uygulamaya ile cümle
uygulamaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bir sonraki aşamada uygulamaya geçiliyor.Diese gilt es, in einer weiteren Phase zu beseitigen.
Birlikte kaçma planları yapıp uygulamaya karar verirler.Gemeinsam planen sie die Flucht.
Avrupa, tekrar ayağa kalkmak için Amerikan modelini uygulamaya başlar.Dès lors, l'Europe suit le modèle américain pour se relever.
Bu nedenle diğer bir strateji uygulamaya karar verildi.Ainsi une autre stratégie a été mise en place.
Doğrudan tüm koşullarıyla bağlayıcıdır ve tüm üye ülkelerde doğrudan uygulamaya girerler.Il est obligatoire dans tous ses éléments et il est directement applicable dans tout État membre.
Kadın Hakları'nı yeni yazmıştı ve fikirlerini gerçek hayata uygulamaya kararlıydı.Ayant juste terminé son Rights of Woman, elle est décidée à mettre en œuvre ses idées.
Uygulamaya izin verirken, uçakta kullanmak için cep telefonu telsizi kapatılabilir.Il permet, en cas de vol, d'interdire l'utilisation de l'appareil sur le réseau.
WHO, bu tür yasaklamaların uygulamaya girdiği yerlerde tütün kullanımının %16 azaldığını belirlemiştir.Elle a estimé que ce genre d'interdiction a réduit la consommation de 16 % là où il a été institué.
Pharmacytes, kanser tedavisinde birçok uygulamaya sahip.La curiethérapie présente un traitement efficace pour de nombreux types de cancer.
Zambiya Ağustos 2014 yılında elektronik vize sistemini uygulamaya karar vermiştir.En octobre 2010, il décale à 2014 l'objectif de mise en place du péage électronique.
Mısır'da gerçekleştirilen reformları kendi ülkesinde de uygulamaya başladı.Ils militent également pour des réformes dans leur pays d'origine.
1995 yılında Avrupa Adalet Divanı tarafından alınan kararla, Bosman kuralları uygulamaya geçmiştir.En 1995, le football européen est profondément bousculé par l'arrêt Bosman.
Poppea yeni bir plan uygulamaya koyulur.Mopsus fait une nouvelle prédiction.
Fakat sonradan kale komutanı Yağı-Sayan daha aktif bir strateji uygulamaya koyuldu.Mais là, le général se fit construire un quartier général encore plus luxueux.
Bu fikri bugün kabarcık odası olarak bildiğimiz cihazı kurarak uygulamaya geçirdi.Il la mit en pratique en assemblant le dispositif désormais connu sous le nom de chambre à bulles.
Günümüzde geçerli olan versiyon ise 1 Ocak 2011'de uygulamaya giren INCOTERMS 2010'dir.Depuis le 1er janvier 2011, les Incoterms 2000 sont devenus les Incoterms 2010.
Mısır'da para reformu uygulamaya başladı.Loi de réforme agraire en Égypte.
1902 yılından itibaren İtalya, Trablusgarp üzerinde bir "Barışçıl İşgal" politikası uygulamaya başladı.À partir de 1962, Franco amorce une politique touristique ambitieuse.
Nikiforos'un kötü durumdaki imparatorluk maliyesi için sıkı bütçe politikaları uygulamaya başlamıştı.Nicéphore a en effet mis en place une politique de rigueur budgétaire pour assainir les finances de l'empire.
Mike dünkü uygulamaya katılmadı.Mike no participó en la práctica de ayer.
Fakat büyücü Medea bir plan yapmış ve bunu uygulamaya koyulmuştur.Al ser el mago más poderoso él dirigió la infructuosa creación de la barrera.
1936 yılında, Gordon Allport ve H. S. Odbert bu varsayımı uygulamaya koydular.En 1936, Gordon Allport y H. S. Odbert pusieron esta hipótesis en práctica.
Boykot uygulamayan Moritanya, 1999'da İsrail'le diplomatik ilişkiler kurdu.Mauritania, que nunca fue parte del boicot, estableció relaciones diplomáticas con Israel en el año 1999.
Eski görenekleri ve eski dili yeniden uygulamaya sokmuştu.Reinstauró antiguas observancias y el lenguaje arcaico.
Yani, Allah'ın emirlerini uygulamayan veya uygulayamayan müminler günahkâr olurlar.Quien no cree en los taguts y cree en Alá, ese tal se ase del asidero más firme, de un asidero irrompible.
Ancak bu teknolojinin uygulamaya geçmesi biraz zaman aldı.Se necesita un poco de tiempo de práctica para dominar esta técnica.
Doğrudan tüm koşullarıyla bağlayıcıdır ve tüm üye ülkelerde doğrudan uygulamaya girerler.Son inherentemente seguros y todas las entidades involucradas tienen que confiar en ellos.
Planını uygulamaya koyar fakat işler beklediği gibi gitmez.Logra escapar de la cárcel, pero las cosas no le salen como esperaba.
Finlandiya'da aylık 800 euro olarak uygulamaya geçirilmesi tartışılmaktadır.A nosotras nos discuten que cómo no vamos a trabajar diez horas al día por 800 euros al mes.
1995 yılında Avrupa Adalet Divanı tarafından alınan kararla, Bosman kuralları uygulamaya geçmiştir.Denuncia que desembocó en 1995 en la llamada «ley Bosman» del Tribunal Europeo de Justicia.
1966’da uygulamaya konulmuştur.1966 Me cansé de rogarle.
Titurius en sonunda bir aldatmaca uygulamaya karar verdi.El trío parece finalmente encontrar su equilibrio.
Bir sonraki aşamada uygulamaya geçiliyor.Por lo tanto desaparece en el paso siguiente.
İsrail krallarından bir başkası olan kral Yoşiya ise diğerlerinin aksine bu uygulamaya bir son verdi.Solo uno de ellos, el Rey Akaba lo hizo fuera del mismo.
Fakat büyücü Medea bir plan yapmış ve bunu uygulamaya koyulmuştur.Grandemente dotati per la magia, e perseguitati a causa di essa.
2) Outlook CSV biçimi (Outlook veya başka bir uygulamaya içine aktarmak için).2) Formato CSV di Outlook (per l'importazione in Outlook o in un'altra applicazione).
Daha sonra pozisyonu kalıcıya dönüşmüş, Jaspers hiçbir zaman klinik uygulamaya geri dönmemiştir.Divenuto permanente l'incarico, Jaspers non fece più ritorno all'attività terapeutica.
Bir sonraki aşamada uygulamaya geçiliyor.Lo scopo è passare alla fase successiva.
Bu sebeple her uygulama için, o uygulamaya en uygun buhar kapanın seçilmesi gereklidir.Di conseguenza, per ciascuna applicazione è possibile scegliere il protocollo più adatto allo scopo.
Planını uygulamaya koyar fakat işler beklediği gibi gitmez.Allora ha un piano per guadagnare tempo, ma le cose non vanno come previsto .
Korporatif ekonomi uygulamaya konur.Corso di Economia politica corporativa.
Fakat büyücü Medea bir plan yapmış ve bunu uygulamaya koyulmuştur.При его создании (было несколько неудачных попыток) погибло множество волшебников.
1992-1993 yıllarında endüstriyel bir çalışmanın ardından, 1993’te uygulamaya geçilmesi karalaştırıldı.Создать такую систему надзора в 1992—1993 годах было просто невозможно».
1967'de ABD'de ilk defa uygulamaya başlamıştır.В 1967 впервые гастролировал в США.
Bir sonraki aşamada uygulamaya geçiliyor.Настало время переходить на следующий этап.
Aynı yılın Aralık ayında ilk planlar uygulamaya konuldu.В начале мая того же года, этот замысел должны были якобы осуществить.
Neumann, Sosyal Demokratların işçi sınıfına uygulamaya çalıştığı çekim gücüne endişe ile bakmıştır.Новый гимн подчеркивал, насколько большую роль отводил коммунистический режим рабочему классу.
Poppea yeni bir plan uygulamaya koyulur.Сальдо планирует новое дело.
1 – Amerika Birleşik Devletleri'nden Delaware ve Hawaii'de sivil birliktelik yasaları uygulamaya kondu.США США, 1 января: Вступил в силу закон о гражданских партнёрствах в штатах Делавэр и Гавайи.
Avrupa, tekrar ayağa kalkmak için Amerikan modelini uygulamaya başlar.وبدأت أوروبا بتنفيذ النموذج الأمريكي للنهوض بالصناعة مرة أخرى.
Bir sonraki aşamada uygulamaya geçiliyor.سيكون عليك التقدم إلى الأمام في المرحلة القادمة.
Lex Luthor da ikisinin bu durumunu fırsat bilerek kendi planlarını uygulamaya çalışır.يحاول (ليكس لوثر) أيضاً تنفيذ خطته عندما علم أن هناك فرصة من وضعهما الإثنين .
Fakat büyücü Medea bir plan yapmış ve bunu uygulamaya koyulmuştur.الذين قاموا بشفاء آنا وإزالة ذكرياتها عن سحر أختها.
Uygulamaya bağlı olarak, bileşenlerden biri veya her ikisi de izole edilebilir.واعتمادًا على هذا التطبيق، يمكن عزل إما أحد المركبين أو كلاهما.
Türk edebiyatı, batı edebiyatının yeniliklerini, akımlarını uygulamaya başlamıştır.وبدأ الأدب التركي تطبيق تيارات التجديد في الأدب الغربي.
Bununla birlikte soyut yapının kendisi herhangi özel bir uygulamaya bağlı olmayacak şekilde tanımlıdır.ولكن تعرف البنية المجردة نفسها بطريقة لا تعتمد على خصائص أي تنفيذ معين.
Bu uygulamaya kesin iyileşme oluncaya kadar devam edilmelidir.تكرر هذه العملية حتى يتم الشفاء .
Trafik kurallarına uymayanlara karşı devletler ağır koşullar uygulamaya başlar.وبدأت الدول بتطبيق شروط وعقوبات قاسية ضد أولئك الذين لا يمتثلوا لقواعد المرور.
1992-1993 yıllarında endüstriyel bir çalışmanın ardından, 1993’te uygulamaya geçilmesi karalaştırıldı.تم اختياره للتنفيذ في عام 1993، تابعًا بذلك لدراسة صناعية أجريت في 1992-1993.
Uygulamaya verilen tepki esas olarak olumluydu.كان رد الفعل الحاسم سلبي أساساً.
İlgili Sayfalar