Bu uygulamanın daha fazla özelliğe ihtiyacı var.This application needs more features.
Favori ücretsiz İpad uygulaman nedir?What's your favorite free iPad app?
En sevdiğin ücretsiz yazılım uygulaması nedir?What's your favorite free software application?
Senin gözde ipad uygulaman nedir?What's your favorite iPad app?
Gözde iPhone uygulaman nedir?What's your favorite iPhone app?
O uygulamayı nasıl kullanacağımı öğrenmenin çok zor olmayacağından eminim.I'm sure it wouldn't be too hard to learn how to use that application.
Android uygulaması geliştiriyorum.I'm developing an Android application.
Bu uygulamanın nasıl kullanılacağını Tom'a gösterir misin?Could you show Tom how to use this application?
Onun planları teoride her zaman kulağa hoş geliyor ama uygulamada çalışmaz.His plans always sound great in theory but they don't work in practice.
Tom, Mary ve John Cumartesi gününü yetenek gösterisi için uygulama yaparak geçirdi.Tom, Mary and John spent Saturday practicing for the talent show.
Tom sonunda kendi bilgisayarına ücretsiz bir veritabanı uygulamasını yüklemeyi anladı.Tom eventually figured out how to install a free database application on his computer.
Uygulama, vücut kütle indeks oranını hızlı bir şekilde hesaplamanı sağlıyor.The application allows you to quickly calculate the ratio of body mass index - BMI.
Planı uygulamayı denedin ama başaramadın.You tried to carry out the plan but you didn't succeed.
Şimdi uygulama zamanı.Now's the time to apply.
Onun için bir uygulama var mı?Is there an app for that?
Bir yıllık uygulamadan sonra zar zor piyano çalabiliyor.After practicing for a year, she is barely able to play the piano.
O, gece geç saatlere kadar gitar çalma uygulaması yapar.He practices playing the guitar until late at night.
Mike dünkü uygulamaya katılmadı.Mike didn't take part in yesterday's practice.
Polisin kitaplarda olan yasaları uygulaması gerektiğini düşünüyorum.I think the police should enforce the laws that are on the books.
Uygulama için geç kalmak istemiyorsun.You don't want to be late for practice.
O uygulamayı henüz indirmedin mi?You haven't downloaded that app yet?
Uygulama yapmama izin verin.Let me practice.
Şimdi uygulamaya git.Now go practice.
Ben uygulamayı kullanabilirim.I could use the practice.
En çok hangi uygulamaları seversin?Which applications do you like best?
Bu şeyi uygulamaya koymanın zor olduğunu fark ettim.I realized that putting this thing into practice was hard.
Uygulama, teoriden daha iyidir.Practice is better than theory.
Sözlük şimdi Android telefonlar için bir uygulama olarak kullanılabilir.The dictionary is now available as an app for Android phones.
Benim bir farkındalık meditasyonu uygulamam var.I have a mindfulness meditation practice.
Fakat koro uygulamasından önce değil.But not before choir practice.
Futbol uygulamasından sonra evde olacağım.I'll be home after football practice.
Uygulamadan sonra görüşürüz.I'll see you after practice.
Bu uygulamak için bir plan.It's a plan to implement.
Basketbol uygulamasına gidiyoruz.We're off to basketball practice.
Şu anda bir android uygulaması geliştiriyoruz.We're developing an Android application at the moment.
Uygulama problemleri için cevaplar kitabın sonunda.The answers for the practice problems are at the end of the book.
Bu senin için gerçekten iyi bir uygulama, değil mi?This is really good practice for you, isn't it?
Bu uygulama Tom'un telefonunda çalışıyor ama Mary'ninkinde değil.This application runs on Tom's phone, but not on Mary's.
Alabileceğim tüm uygulamaya ihtiyacım var.I need all the practice I can get.
Uygulamayı açmak için uygulamanın simgesine çift tıklamalısın.You need to double-click on the application's icon to open the application.
Tom'un alabildiği tüm uygulamaya ihtiyacı var.Tom needs all the practice he can get.
Araç sürmeyi öğrenmek birçok uygulama gerektirir.Learning to drive requires a lot of practice.
Bizi fahiş fiyat uygulamasıyla mı suçluyorsun?Are you accusing us of price gouging?
Tom planı uygulamaya koydu.Tom put the plan into practice.
Üzgünüm yapamam. Yoga uygulamam var.Sorry, I can't. I have yoga practice.
Sadece uygulama yapmalısın.You just need to practice.
Sadece uygulamaya ihtiyacın var.You just need practice.
Ebeveynim bana her gün piyano uygulama yaptırdı.My parents made me practice the piano every day.
Tom bugün uygulama için erken geldi.Tom showed up early for practice today.
Şirket, önümüzdeki aydan itibaren yeni yönetim sistemini uygulamaya başlıyor.The company is starting to implement the new management system from next month.
Mary makyajını yeniden uygulamak için banyoya gitti.Mary went to the bathroom to reapply her makeup.
Botanik, uygulamalı bir bilim dalıdır.Botany is an applied science.
Teorini uygulamaya koydum.I put your theory into practice.
Ben uygulama olarak artık bir yetişkinim.I'm practically an adult now.
Tom yarın seni uygulamadan alacağını söyledi.Tom said he'll pick you up from practice tomorrow.
Uygulama ile gelişeceksin.You'll improve with practice.
Bando uygulamasında görüşürüz.See you at band practice.
Herkes biraz uygulama ile hokkabazlık yapmayı öğrenebilir.Anyone can learn to juggle with a bit of practice.
Basketbol takımı pazartesi günü uygulama yapmaz.The basketball team doesn't practice on Monday.
İzlandaca yazma uygulaması yapmak istiyorum.I want to practice to write in Icelandic.