uygarlık ile cümle

uygarlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Kayıtlı tarihlerde volkanların patlaması uygarlıklara büyük tehlike arz etmiştir.Vulkaanipursked on pannud paljude inimeste elu otsesesse ohtu.
Abevilyen Paleolitik Çağ'ın ilk evresindeki uygarlık.See näitab Paleobalti basseini algset soolsust.
Ama Çin gibi bir ülkeyi, bir uygarlık devletini, bir sistemi, bir uygarlığı baz alarak yönetemezsiniz.Dar o ţară ca şi China, un stat-civilizaţie, nu se poate conduce bazându-se pe o civilizaţie, un sistem.
Ama Çin gibi bir ülkeyi, bir uygarlık devletini, bir sistemi, bir uygarlığı baz alarak yönetemezsiniz.하지만 중국과 같은 국가 체제, 즉 문명국가로서 한 체제, 한 문명국가를 운영할 수는 없습니다.
Ama Çin gibi bir ülkeyi, bir uygarlık devletini, bir sistemi, bir uygarlığı baz alarak yönetemezsiniz.Maar je kunt een land als China, een beschavingsstaat, niet besturen op basis van één beschaving, één systeem.
Ama Çin gibi bir ülkeyi, bir uygarlık devletini, bir sistemi, bir uygarlığı baz alarak yönetemezsiniz.Men man kan ikke styre et land som Kina, en civilisationsstat, på én civilisations præmisser, ét system.
Ama Çin gibi bir ülkeyi, bir uygarlık devletini, bir sistemi, bir uygarlığı baz alarak yönetemezsiniz.Nemůžete však řídit Čínu, civilizační stát, podle principu jedna civilizace, jeden systém.
Ama Çin gibi bir ülkeyi, bir uygarlık devletini, bir sistemi, bir uygarlığı baz alarak yönetemezsiniz.On mahdotonta johtaa Kiinan kaltaista sivistysvaltiota yhden kulttuurin, yhden järjestelmän pohjalta.
Ama Çin gibi bir ülkeyi, bir uygarlık devletini, bir sistemi, bir uygarlığı baz alarak yönetemezsiniz.אבל לא ניתן לנהל מדינה כסין, מדינת ציוויליזציה, על בסיס של ציוויליזציה אחת, מערכת אחת.
Ama Çin gibi bir ülkeyi, bir uygarlık devletini, bir sistemi, bir uygarlığı baz alarak yönetemezsiniz.ولكن هذه العقلية لا يمكن سحبها على الصين انها امة حضارة ان مبدأ حضارة واحدة .. نظام واحد
Ama Çin gibi bir ülkeyi, bir uygarlık devletini, bir sistemi, bir uygarlığı baz alarak yönetemezsiniz.文明国家では 一つの文明 一つのシステムだけでは制御できないのです うまくいかないのです
Antik Mısır nehir vadisi uygarlıkları arasında belki de en bilineni.Antikkens Egypten er nok den vigtigste af alle floddals civilisationerne.
Antik Mısır nehir vadisi uygarlıkları arasında belki de en bilineni.Het oude Egypte is waarschijnlijk het meest invloedrijk van de rivierdal beschavingen.
Antik Mısır nehir vadisi uygarlıkları arasında belki de en bilineni.고대 이집트는 강 주변에서 탄생된 문명 중 가장 영향력 있는 문명일 것 입니다.
Antik Mısır nehir vadisi uygarlıkları arasında belki de en bilineni.Muinainen Egypti on mitä luultavimmin vaikutusvaltaisin jokilaaksojen sivilisaatioista.
Antik Mısır nehir vadisi uygarlıkları arasında belki de en bilineni.Древний Египет - пожалуй, самая известная речная цивилизация.
Antik Mısır nehir vadisi uygarlıkları arasında belki de en bilineni.מצרים העתיקה היא כניראה המשפיעה ביותר מבין תרבויות עמקי הנהר
Antik Mısır nehir vadisi uygarlıkları arasında belki de en bilineni.مصر القديمه هي اكثر الحضارات تاثيرا من كل الحضارات بجانب الانهار
Antik uygarlıkları düşündüğümüz zaman aklımıza Mısır gelir.Ajatellessamme muinaisia sivilisaatioita mieleemme tulee Egypti.
Antik uygarlıkları düşündüğümüz zaman aklımıza Mısır gelir.Als we aan oude beschavingen denken, dan denken we aan Egypte.
Antik uygarlıkları düşündüğümüz zaman aklımıza Mısır gelir.우리가 고대 문명에 대해서 생각할 때, 우리는 이집트를 떠올리죠. 그 것에는 몇 가지 이유가 있습니다.
Antik uygarlıkları düşündüğümüz zaman aklımıza Mısır gelir.Når vi tænker på antikkens civilisationer, tænker vi på Egypten.
Antik uygarlıkları düşündüğümüz zaman aklımıza Mısır gelir.Для многих Египет и "древняя цивилизация" - синонимы, и тому есть ряд причин.
Antik uygarlıkları düşündüğümüz zaman aklımıza Mısır gelir.כשאנו חושבים על תרבויות עתיקות, אנחנו חושבים על מצרים. יש כמה סיבות לכך
Antik uygarlıkları düşündüğümüz zaman aklımıza Mısır gelir.عندما تبدأ بالتفكير في الحضارات القديمة ، نتذكر دائما مصر ، هناك اسباب لذلك
Aslında bu uygarlıkların her ikisinden de daha büyüktür.그들보다 훨씬 더 큰 지역에 퍼져 있었습니다.
