Ana içeriğe geç
Sözlük

uygu ile cümle

uygu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom piyanoyu her gün en az otuz dakikalık bir süreyle uygular.Tom practices the piano at least thirty minutes every day.
Herkes uygun fiyatlı bir sağlık hizmetini hak eder.Everybody deserves affordable health care.
Uygun başvuru sahipleri bilgilendiriliyor.Eligible applicants are being notified.
Uygun fiyatlı bir hizmet sağlıyoruz.We're providing an affordable service.
Öneri uygun bulundu.The proposal was given the thumbs up.
Bu Boston'da yaygın bir uygulama mıdır?Is this a common practice in Boston?
Şartlar daha uygun olamazdı.Things couldn't be more ship-shape.
Her şey yaşa uygun görünüyordu.Everything seemed age appropriate.
Uygun bir biçimde eğitilmedik.We haven't been properly trained.
Tom, Mary'ye CPR'yi nasıl uygulayacağını gösterdi.Tom showed Mary how to perform CPR.
Bazıları onu uygun bulabilir.Some might call that convenient.
Cevap uygun yönetimdir.Proper management is the answer.
Uygunsuz bir benzetmeydi.It was an inappropriate analogy.
Bugün uygulamada iyi hissettim.I felt good at practice today.
Bu baskıyı kim uyguluyor?Who's applying this pressure?
Tom öğretmen olmak için uygun değildir.Tom is unfit to be a teacher.
Yasaları uygulamamız gerekiyor.We need to enforce the law.
O bence uygun değil.I think it's inappropriate.
Tom göreve uygun değil.Tom isn't equal to the task.
Bu kitabın içerikleri zayıf sinirli insanlar için uygun değildir.The contents of this book are not suitable for people with weak nerves.
Bu açıklama uygun mu?Does that description fit?
Bu uygun olabilirdi.That could be convenient.
Gelirine uygun bir şekilde harca.Spend within your means.
Onu uygun bulmuyoruz.We're not endorsing it.
O, Tom'a uygun olurdu.That would've suited Tom.
Tom işe uygundur.Tom is equal to the job.
Bu uygun olurdu.This would be fitting.
Karşılaştırma uygundur.The comparison is apt.
Bu çok uygundu.It was very fitting.
Keşke eve gitmek ve daha uygun bir şeye dönüşmek için zamanım olsa.I wish I had time to go home and change into something more appropriate.
Keşke eve gidip daha uygun bir şeyler giymek için zamanım olsa.I wish I had time to go home and change into something more appropriate.
Deneyiminiz profesyonel başarı yolunuz için uygundur.Your experience is favorable for your professional way of success.
Harita uygulamasını açmak için iPad ekranındaki dünya simgesine dokun.Tap on the earth icon on the iPad screen to launch the map app.
Harita uygulamasını açmak için iPad ekranındaki dünya simgesine dokunun.Tap on the earth icon on the iPad screen to launch the map app.
Tom bebek arabası koltuğunun nasıl uygun biçimde kurulacağı konusundaki talimatları okudu.Tom read the instructions on how to properly install an infant car seat.
Tom ve Maria kötü gülüşlerini birlikte uyguladılar.Tom and Maria practiced their evil laughs together.
Bunu ne kadar süre uyguladın?How long have you practiced this?
Sen hâlâ gitarınla her gün uygulama yapıyor musun?Are you still practicing the guitar every day?
Lütfen uygun fiyatlı gidiş-dönüş biletlerini bulmaya çalışın.Please try to find affordable round trip tickets.
Fadıl'ın Layla adında genç bir kızla uygunsuz ve yasadışı bir ilişkisi vardı.Fadil had an inappropriate and illegal relationship with a young girl named Layla.
Fadıl'ın, kanlı planını uygulamasını hiçbir şey durduramaz.Nothing can stop Fadil from executing his murderous plan.
Bu uygulama, İngilizce düzeyinizi geliştirmenize yardımcı olacaktır.This app will help you improve your English level.
Bu planın nasıl uygulanması gerekir?How should this plan be carried out?
Ben her zaman modaya uygun kıyafetler giymeye çalışırım.I always try to wear fashionable clothes.
O kanunu nasıl uygulayacaklar?How are they going to enforce that law?
Telefonumda, nadiren kullandığım düzinelerce uygulamam var.I have dozens of apps on my phone that I seldom use.
Bunun bunu tartışmak için uygun bir zaman olduğunu düşünmüyorum.I don't think this is an appropriate time to discuss this.
Tom aynanın önünde uyguladı.Tom practiced in front of the mirror.
Mary konuşmasını ayna önünde uyguladı.Mary practiced her speech in front of the mirror.
Bu artık uygun değil.This is no longer relevant.
Fadıl artık dinini açıkça uygulayabilir.Fadil can practise his religion openly now.
Fadıl becerilerini uygulamaya koydu.Fadil put his skills to use.
Prognoz uygun görünmüyor.The prognosis does not look favorable.
Uygulama yapmazsan akıcı olamazsın.You can't become fluent if you don't practice.
Çöller yaşamak için uygun olmayan yerlerdir.Deserts are unpleasant places to live.
Antarktika yaşamak için uygun olmayan bir yerdir.Antarctica is an unpleasant place to live.
Tom, büyü uygulama konusunda suçlanıyordu.Tom was accused of practicing witchcraft.
Mary, büyü uygulama konusunda suçlanıyordu.Mary was accused of practicing witchcraft.
Bir öğretmen olmak için uygun değilsin.You're unfit to be a teacher.
Sınırlayıcı uygulamalar sanayiler için zararlı olabilir.Restrictive practices can be damaging for industries.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod