Bazı yarışlarda bu kural uygulanmayabilir.Competições em outros lugares podem não ter esses requerimentos.
Ülkemizde 2012 okul öncesi eğitim programı uygulanmaktadır.Em 2012, a eficácia do seu programa de formação de professores foi questionada.
Yerel yönetim seçimlerinde de aynı eğilim uygulanmaktadır.A mesma tendência também é aplicada quando se trata de eleições para Governo local.
Uygulanması kolaydır, evde de imal edilebilir.Pode facilmente ser cultivada em casa.
Her ne kadar yasadışı da olsa bu yıkıcı avlanma tekniği Çin'de yaygın olarak uygulanmaktadır.Embora ilegal, esta modalidade de pesca é largamente praticada no país.
Uygun bakım ve beslenme uygulanmalıdır.Alimentação Saudável e Nutrição.
İlaç yalnızca bir defa uygulanmaktadır.Só deve ser utilizado o medicamento em último caso.
Uygulanmada köylüler kamuya ait traktörleri kendi arazilerinde de kullandı.Semelhante a ele, ambos controlam o tráfico em suas cidades.
Uygulanması durumunda ise tek seferde 15 dakika ile sınırlı tutulmalıdır.Estes são configurados de modo a que a utilização está limitada a 15 minutos para cada pessoa.
(Penaltı vuruşları henüz uygulanmaya başlanmamıştı.)(As locomotivas nunca ficaram paradas).
NBA'de resmen 3 sayılık atış kuralı uygulanmaya başladı.A NBA adota oficialmente o lançamento de 3 pontos.
Bu, bilgisayara uygulanması için uyarlanmış ilk algoritma olarak düşünülüyor.Foi um dos primeiros algorítimos desenvolvidos para a área da computação gráfica
Bundan evvel akran denetiminin diğer sahalarda uygulanması gevşekti.Em Copacabana já haviam sido realizados todos os outros atos principais da Jornada.
Temelde aktif ve pasif ötanazi şekilinde uygulanmaktadır.Ele ainda dividiu-o entre nous ativo e passivo.
Matematiksel belit, mantıksal belitin niceliklere uygulanmasıdır.Problemas lógicos são os problemas matemáticos resolvidos através do uso de raciocínio lógico.
Hamile olanlara veya yoğun bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi görenlere uygulanmamalıdır.A vacina não deve ser administrada a grávidas ou pessoas imunossuprimidas.
Kanunla oluşan değişikliler ilk yerel idare seçimlerinden sonra uygulanmaya başlanmıştır.Transformações fundamentais podem e tomam lugar após o período crítico inicial.
"Soyadı Kanunu ve Kanunun Uygulanma Süreci".«Entenda como funciona a operação de Garantia da Lei e da Ordem».
Sünnet bazı toplumlarda ise evlilik kurumuna karşı sadakat gösterisi olarak uygulanmaktadır.Mulheres em partes do mundo continuam a perder direitos legais no casamento.
Günümüzde bu gelenek artık pek uygulanmamaktadır.Hoje essa prática não é mais utilizada.
Eğitimli kişilerce uygulanmalıdır.Para essa prática são necessários instrutores certificados.
İyi bir sonuç için doğru çekilmiş fotoğraflara, doğru şekilde bu teknik uygulanmalıdır.No entanto, na verdade, encontrar um tableau fechado requer uma adequada política de aplicação das regras.
Bu fikir kabul edildi ve uygulanmasına karar verildi.A proposta foi apreciada e aceita.
Sınırlı tasarım ilkesi SimCity 3000den beri uygulanmakta.É o quarto título da série homônima, sendo precedido por SimCity 3000, lançado em 1999.
Benzer sistemlerde bile bir uyumluluk katmanının uygulanmasının detayları epey karmaşık ve zahmetli olabilir.Nesses casos, o tratamento numa Estação de Tratamento de Água pode ficar mais complexo e caro.
Fakat NELSAK kararnamesi hiçbir zaman uygulanmadı.No caso de Kanazawa pelo menos, tais medidas de emergência nunca foram testadas.
Bu öneri Karush-Kuhn-Tucker teoremininin uygulanmasına göre gerçekleşir.Esta representação pode ser obtida usando o teorema de Karhunen-Loève.
"Emeklilik" şartı genelde sadece bir güreşçiye uygulanmaktadır.Geralmente, os adventures são para um único jogador.
Bu sistem birçok okulda uygulanmaktadır.Dit systeem wordt vaak bij scholen gebruikt.
Sıfır hipotez testi reductio ad absurdum(saçmalığa indirgeme) argümanının istatistiğe uygulanmasıdır.Dit bewijs gebruikt reductio ad absurdum.
O yıl bir ateşkes uygulanmaya başladı.Die avond treedt de wapenstilstand in.
1996'dan beri Avrupa Yaz Saati, mart ayının son pazar gününden ekim ayının son pazarına kadar uygulanmaktadır.In de Europese Unie loopt de zomertijd van de laatste zondag van maart tot de laatste zondag van oktober.
Avrupa Komisyonu ve Federal Ticaret Komisyonu satışı bazı koşulların uygulanması karşılığında onayladı.De Europese Unie en de Federal Trade Commission van de VS stelden echter wel voorwaarden aan de aankoop.
19 Mayıs - Türkiye'de Sigara İçme Yasağı resmen uygulanmaya başlamıştır.1 januari: een uitgebreid rookverbod wordt van kracht.
2007 yılında ligde tekrar Amerika takvimi uygulanmaya başladı.Vanaf 2007 reed hij weer af en toe in het Amerikaanse formuleracen.
Mülkiyet hakları iyi korunmuştur ve sözleşmeye dayalı antlaşmalar kesinlikle uygulanmaktadır.In de precontractuele gaan de eisen van redelijkheid en billijkheid gelden.
Çocuklara uygulanmamalıdır.Het mag niet aan kinderen worden toegediend.
Öyle ki günümüzde birçok ülkede hala uygulanmaktadır.In sommige landen zijn ze dat nu nog steeds.
Isırık bölgesine kesinlikle turnike uygulanmamalıdır.In noordelijke richting mag de Aalsmeerbaan helemaal niet worden gebruikt.
Bu sözleşmenin uygulanması ise ülkelerin sorumluluğu altındadır.Dit houdt in dat de verantwoordelijkheid van het uitvoeren van de taken bij de gemeenten ligt.
Fakat bu gelenek 1980'li yıllardan itibaren uygulanmamaktadır.Deze wet werd echter pas vanaf de jaren '80 in de praktijk toegepast.
Robotlara yapay zeka uygulanması araştırmaları da yürütülmektedir.Het wordt ook wel een simulatie van intelligente robots genoemd.
Ancak bu ceza genel olarak uygulanmadı.Straf werd doorgaans niet aanbevolen.
Ancak bu kurallar her sözlükte uygulanmayabilir.Iedere uitspraak wordt zelfs onmogelijk in zo'n wereld.
Fakat her zaman bu sözdizimi uygulanmaz.Een belofte wordt niet altijd nagekomen.
Bunun için de kararlı bir finsal istikrar programı uygulanmalıdır.Daarvoor moet wel een solide financieel plan worden overlegd.
ABD, Birleşmiş Milletler 244 nolu Güvenlik Konseyi kararının uygulanmasına yönelik bütün çabaları bloke etti.De VN-lidstaten werd opgeroepen om Resolutie 242 Veiligheidsraad Verenigde Naties uit te voeren.
Ağırlıklı olarak Versailles Antlaşması'nın uygulanmasıyla ilgilendi.Hiermee kwam in feite een einde aan het Verdrag van Versailles.
Bu değişikliklerle ilk defa parlamenter sistem uygulanmaya başlanmıştır.Het is voor het eerst dat van deze in 2006 ingestelde regeling voor parlementsleden gebruik werd gemaakt.
Tip III genelde Doğu Afrika'da uygulanmaktadır.OCA3 komt vooral in Afrika voor.
Bir kuvvetin uygulanma noktasını değiştirmek o kadar da zor değildir.Dat maakte een eenduidige interpretatie van het standpunt van de partij wat moeilijker.
Biyolojik: Henüz çok etkin bir biyolojik mücadele yöntemi uygulanmamaktadır.B: De Organisatie voor het Verbod op Biologische Wapens bestaat nog niet.
Ligden düşme uygulanmamıştır.Nog is links niet verloren.
Otobüslerde çift bilet tarifesi uygulanmaktadır.Op verschillende trajecten werden bussen ingezet.
Bu ülkelerde askerlik profesyonel olarak uygulanmaktadır, kişilere aylık para ödenir.Nu doen de gevangenen er verplicht soortgelijk werk, voor vier dollarcent per uur.
Kısaca açıklamak gerekirse Wing Chun dört prensibin beş mesafede uygulanmasıdır.Het Wing Chun werkt met vier basisprincipes.
Ancak bu garantiler pratikte her zaman uygulanmamıştır.In de praktijk wordt bijna nooit volledig aan deze voorwaarden voldaan.
Ritmi geri getirmek için kalp masajı uygulanmaya başlanır.Het nummer wordt gebruikt bij training voor reanimatie om het juiste ritme voor hartmassage aan te geven.
İmmünoterapi, haftada bir uygulanmak üzere, ortalama üç ile altı ay arasında sürmektedir.Een onrustige slaper doet dit zelfs gemiddeld zo'n dertig keer per nacht.
Doğal olarak bu kısalan süre içinde uygulanması öngörülen ders programı da giderek küçültülmüştür.De instructietijd per kind is hierdoor drastisch lager.