Ana içeriğe geç
Sözlük

uygu ile cümle

uygu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu, amaca uygun olabilir.This may be relevant.
Tren istasyonuna çok yakın yaşamak uygundur.It's convenient to live so close to the train station.
Bu sadece eril isimlere mi uygulanır?Does it only apply to masculine nouns?
Bu açıkça uygundur.It's clearly suitable.
Almak için onu uygun buluyorum.I find it convenient to receive it.
Artık oy vermek için uygunum.I'm elegible to vote now.
Uygulamayı indirin ve kurun.Download and install the application.
Uygun olmayan bir şey yapıyorsun.You are doing something inapropriate.
Biz yeterince uzun uygulama yaptık.We've practiced long enough.
Buradaki bir şey akla uygun gelmiyor.Something here isn't making sense.
Tebrikler kesinlikle usulüne uygun.Congratulations are definitely in order.
Lütfen uygun bir cevap seç ve onu boş alana yaz.Please choose a suitable answer and write it in the blank space.
Teoride, teori ve pratik aynı olmalıdır ama uygulamada değildirler.In theory, theory and practice should be the same, but in practice, they're not.
Sansür korkunç bir uygulamadır.Censorship is a terrible practice.
Uygun bir şekilde göremiyor musun?Are you unable to see properly?
Bir müzik aletini çalmayı öğrenmek binlerce saat uygulama gerektirir.Learning to play a musical instrument requires thousands of hours of practice.
Pokémon Go gerçek dünyada Pokémonu yakalaman için izin veren bir uygulamadır.Pokémon Go is an app that allows you to catch pokémon in the real world.
Biz düzeltici önlemleri uygulamalıyız.We must apply corrective measures.
O, uygun bir fiyatlı gibi görünüyor.That seems like an affordable price.
O ne için uygun?What is that suitable for?
Mary ve Alice uygun kıyafetler giydi.Mary and Alice wore matching outfits.
Tom iş için uygun adam değil.Tom isn't the right man for the job.
Uygun duruş iyi sağlığı korumak için gereklidir.Proper posture is necessary to maintain good health.
Sevinç diyetini uygulayın.Follow the diet of joy.
Farklı bir yöntem uygulamak zorunda olabilirim.I may have to change tack.
Kardiyovasküler dayanıklılık, fiziksel uygunluğun altı bileşeninden biridir.Cardiovascular endurance is one of the six components of physical fitness.
Kendi şişen kamp paspaslar çok uygun.Self-inflating camping mats are very convenient.
Plan hiç uygulanmadı.The plan was never implemented.
Şişliği azaltmak için yaralı bölgeye biraz buz uygulayın.Apply some ice to the injured area to reduce swelling.
Tom bir kara büyü uygulayıcısıdır.Tom is a practitioner in the black arts.
Faturamızın gerçeğe uygun olduğunu düşünüyorum.I think that our bill is realistic.
Daha uygun bir şeyle değiştireyim.Let me change into something more appropriate.
Daha uygun bir şeyler giyeyim.Let me change into something more appropriate.
Bizim uygun ekipmanımız yok.We don't have the proper equipment.
Her gün uygulaman önemlidir.It's important that you practice every day.
Tom boş zamanında bu uygulamayı yarattı.Tom built this app in his spare time.
Tom planı uyguladı.Tom carried out the plan.
Interlingua'nın tatlılığı benim şiirsel vizyonum için daha uygundur.The sweetness of Interlingua was more suited to my poetic vision.
Tom iş için uygun değildir.Tom isn't fit for the job.
Onu uygun şekilde yapmak zorundasın.You have to do it properly.
Oyun uygulamasını indirdim.I have downloaded the game application.
Tom planını uyguladı.Tom carried out his plan.
Bir sürü uygulamaya ihtiyacımız var.We need a lot of practice.
Tom gelecek yıl şartlı tahliye için uygun olacak.Tom will be eligible for parole next year.
Tom işini uygun bir şekilde yapmak istedi.Tom wanted to do his job properly.
Biz sadece emirleri uyguluyoruz.We're just following orders.
Tom'un onu uygun olarak yapmayacağını biliyordum.I knew Tom wouldn't do it properly.
Biz onu uygun bir şekilde yapacağız.We're going to do it properly.
Zamenhof teorisini uygulamaya koydu.Zamenhof put his theory into practice.
Sen Tom için uygun değilsin.You're no match for Tom.
Türkçe çok kurallı ve mantığa uygun bir dil.Turkish is a very regular and logical language.
Tom için uygun değilim.I'm no match for Tom.
Tom benim için uygun değil.Tom is no match for me.
Tom uygun şekilde yemek yemez.Tom doesn't eat properly.
Tom'un hikayesi pek uygun değildi.Tom's story was not very feasible.
O oldukça uygun.He's quite fit!
O, pozisyon için uygun.He's fit for the position.
Tom bir şirket çalıştırmak için neredeyse uygun değil.Tom is hardly fit to run a company.
Bu su içmek uygun değil.This water isn't fit to drink.
Boynuzlu Viking kaskları İskandinavya'da artık modaya uygun değil.Viking helmets with horns aren't in style in Scandinavia anymore.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod