Ana içeriğe geç
Sözlük

uygu ile cümle

uygu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, iş için uygundu.She was equal to the job.
O, öğretmenlik için uygun değildir.She isn't cut out for teaching.
Dün gece uygunsuz bir zamanda beni aradı.She called me at an unearthly hour last night.
O bana tamamen zevkime uygun bir kravat verdi.She gave me a necktie which was completely to my liking.
Beklentilerimize uygun yaşadı.She lived up to our expectations.
Eski kıyafetlerini daha modaya uygun hale getirmek için değiştirdi.She altered her old clothes to make them look more fashionable.
O, sınıfta öğrendiğini deneyde uyguladı.She applied what she had learned in class to the experiment.
Yaraya bir bandaj uyguladı.She applied a bandage to the wound.
O bir yetişkin, bu yüzden ona ona uygun davranmalısın.She is an adult, so you should treat her accordingly.
O, para biriktirmek için kendi planını uygulamaya çalıştı.She tried to carry out her plan to save money.
Hastalara uygun şekilde bakıldığından emin ol.Make sure that the sick are properly cared for.
Askerler onların emirlerini uygulamak zorundadır.Soldiers must carry out their orders.
Her gün uygulama yapman gerekli.It is essential for you to practice every day.
Kendiniz uygulamayın.Don't exert yourself.
Yarın seni ziyaret etmem için uygun.Tomorrow is convenient for me to call on you.
Yarın işe başlamanız uygun olacak mı?Will it be convenient for you to start work tomorrow?
Teorik olarak mümkündür, ancak uygulamada çok zor.In theory it is possible, but in practice it is very difficult.
Faiz oranlarının ödünç alanların iş riskine uygun olarak tespit edildiğini biliyorum.I know that interest rates are fixed in accordance to the borrower's business risk.
Çünkü romanlar tablolar gibidir, uygulama yapman gerekir.Because novels, just like paintings, need you to practice.
Android uygulamaların gelişmesi bugünden itibaren mümkündür.The development of applications for Android is possible from today.
Uygun olan bir çelik kasaya değerli eşyalarımı koymak istiyorum.I'd like to put my valuables in a safe deposit box, if any are available.
Bugünün kuramsal matematiği yarının uygulamalı matematiğidir.Today's pure mathematics is tomorrow's applied mathematics.
Uygun bir güvenlik duvarı sistemiyle bu sunucuyu yapılandırmam gerekiyor.I need to configure this server with an appropriate firewall system.
Uygurları tanımayan tek kişi benim.I'm the only one who doesn't know Uyghur.
O nihayet planı uyguladı.At last, she executed the plan.
Lütfen senin için en uygun zamanda git.Please go at the most convenient time for you.
Lütfen yemekten önce ellerinizi uygun biçimde yıkayın.Please wash your hands properly before eating.
Biz sadece Uygur yemeği yaparız.We only make Uighur food.
Sen Uygur musun?Are you an Uighur?
"Annem Amerikan ve babam Uygur'dur." "Gerçekten mi?" "Hayır! Ben şaka yapıyordum!""My mother's American, and my father is Uighur." "Really?" "No! I was joking!"
Disko dansına gelince ben Susan'a uygun değilim.When it comes to disco dancing, I'm no match for Susan.
Uygurca öğren!Learn Uyghur!
Sanırım senin yardımın olmasaydı biz planı uygulayamazdık.I guess we wouldn't have been able to carry out the plan if it weren't for your help.
O şimdi uygun bir genç adam.He's a proper young man now.
Uygurlar arasında, isim verme töreni bir çocuğa isim verildikten sonra düzenlenir.Among the Uighurs, a "Naming Celebration" is held after a child is given a name.
Benim sağ elim Uygur ve sol elim Han'dır.My right hand is Uighur, and my left is Han.
Tolerans kötülüğe uygulandığında bir suç olur.Tolerance becomes a crime when applied to evil.
Modellerimizi C ++'ya uyguladık.We implemented our models in C++.
Bence, bu oldukça uygunsuzdur.In my opinion, this is quite unsuitable.
Onun ofisi istasyon için uygundur.His office is convenient for the station.
Bu yer, toplu taşıma araçları için uygun değildir.This place isn't convenient for public transportation.
Üzgünüm, sana adımı söyleyemem. Fazlasıyla uygunsuz.Sorry, I can't tell you my name. It's too indecent.
Esperanto uluslararası iletişim için çok uygun olan modern bir dildir.Esperanto is a modern language that is very suitable for international communication.
Vejetaryenler ve veganlar için uygundur.Suitable for vegetarians and vegans.
Uygurlar Kaşgar'da çoğunluğu kapsar.Uyghurs comprise the majority in Kashgar.
Bu oda uyumak için uygun değil.This room is not suitable for sleeping.
Yukarıda bahsedilen posta öğesi usulüne uygun şekilde teslim edilmiştir.The above-mentioned mail item has been duly delivered.
Planı uygulama zamanı.It's time to carry out the plan.
Diğer tüm diller Uygurca'dan daha kolaydır.All the other languages are easier than Uighur.
Ben şimdi iki yıldır Uygurca eğitimi alıyorum.I've been studying Uighur for two years now.
Bilime gelince, uygulama teoriden daha önemlidir.When it comes to science, practice is more important than theory.
Şu kılıç bir prens için uygun.That sword is fit for a prince.
Şu anda Tatoeba'da iki binin üzerinde Uygurca cümle var gibi görünüyor.It looks like there are now over two thousand Uyghur sentences on Tatoeba!
Uygurların arasında bir ruh hastalığı var.There's a spirit sickness among the Uyghurs.
Uygurca bir Türk dilidir.Uyghur is a Turkic language.
Bir yarı zamanlı iş ev hanımları için uygundur.A part-time job is suitable for housewives.
Yarı zamanlı bir iş ev kadınları için uygundur.A part-time job is convenient for housewives.
O, uygundu.It was convenient.
Onun hakkında konuşmak için uygun bir zaman değil, değil mi?It's not a convenient time to speak about that, is it?
Pek çok kent yöneticilerinin uyguladığı kemer sıkma politikası son derece sevimsizdir.The austerity measures that many city governments have implemented are hugely unpopular.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod