Ancak bu garantiler pratikte her zaman uygulanmamıştır.Однак, ці гарантії не завжди дотримувалися на практиці.
1918 - Yaz Saati Uygulaması, ABD'de ilk kez uygulanmaya başlandı.1918 — США вперше переходять на літній час.
Uygulanması durumunda ise tek seferde 15 dakika ile sınırlı tutulmalıdır.В разі проведення такої процедури її тривалість необхідно обмежити 15 хвилинами.
Bu sistem birçok okulda uygulanmaktadır.Форма є обов'язковою в багатьох школах.
1991 yılından beri yaz saati uygulaması uygulanmamıştır.Літній час з 2011 року не використовується.
Bu gelenek şimdilerde uygulanmamaktadır.Тепер ця традиція не практикується.
Davidson FEM, MoM ve FDTD tekniklerini uygulanma yöntemleri bakımından karşılaştıran 2 tablo verir.Девідсон дає дві таблиці, які порівнюють ФЕМ, мама і fdtd методів в тому, як вони виконуються.
Yerel yönetim seçimlerinde de aynı eğilim uygulanmaktadır.Ту ж залежність показують і президентські вибори.
Uygulanma sırasında asepsi kurallarına uyulmalıdır.При обстеженні використовується правило ABCDE.
Uygun bakım ve beslenme uygulanmalıdır.Користь для здоров'я та як правильно постити.
Bu tarihten itibaren gelen e-postalar için, genel filtreler dışında, kişisel filtreler de uygulanmaktadır.Відтоді до вхідної пошти, окрім загальних правил фільтрації, застосовуються також персональні.
1885 - "Self-servis" ilk defa New York'ta uygulanmaya başlandı.1885 — У Нью-Йорку відкрилося перше в США кафе самообслуговування.
Aşı tavuk hücrelerinde gelişse de, yumurta alerjisi olanlara uygulanmasında sakınca yoktur.Хоча вакцину виробляють в курячих клітинах, вона нормально переноситься людьми з алергією на курячі яйця.
Uygulanmakta olan bağımlılık politik birimlere göre farklıdır.Формулювання відрізняються в залежності від правоохоронного органу.
Gustav Robert Kirchhoff ve Robert Bunsen, kimyasal analizlerde spektroskopların uygulanmasını keşfettiler.Густав Кірхгоф та Роберт Бунзен розробили метод спектрального аналізу.
Algoritmanın uygulanması kabarcık sıralaması algoritmasının uygulanmasından çok az daha zordur.Алгоритм стиснення істотно менш вимогливий, ніж алгоритм відновлення.
Bu yöntem çiğ köfteye de uygulanmaktadır.Так само вживають і настойку з коріння.
Köyde ilköğretim okulu kapanmış olup taşamalı eğitim uygulanmaktadır.Разом з тим Відділ освіти вважає, що школа має бути закрита.
Bir kuvvetin uygulanma noktasını değiştirmek o kadar da zor değildir.Величину ж коваріації інтерпретувати непросто.
Dolayısıyla Öklid geometrisi K için uygulanmaz."Таким чином, коригуючий коефіцієнт Z в цьому випадку не перераховується.
1996'dan beri Avrupa Yaz Saati, mart ayının son pazar gününden ekim ayının son pazarına kadar uygulanmaktadır.З 1996 року дію літнього часу подовжено до останньої неділі жовтня.
Diğer adıyla "ayırma alıştırmaları" uygulanmak zorundadır.Для позначення групи використовується термін «взаємні настанови».
Hamile olanlara veya yoğun bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi görenlere uygulanmamalıdır.Не слід вводити вакцину вагітним жінкам, або людям з пригніченою імунною системою.
Lisesinde IGCSE ve BTEC programları uygulanmaktadır.Програми IGCSE та BTEC реалізуються у середній школі.
POP3'e göre uygulanması karmaşık bir protokoldür.Oproti protokolu POP3 je IMAP4 velmi komplikovaný protokol.
Sovyetler Birliği'nde sansür yaygın ve etkin bir biçimde uygulanmaktaydı.Cenzura v Sovětském Svazu byla všudypřítomná a přísně dodržována.
Sanıkların, yaşı ve sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.Soud rozhodl o mírnějším trestu s ohledem na jeho věk a zdravotní stav.
Bu yüzden değerler eğitiminin ayrıca uygulanmasına gerek yoktur.Proto nestojí za to, aby člověk tento výcvik podstupoval.
Sabit internet hatları için de engellilere indirim uygulanmaktadır.Stejný účinek mají hospodářské sankce namířené proti nepohodlným režimům.
Farklı sistemlere uygulanması zor olabilir.V jiných systémech může být implementace odlišná.
Bu sözleşmenin uygulanması ise ülkelerin sorumluluğu altındadır.Implementace systému do praxe je proto odpovědností jednotlivých členských států.
1 Ocak 2016'da sürücü belgelerine ilişkin yeni yasalar uygulanmaya konuldu.Od 1. ledna 2018 je povinná evidence svěřenských fondů, kterou zavedla novela občanského zákoníku.
Bu sebeple de yalnızca gerekli durumlarda uygulanması önerilmektedir.To se považuje za vhodné pouze v případě nouze.
"AXE metodu" VSEPR teorisinin uygulanmasında elektron çiftlerinin sayılmasını kolaylaştıran bir yöntemdir.Metoda AXE se běžně používá pro počítání elektronových párů v teorii VSEPR.
Ülkede % 5 seçim barajı uygulanmaktadır.Platí stejná 5% uzavírací klauzule.
Hemen hemen tümüyle kanser cerrahisi alanında uygulanmaktadır.Téměř výhradně se v tomto směru věnoval rodnému Rakovnicku.
İleride diğer araçlara da elektrikli motor projesinin uygulanması düşünülmektedir.Uvažuje se o zavedení elektronického mýta i pro ostatní automobily.
Televizyonun çıkmasıyla günümüzde pek uygulanmamaktadır.V televizi se se zápasem již prakticky nesetkáme.
Uygulanması kolaydır, evde de imal edilebilir.Ten se dá koupit ve zverimexu, ale je možné ho vyrobit i doma.
Sıfır hipotez testi reductio ad absurdum(saçmalığa indirgeme) argümanının istatistiğe uygulanmasıdır.Škola je také známá praktikováním metody reductio ad absurdum (dotažení až do absurdního konce).
Bu nedenle örnekleme metodunun uygulanması tercih edilir.Proto se asi uplatňuje spíše přílohový systém.
Algoritmanın uygulanması kabarcık sıralaması algoritmasının uygulanmasından çok az daha zordur.Všimněte si, jak se délka zlepšující cesty nalezené algoritmem nikdy nezmenšuje.
Medikal genetik, kısaca, genetiğin tıbba uygulanmasıdır.Genetické choroby studuje lékařská genetika.
Fakat NELSAK kararnamesi hiçbir zaman uygulanmadı.Možnost emigrace Zdena nikdy nevyužila.
Ülkede monarşi yönetimi uygulanmaktaydı.V monarchii vykonává úlohu hlavy státu monarcha.
Temelde aktif ve pasif ötanazi şekilinde uygulanmaktadır.Dělí se na pasivní a aktivní formu.
Ağırlıklı olarak Versailles Antlaşması'nın uygulanmasıyla ilgilendi.Za základ byl považován text versailleské smlouvy.
Geniş kapsamlı sanayileşme programları uygulanmaya çalışıldı.Již zavedený textilní průmysl se masivně mechanizoval.
Vaculík, halkı reform programının uygulanmasında inisiyatif kullanmaya çağırdı.Vaculík a cerut populației să ia inițiativă în implementarea programului de reforme.
Uygulanması durumunda ise tek seferde 15 dakika ile sınırlı tutulmalıdır.Dacă se recurge la acestea, trebuie limitate la 15 minute.
İki ve üç nükleon potansiyelleri nüklitler için A = 12 ‘ye göre uygulanmaktadır.Au fost puse în aplicare potențiale de doi și trei nucleoni pentru nuclide de până la A = 12.
Gebe kadınlara ancak açık bir biçimde gerekliliği saptanmış vakalara uygulanmalıdır.La ceremoniile consacrate zeiței, femeile nu puteau asista decât dacă erau curate.
Ancak bu garantiler pratikte her zaman uygulanmamıştır.În practică însă, aceste criterii nu se aplică întotdeauna.
1918 - Yaz Saati Uygulaması, ABD'de ilk kez uygulanmaya başlandı.1917: A intrat în vigoare pentru prima dată ora de vară în SUA.
Sanatçı o zamana kadar uygulanmakta olan oranlar sistemini değiştirmiştir.Artistul încalcă regulile stabilite până atunci.
Dokuz alanı kapsayan ikinci bir dizi 2004 yılında imzalandı ve o zamandan beri uygulanmaktadır.O a doua serie, ce acoperă nouă aspecte, a fost semnată în 2004 și ratificată ulterior.
Bu yüzden öğrenilmesi ve uygulanması kolaydır.Aceasta este metoda cea mai simplă de învățat și practicat.
Seçim kanunu değişiklikleri, yürürlük tarihinden başlayarak 1 yıl içinde olacak seçimlerde uygulanmaz.Legea însă nu mai putea fi schimbată cu mai puțin de un an înaintea alegerilor.
Yöntem, özellikle Filipinler’de, “doktor” unvanıyla çalışanlarca yaygın biçimde uygulanmaktadır.Ombudsmanul s-a "dezvoltat" în special în America, după modelul spaniol.
Hastalığın nadir görüldüğü yerlerde 12 aylıkken uygulanması uygundur. canlı aşı.Se consideră rezonabilă administrarea la vârsta de douăsprezece în zonele unde boala nu este găsită des.