Aslında bu uygarlıkların her ikisinden de daha büyüktür.אבל היא היתה הרבה יותר גדולה מכל אחת משתי אלו.
Aslında bu uygarlıkların her ikisinden de daha büyüktür.ولكنها في الواقع أكبر بكثير من أي من هاتين الحضارتين.
Aslında bu uygarlıkların her ikisinden de daha büyüktür.その領域は
Ayrıca binyıl ölçeğinde, İncil'de tarif edilenlere benzer erken uygarlıkların yaşam biçimine bakabiliriz.Ebenso in der Skala eines Jahrtausends, können wir uns jene frühen Zivilisationen ansehen, wie sie auch in der
Ayrıca binyıl ölçeğinde, İncil'de tarif edilenlere benzer erken uygarlıkların yaşam biçimine bakabiliriz.이제 몇천년전의 시대로 거슬러올라가면 성서에서 묘사된 것과 같은 초기 문명의 모습을 볼수 있게 됩니다.
Ayrıca binyıl ölçeğinde, İncil'de tarif edilenlere benzer erken uygarlıkların yaşam biçimine bakabiliriz.Také v měřítku tisíciletí můžeme sledovat, způsob života prvních civilizací, jak to bylo napsáno v Bibli.
Ayrıca binyıl ölçeğinde, İncil'de tarif edilenlere benzer erken uygarlıkların yaşam biçimine bakabiliriz.עדיין ברמת המילניום, אפשר לבחון את דרך החיים של תרבויות קדומות
Ayrıca binyıl ölçeğinde, İncil'de tarif edilenlere benzer erken uygarlıkların yaşam biçimine bakabiliriz.حتى في النظر إلى منظور الألفية , نستطيع أن نرى طريقة الحياة في بداية الحضارة كالتي تم وصفها
Ayrıca binyıl ölçeğinde, İncil'de tarif edilenlere benzer erken uygarlıkların yaşam biçimine bakabiliriz.古代文明における社会の風習を見ることができます 道徳的価値の源泉と考えられる聖書の中に
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.A jeho táta využíval ty býky k tomu, aby chlapci vyprávěl příběhy o staré civilizaci a o jejím díle.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.Dan sang ayah sering menggunakan banteng itu untuk bercerita tentang peradaban itu beserta karya-karyanya.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.De vader gebruikte die stieren om de jongen verhalen te vertellen over die beschaving en hun werken.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.E o pai costumava usar estes touros para lhe contar histórias acerca daquela civilização e do trabalho deles.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.Il padre si serviva di quei tori per raccontargli storie su quella civiltà e sulle sue opere.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.Jego ojciec patrząc na nie opowiadał mu historie o tamtej cywilizacji i ich pracy.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.그리고 그 소년의 아버지는 그 황소들을 통해 그곳의 문명과 그들의 업적을 아들에게 이야기 해주곤 했지요.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.Y el padre solía usar esos toros para contarle historias sobre la civilización y sus obras.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.И бащата използвал тези бикове, за да разказва истории на момчето за тази цивилизация и тяхната работа.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.Там же отец частенько рассказывал сыну истории об этой цивилизации и их делах.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.והאב היה משתמש בפרים האלה כדי לספר לילד סיפורים על הציויליזציה ההיא ופועלה.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.والأب كان يستعمل تلك الثيران ليخبر الطفل قصصا حول تلك الحضارة وأعمالها.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.古代文明や 彼らが作ったものについて 語って聞かせていました 時を下ること数十年の後
Batı'dan olmayacak, üstüne üstlük çok ama çok farklı bir uygarlık kökeninden olacak.비서양 국가가 될 것입니다. 또한 다른 문명에 뿌리를 둔 국가이기도 하지요.
Batı'dan olmayacak, üstüne üstlük çok ama çok farklı bir uygarlık kökeninden olacak.lại không phải là một nước phương Tây mà là từ những nguồn gôc văn mình rất rất khác biệt.
Batı'dan olmayacak, üstüne üstlük çok ama çok farklı bir uygarlık kökeninden olacak.לא תהיה מדינה מערבית וכן תהיה בעלת שורשי תרבות שונים לחלטין.
Batı'dan olmayacak, üstüne üstlük çok ama çok farklı bir uygarlık kökeninden olacak.هي دولة تقع في الشرق .. لا في الغرب وهي دولة ذات جذور حضارية مختلفة جدا جدا
Batı'dan olmayacak, üstüne üstlük çok ama çok farklı bir uygarlık kökeninden olacak.全く異なる文明圏へとうつるのです 現在 西洋で一般的には
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.서양이 세계를 지배하고 있었기 때문에 다른 문화를 이해할 필요가 없었습니다.
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.Zachód wiódł prym na świecie więc nie musiał rozumieć innych kultur, innych cywilizacji.
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.Захід так домінував у світі, що було не дуже необхідно розуміти інші культури, інші цивілізації.
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.המערב היה כה דומיננטי בעולם שאין הוא זקוק כלל להבין תרבויות אחרות,
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.الغرب كان مسيطراً على العالم سيطرة كانت لا تستوجب استيعاب وفهم حضارات ...
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.他の文化や 文明を理解するのに その征服は必要とされていなかった
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.Có lẽ ta là nền văn minh tiên tiến đầu tiên trong dải Ngân hà

İlgili Sayfalar