Ana içeriğe geç
Sözlük

uygu ile cümle

uygu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
En uygun çözümü bulmak önemsiz değildir.Finding an optimal solution isn't trivial.
Bu tür yorumları sansür edebilsek çok uygun olurdu.It'd be very convenient if we could censor this kind of comment.
Bu kuralların artık neden uygulanmadığını bana açıklar mısın?Could you explain to me why you think these rules don't apply anymore?
Planı uygulamayı denedin ama başaramadın.You tried to carry out the plan but you didn't succeed.
Bazı insanlar Tom'un davranışının uygunsuz olduğunu hissetti.Some people felt that Tom's behavior was inappropriate.
Tom, akşam yemeğinden sonra yüzmenin uygun olacağını söyledi.Tom said it would be OK to swim after dinner.
Toprak reformunu tartıştılar ama asla uygulayamadılar.They debated land reform but never carried it out.
O, planını uygulayamazdı.He could not execute his plan.
Bu şarkı uygun görünüyordu.This song seemed appropriate.
O bir öğretmen olmak için uygun değil.He's not fit to be a teacher.
Bayan, akşam için herhangi bir uygun oda var mı?Miss, are there any available rooms for tonight?
Şu anda, tatil sırasında giymek için bazı uygun kıyafetler seçiyorum.Right now, I'm choosing some suitable clothes to wear during the vacation.
Şimdi uygulama zamanı.Now's the time to apply.
En uygun çözümü bulmak biraz zaman alacak.Finding an optimal solution will take some time.
Görünen o ki, Tatoeba yeniden uygun şekilde çalışıyor.It seems that Tatoeba is working properly again.
Onun için bir uygulama var mı?Is there an app for that?
Bir yıllık uygulamadan sonra zar zor piyano çalabiliyor.After practicing for a year, she is barely able to play the piano.
O, gece geç saatlere kadar gitar çalma uygulaması yapar.He practices playing the guitar until late at night.
O askerliğe uygun, bu yüzden o orduya katılacak.He's able-bodied, so he's gonna join the army.
Mike dünkü uygulamaya katılmadı.Mike didn't take part in yesterday's practice.
O, iş için uygun değildir.She's unfit for the job.
O birkaç tane uygun soru sordu.He asked a few pertinent questions.
İngilizce Vikipedi bugün kullanıma uygun olmayacak.English Wikipedia will be unavailable today.
O bir uygun mini etekle yeşil bir ceket giyiyordu.She was wearing a green coat with a matching mini-skirt.
Sana lokal anastezi uygulayacağım.I'll give you a local anesthetic.
Tom'un performansı onun hayranlarının beklentilerine uygun değildi.Tom's performance was not up to his fans' expectations.
Tom, John'un Mary'ye inci bir kolye vermesinin uygun olacağını düşünmedi.Tom didn't think it would be appropriate for John to give Mary a pearl necklace.
Onlar savaşta ölenleri askeri geleneğe uygun olarak gömdüler.They buried those who had died in battle according to military tradition.
Tom kara büyü uyguluyor.Tom practices black magic.
Dünya yaşam için son derece uygundur.Earth is perfectly suited for life.
Kanunu uygulayanlar kanuna uymalıdırlar.Those who enforce the law must obey the law.
Bu uygun mudur?Is this appropriate?
Bu uygun değil.This is inappropriate.
Yüzme suda uygulanan bir spordur.Swimming is a sport that is practised in water.
Uygun bir çeviri bulmak zor.It's hard to find a suitable translation.
Her gerçek söylenilmeye uygun değildir.Not every truth is fit to be told.
Vladimir Chizhov'a göre "pussy" sözcüğü uygunsuzdur.According to Vladimir Chizhov, the word "pussy" is indecent.
Tom uygun ilacı aldığı için, kendini daha iyi kontrol edebilmesi gerekiyor.Now that Tom is taking proper medication, he should be able to control himself better.
Ben Uygur değil, Rus'um.I'm not Uyghur. I'm Russian.
Uygun bir örnek düşünemiyorum.I can't think of a suitable example.
Polisin kitaplarda olan yasaları uygulaması gerektiğini düşünüyorum.I think the police should enforce the laws that are on the books.
Uygun formları almaya gideceğim.I'll go get the proper forms.
Bu tekne denize açılmaya uygun.This boat is seaworthy.
Bu büyük kanepe küçük bir oda için gerçekten uygun değil.This big sofa is really not suitable for a small room.
Tom'un uygun olma sorunu var.Tom has trouble fitting in.
Aslına uygun bir çeviri ekleyebilirsin.You can add a literal translation.
Uygulama için geç kalmak istemiyorsun.You don't want to be late for practice.
Ben sadece yaşamak için uygun fiyatlı bir yer istiyorum.I just want an affordable place to live.
Uygun bir şey söylemek istiyorum ama ne söylemem gerektiğinden emin değilim.I'd like to say something appropriate, but I'm not sure what I should say.
Bir dahaki sefere daha uygun bir şey giymelisin.Next time, you should wear something more appropriate.
Tom bir şeyin uygunsuz olduğunu fark etti.Tom's noticed something was out of place.
O uygun.That's convenient.
O uygulamayı henüz indirmedin mi?You haven't downloaded that app yet?
Mutfak tartışmalar için uygun bir yer değil. Çok fazla bıçaklar.The kitchen is not a suitable place for arguments. Too many knives.
Akut gözlem becerileri onu çok uygun bir fotoğrafçı yapar.Her acute observation skills make her a very suitable photographer.
Bugün benim için gerçekten uygun değil.Today isn't really convenient for me.
O, akla uygun.It's conceivable.
Tom uygun.Tom is adaptable.
Biz uygunuz.We're adaptable.
O güncel ve modaya uygun.It's hip and trendy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod