Ana içeriğe geç
Sözlük

uygulama ile cümle

uygulama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Uygulama geliştiricileri bir fonksiyonel programlama dili kullanmaya karar verdi.Application developers decided to use a functional programming language.
Bu uygulama yardımcı olabilir.This app can help.
Bizim her pazartesi koro uygulamamız var.We have choir practice every Monday.
Her yerden uygulamalar alıyoruz.We get applications from everywhere.
Uygulamalar şimdi kabul ediliyor.Applications are now being accepted.
Tinder bir popüler online tanışma uygulaması.Tinder is a popular online dating application.
Ekonomik kriz için sert önlemler uygulamamız gerekir.We should apply severe measures for the economic crisis.
Eğer popüler bir uygulama oluşturursanız bir gecede bir milyoner olabilirsiniz.If you create a popular app, you could become a millionaire overnight.
Bu standart uygulama olmalı.This should become standard practice.
Hükümet bu sorunu çözmek için uygulama önlemleri benimseyecektir.The government will adopt enforcement measures to solve this problem.
O, planını uygulamada başarısız oldu.He didn't succeed in carrying out his plan.
Mutluluk telefonunuza indirebileceğiniz bir uygulama değildir.Happiness isn't an app that you can download onto your phone.
Akıllı telefonlar için bir uygulama oluşturmak çok zor mudur?Is it very difficult to create an app for smartphones?
Uygulamayı indirin ve kurun.Download and install the application.
Biz yeterince uzun uygulama yaptık.We've practiced long enough.
Teoride, teori ve pratik aynı olmalıdır ama uygulamada değildirler.In theory, theory and practice should be the same, but in practice, they're not.
Sansür korkunç bir uygulamadır.Censorship is a terrible practice.
Bir müzik aletini çalmayı öğrenmek binlerce saat uygulama gerektirir.Learning to play a musical instrument requires thousands of hours of practice.
Pokémon Go gerçek dünyada Pokémonu yakalaman için izin veren bir uygulamadır.Pokémon Go is an app that allows you to catch pokémon in the real world.
Biz düzeltici önlemleri uygulamalıyız.We must apply corrective measures.
Farklı bir yöntem uygulamak zorunda olabilirim.I may have to change tack.
Her gün uygulaman önemlidir.It's important that you practice every day.
Tom boş zamanında bu uygulamayı yarattı.Tom built this app in his spare time.
Oyun uygulamasını indirdim.I have downloaded the game application.
Bir sürü uygulamaya ihtiyacımız var.We need a lot of practice.
Zamenhof teorisini uygulamaya koydu.Zamenhof put his theory into practice.
Bu Boston'da yaygın bir uygulama mıdır?Is this a common practice in Boston?
Bugün uygulamada iyi hissettim.I felt good at practice today.
Yasaları uygulamamız gerekiyor.We need to enforce the law.
Harita uygulamasını açmak için iPad ekranındaki dünya simgesine dokun.Tap on the earth icon on the iPad screen to launch the map app.
Harita uygulamasını açmak için iPad ekranındaki dünya simgesine dokunun.Tap on the earth icon on the iPad screen to launch the map app.
Sen hâlâ gitarınla her gün uygulama yapıyor musun?Are you still practicing the guitar every day?
Fadıl'ın, kanlı planını uygulamasını hiçbir şey durduramaz.Nothing can stop Fadil from executing his murderous plan.
Bu uygulama, İngilizce düzeyinizi geliştirmenize yardımcı olacaktır.This app will help you improve your English level.
Telefonumda, nadiren kullandığım düzinelerce uygulamam var.I have dozens of apps on my phone that I seldom use.
Fadıl becerilerini uygulamaya koydu.Fadil put his skills to use.
Uygulama yapmazsan akıcı olamazsın.You can't become fluent if you don't practice.
Tom, büyü uygulama konusunda suçlanıyordu.Tom was accused of practicing witchcraft.
Mary, büyü uygulama konusunda suçlanıyordu.Mary was accused of practicing witchcraft.
Sınırlayıcı uygulamalar sanayiler için zararlı olabilir.Restrictive practices can be damaging for industries.
Her gün saatlerce uygulama yapıyorum.I practice many hours every day.
Konsept iyi, ancak uygulama berbat.The concept is good, but the implementation is awful.
Şu anda bu platform için katil uygulaması yok.There is currently no killer app for this platform.
Onun için bir uygulama var.There's an app for that.
Leyla kendi evinde özel bir uygulama yürüttü.Layla ran a private practise in her home.
O barbarca bir uygulamadır.That is a barbaric practice.
O barbarca bir uygulama.That's a barbaric practice.
Uygar bir toplumda o uygulamanın hiçbir yeri yoktur.That practice has no place in a civilized society.
Birçok geleneksel uygulama ahlak dışıdır.Many traditional practices are immoral.
Test incelemesi çok kısıtlayıcı bir uygulamadır.Test examining is a very restrictive practice.
Uygulama en iyi öğretmendir.Practice is the best teacher.
Bir uygulama oluşturmamız gerekiyor.We need to build an app.
Onu uygulamak için birkaç fırsatları vardı.They had few opportunities to practice it.
Uygulamanızla birlikte son iki renkli fotoğraf ekleyin.Include two recent colour photos with your application.
Tom'un hâlâ uygulamaya ihtiyacı var.Tom still needs practice.
Bence bu uygulamayı indirmelisin.I think you should download this app.
Sami tarikatın uygulamaları hakkındaki her şeyi biliyordu.Sami knew all about the cult's practices.
Neden uygulamadın?Why didn't you practice?
Tedaviyi sonuna kadar uygulamalısınız.You must complete the treatment until the end.
Sami uygulamayı indirdi.Sami downloaded the app.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod