1934 yılında gemi kazanlarına uygulanmak üzere döner çanaklı rotatif brülörlerin lansmanı yapılmıştır.В 1934 году обсуждался и тип энергетической установки будущих тяжёлых крейсеров.
Bağdad'da Şii gelenek ve görenekler uygulanmaya başlandı.В Хайдарабаде Арчи и Паршья доходят до отчаянья.
Okuyucu Hizmetleri Okuyucu Hizmetleri kütüphanemizde 2 alanda uygulanmaktadır.Деятельность библиотек по обслуживанию читателей осуществляется в двух основных формах.
Bu program, birçok ülkede uygulanmaktadır.Подобные программы существуют в большинстве стран.
Ancak bu garantiler pratikte her zaman uygulanmamıştır.Однако на практике это не всегда соблюдалось.
İlk çocuk bütün hukuki haklara sahipti ve ömür boyu tek eşilik uygulanmaktaydı.У писателя не было детей и он провел всю жизнь в уединении.
POP3'e göre uygulanması karmaşık bir protokoldür.На основании этой концепции действует протокол POP3.
Öyle ki günümüzde birçok ülkede hala uygulanmaktadır.Во многих странах они превалируют и сейчас.
Matematiksel belit, mantıksal belitin niceliklere uygulanmasıdır.Математическое бытие подчинено логическим законам.
HDR her fotoğrafa uygulanmaz.КПСС не пускают в бюллетень.
Eğitim: Bir teknoloji ilk kez uygulanmadan önce oyuncu eğitim almalıdır.Чтобы воспользоваться технологией, игрок должен сначала построить здание.
Ancak kollektivizasyon politikasının uygulanmasında yaşanan zorluklar ciddi bir sorun yarattı.Однако, реализация утверждённой идеи вызвала затруднения.
Ancak gazeteye halen hükümet tarafından sansür uygulanmaktadır.Эту газету также закрыли по распоряжению властей.
Günümüzde bu gelenek artık pek uygulanmamaktadır.В наши дни данное правило уже не соблюдается строго.
O yıl bir ateşkes uygulanmaya başladı.В том же году было заключено перемирие.
Bir cihaz birden fazla profilin uygulanmasını içerebilir.Это же актуально при условии, что одному человеку позволено иметь несколько профилей.
Bu fikir kabul edildi ve uygulanmasına karar verildi.Его план был принят и введен в практику.
Ancak yine de uygulanması halinde savaşın seyrini değiştirme ihtimali olan bir plandı.Также следует учитывать, что реализация этой стратегии сама по себе вносит изменения в дерево атаки.
1978'de bölgede sıkıyönetim uygulanmaya başlanmıştı.В 1978 году на острове появились органы местного самоуправления.
Veteriner eczacılığı Türkiyede uygulanmayan bir alandır. ^ "Veterinary Pharmacy: Just a Spoonful of Sugar".صيدلي طبيب بيطري صيدلة بيطرية طب بيطري "Veterinary Pharmacy: Just a Spoonful of Sugar".
Roma hukuku daha geniş anlamda 17. yüzyılın sonuna kadar Avrupa'nın büyük bölümünde uygulanmaya devam etti.واستمر القانون الروماني، بمعنى أوسع، في أن يُطبق في معظم أنحاء أوروبا حتى نهاية القرن ال 17.
Ayrıca Şmita ürünlerinin satışına, tüketimine ve imha edilmesine ilişkin bir dizi yasa da uygulanmaktadır.وتُطبق كذلك مجموعة متنوعة من القوانين على بيع منتجات شميتا واستهلاكها والتخلص منها.
Uygulanması durumunda ise tek seferde 15 dakika ile sınırlı tutulmalıdır.وفي حال اللجوء إليها فينبغي أن تقتصر على 15 دقيقة في كل مرة.
Titreşimli uyarı: uygulanmadı.وورد في الحديث: "ليُترَكُنَّ القِلاصُ فلا يُسعَى عليها."
Uygulanması kolaydır.سهولة تطبيقه.
İsraillilerin yüksek çoğunluğu kendilerini seküler olarak tanımlar ve Yahudi dininin uygulanmasını reddeder.يصنف نسبة عالية من اليهود الإسرائيليين نفسهم كعلمانيين يرفضون ممارسة الدين اليهودي.
Yanlış uygulanması durumunda boyun fıtığı, omur kayması gibi olumsuz sonuçlar doğurabilir.قد تؤدي إلى نتائج سيئة جدا مثل ضياع النظام.
Büyük misterler: Bunlar, ilk aşamada edinilen teorik bilgilerin uygulanmasıyla kazanılan bilgilerdi.فأقبل أهل العلم والمعرفة اقبالا شديدا علی مدرسة امام الصادق.
Bu değişikliklerle ilk defa parlamenter sistem uygulanmaya başlanmıştır.ومن خلال هذه التغييرات تكون الدولة قد خطت أولى خطوات النظام البرلمانى.
1960'larda bu karoseri tipinin yaygın uygulanmasından çok önce Lancia 1920'lerde kullanmaya başlamıştır.وبدأوا باستخدام لانشيا عام 1920 منذ فترة طويلة من تنفيذ هذا النوع من الهياكل على نطاق واسع.
Washington'da da 1957 yılından beri ölüm cezası uygulanmamaktadır.لكن عقوبة الإعدام في الشيشان لم تنفذ منذ عام 1999.
Bu madde 1999’da ilk yerel seçimler yapılana kadar uygulanmadı.لم ينفذ هذا القسم من الدستور حتى عام 1999 عندما تم عقد أول انتخابات المجالس المحلية في جميع أنحاء البلاد.
Anlaşma Faroe Adaları ve Grönland için uygulanmaz.Does not include the جزر فارو and غرينلاند.
Bu görüşler, eyaletlerin haklarını ve Anayasanın katı biçimde uygulanmasını savunmaktadır.يفضل الحزب حقوق الدول والالتزام الصارم للدستور.
2 günden daha uzun süre uygulanmamalıdır.فلم فيها ما يكفي لأكثر من يومين.
Bu gelenek şimdilerde uygulanmamaktadır.ولكن ليس من الشائع اتباع هذه الطريقة الآن.
Her iki teknikte de tüp mide işlemi standart olarak uygulanmaktadır.في كلا الحالتين يجب الحفاظ على تقنية التعقيم الصارمة أثناء الإدراج.
Bu sistem birçok okulda uygulanmaktadır.يُستخدم هذا النموذج في مدارس الولايات المتحدة بكثرة.
Pratiksel düşünceler de bu değişimin uygulanmasını etkiledi.حتى أن أنفي قد تنشقت هذا التغيير.
Hasarlı deri yüzeyine direkt olarak uygulanmamalıdır.تطبيقه على سطح الجلد لا يسبب أي ضرر.
Ayrıca şüpheli çiftliklerde yılda 2 kez Johnin Testi uygulanmalıdır.يجب على جميع المقيمين أيضًا أن يأخذوا اختبار المعرفة الوطنية مرتين في السنة.
İlerleyen tarihlerde, RTÜK'ten alınan bir belge ile klibe yayın yasağı uygulanmadığı kanıtlandı.في أوقات متقدمة أتضح أن الكليب لا يتوافق مع حظر النشر ولا مع الوثيقة التي أخذت من تورك .
Rit Gürcistan'daki önemli sayıdaki Doğu Katoliklerce de uygulanmaktadır.ويستخدمها أيضًا عدد كبير من الكاثوليك الشرقية في جمهورية جورجيا.
Öldürücü madde, kurtarıcı tedavi uygulanması imkânsız olan hastaya doğrudan verilir.عندما تكون موافقة المريض غير متوفرة يسمى القتل الرحيم غير الطوعي.
1 Ocak 2016'da sürücü belgelerine ilişkin yeni yasalar uygulanmaya konuldu.في 1 كانون الثاني 2016 تم تنفيذ القوانين التركية الجديدة المتعلقة برخص القيادة.
Kurbanlara acil tedavi uygulanmazsa solunum yetmezliğinden ölebilirler.إذا لم تعالج فورا الضحية قد تموت من فشل في الجهاز التنفسي.
Tekafül, çeşitli formlarda yüzlerce yıldır uygulanmaktadır.وتم تحديد مداره بشكل جيد لعدة مئات من السنين القادمة.
Ancak Hawthorne araştırmaları sonucu ulaşılan bu gerçekler uygulanmamıştır.لكن هذه الأبحاث لم تعتمد في الواقع على أبحاث تورنغ.
Bu yönteme "amniosentez" denilmekte ve günümüzde çoğu gebeliklerde uygulanmaktadır.استٌحدث هذا المصطلح عن طريق شركة آي بي إم، ولكن الآن يُستخدم بكثرة في الكثير من الشركات.
Üstün yetenekli çocuklara ayrı bir müfredat uygulanması görüşü nedeniyle demokratik olmamakla eleştirildi.وقد انتقدت الأساليب التي اختارها الممثل السامي باعتبارها غير ديمقراطية .
MS 645'te Taika Reformları sistemin uygulanmasının ilk işaretleri idi.Em 645, as Reformas Taika foram os primeiros sinais da implementação do sistema.
O yıl bir ateşkes uygulanmaya başladı.Nesse ano é negociada uma trégua.
1918 - Yaz Saati Uygulaması, ABD'de ilk kez uygulanmaya başlandı.1918 — O Horário de verão entre em vigor nos Estados Unidos pela primeira vez.
Yandex.Zen, yapay zeka teknolojisinin özel bir alanda uygulanmasının bir örnektir.Zen é um exemplo de implementação de uma tecnologia de inteligência artificial especializada.
Projelerin uygulanması hız kazanmaktadır ve projeler uygulandıkları yerlerde olumlu sonuçlar vermektedir.A implementação dos projetos está a acelerar e a produzir resultados positivos no terreno.
Kontrol yerine önleyici yaklaşımın uygulanması sağlar.Ele usa o princípio de controle proporcional.
Kanunların uygulanmasına ilişkin esasları gösterir.Perguntas surgem quanto à aplicação da lei de direitos autorais.
Asla birisine vurulmasına göz yummam ve asla şiddet uygulanması gerektiğini düşünmem.Nunca aceitei que batessem em ninguém, e eu nunca pensei que qualquer tipo de violência deveria ter ocorrido.
Tip III genelde Doğu Afrika'da uygulanmaktadır.O anil era usado tradicionalmente na África ocidental.
Lisans koşullarına bağlı olarak servis sadece Birleşik Krallık'taki izleyicilere uygulanmaktadır.Devido aos acordos de licença, o serviço só está disponível no Reino Unido.