaque année.
Bu amacın tam olarak uygulanması yargılanan vatandaşların adalete güvenini sağlar.Nous avons la conviction que vous rendrez justice à qui de droit.
Bunun uygulanmasındaki bazı pratik zorluklar da tartışılmıştır.Leur difficulté d'exécution a été également soulignée.
Bu nedenle bu ilacın uygulanmasında sonraki 24 saat içinde emzirme önerilmez.Dans ce cas, les aliments doivent être consommés dans les 24 heures.
HDR her fotoğrafa uygulanmaz.Cependant, le GPS n'est pas utilisable dans toutes les situations.
Elektronik para ya da cep telefonu gibi ödeme alternatifleri gündeme gelerek uygulanmaya başlandı.Des solutions de paiement comme Moneo ou utilisant le téléphone portable commencent à apparaître.
Cumhuriyet kavramı genel olarak temsili demokrasinin uygulanmasını ifade eder.La notion de représentativité est d'abord issue des réflexions sur la démocratie représentative.
Ağırlıklı olarak Versailles Antlaşması'nın uygulanmasıyla ilgilendi.Il signe le traité de Versailles.
Karmaşık motor hareketlerin uygulanması ve yönetilmesi bu yapılar aracılığıyla yürütülür.La stabilisation et le contrôle de ces engins étant assurés par la motorisation.
Ancak gazeteye halen hükümet tarafından sansür uygulanmaktadır.Le journal se montre de plus en plus critique vis-à-vis du gouvernement.
Son yıllarda sıklıkla uygulanmaya başlanmıştır.Ces opérations étaient déjà souvent menées ces dernières années.
Yasa bu durumda uygulanmaz.La ley no se aplica en este caso.
Vaculík, halkı reform programının uygulanmasında inisiyatif kullanmaya çağırdı.Vaculík llamó a la gente a tomar la iniciativa en la aplicación del programa de reformas.
Asla birisine vurulmasına göz yummam ve asla şiddet uygulanması gerektiğini düşünmem.Nunca toleré que golpearan a alguien y nunca pensé que la violencia debería haber tenido lugar.
Gebe kadınlara ancak açık bir biçimde gerekliliği saptanmış vakalara uygulanmalıdır.(Aunque solo se aceptan mujeres como alumnas, sí hay maestros varones).
Kurbanlara acil tedavi uygulanmazsa solunum yetmezliğinden ölebilirler.Si la víctima no es tratada inmediatamente, puede morir de insuficiencia respiratoria.
Din polisi ise bu kuralların uygulanmasını sağlamakla görevli idi.Nosotros, los SS, somos los encargados de llevar a cabo esta orden.
Kişisel bilgisayarlara hiç uygulanmamasına rağmen, bu arayüzü ağ iletişim cihazlarında bulunmaktadır.Aunque no se implementa en computadores personales, esta interfaz se encuentra en algunos equipos de red.
2007 yılında ligde tekrar Amerika takvimi uygulanmaya başladı.A principios de diciembre de 2007 el rial volvió a fijarse al dólar.
Isırılan uzva turnike uygulanması genellikle tavsiye edilmez.La aplicación de un torniquete a la extremidad mordida generalmente no se recomienda.
DAAP, Apple'nin Zeroconf açık ağ standardının uygulanması olan Bonjour ağ hizmeti bulma çerçevesine güveniyor.Bonjour es la implementación de Apple del estándar de red de cero configuración.
Uygun bakım ve beslenme uygulanmalıdır.Apto para uso alimenticio y sanitario.
Farmakoterapi : Hastalıkların tedavisinde ilaçların uygulanmasını konu alır.Therapeuticon: modo de curar las enfermedades.
Uygulanması kolaydır.Fácil de implementar.
Bu Noether’in Teoreminin özel olarak uygulanmasıdır.Este tensor resulta de la aplicación del teorema de Noether.
Kullanana hapis cezası uygulanmaktadır.La planificación para las presas está cumplida.
2 günden daha uzun süre uygulanmamalıdır.No necesitan más de dos días para cruzarlo por completo.
İkinci kısım çalışmasının geometriye, üçüncü kısım da mekaniğe uygulanmasını anlatıyordu.La segunda trata las aplicaciones a la geometría; y la tercera versa sobre sus aplicaciones a la mecánica.
MS 645'te Taika Reformları sistemin uygulanmasının ilk işaretleri idi.Las reformas de Taika fueron los primeros señales de que el sistema se implementó.
Kesişme, "INTERSECT" biçiminde SQL'de uygulanmaktadır.Es en la UART en donde se implementa la interfaz.
Medikal genetik, kısaca, genetiğin tıbba uygulanmasıdır.La Genética médica es la aplicación de la genética en el contexto de la medicina.
Bununla birlikte, Schrödinger denklemi kütlesiz parçacıklara uygulanmaz.Además, la ecuación de Schrödinger no incorpora el espín de las partículas adecuadamente.
Ağırlıklı olarak Versailles Antlaşması'nın uygulanmasıyla ilgilendi.Esto llevó a la firma del Tratado de Versalles.
"Ver Buyrugu" ile parasal reformların uygulanmaya başlanması.Edicto de Ver, instaurando la reforma monetaria.
Sekizinci kısım anayasının uygulanma ve değiştirlme süreçlerini ele alır.Aprobación y modificación de los Estatutos.
Dua etmeden önce uygulanması kesin koşul olan bir arınma riti vardı.Antes de la inhumación se dijo una plegaria.
Ettinger bu işlemin 'tam ölüm anında' kendisine uygulanmasını da öngörüyordu.Walt acepta bajo el término de que pague en ese mismo instante.
Genellikle bir başka tahribatsız muayene metodunun uygulanmasından önce yapılması gereken bir çalışmadır.Siempre hay que realizar una consulta médica antes de comenzar a utilizarlos.
Günümüzde dünyanın dört bir yanında uygulanmaya devam eden bir program olmuştur. ^En este momento sólo hay seis del mismo tipo en todo el mundo que funcionen.
Bu tür müdahaleler interseksüellere ya da trans cinsel bireylere uygulanmaktadır.Este ley también protege a las personas transexuales, intersexuales o transgéneros.
Davacılar için daha az masraflı bir yargı prosedürü uygulanmasına karar vermiştir.El mismo comité decide en cuestiones de procedimiento un llamamiento de los tribunales inferiores.
Sanıkların, yaşı ve sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.Los oficiales prisioneros serán tratados con las consideraciones a su grado y edad.
Böyle olunca da Pers gemilerince daha başarıyla uygulanması olasıdır.Como hasta entonces, el vado se sigo aprovechando mediante barcas.
Hastalığın nadir görüldüğü yerlerde 12 aylıkken uygulanması uygundur. canlı aşı.En lugares donde la enfermedad no es muy común se recomienda administrarla a la edad de doce meses.
O yıl bir ateşkes uygulanmaya başladı.A partir de ese año comenzó un periodo de relativa tranquilidad.
Köyde, ilköğretim okulu vardır ama şu anda eğitim öğretim uygulanmamaktadır.El colegio sigue existiendo jurídicamente, pero por el momento no se imparte ninguna enseñanza.
Temelde aktif ve pasif ötanazi şekilinde uygulanmaktadır.Para ello adquieren una actitud defensiva y pasiva.
Agenor bu iki evlenme planının uygulanmasını büyük azaplar çekerek hazırlamaktadır.Hepburn confesó que el fracaso de estos dos matrimonios le hizo sufrir mucho.
Sınavın uygulanması bakımından bütün bir süreç 3 evreye ayrılabilir.Antes de poder subir a la torre Torre, ella debe completar tres pruebas.
Vatunun uygulanması da Avustralya dolarının resmî kullanımına son vermiştir.Se han empleado en su lugar los billetes del Dólar australiano.