Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.따라서 시민 사회에서의 도덕적, 종교적 신념들에 대한 논의는 피하고
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.Lepiej więc unikać i ignorować moralne i religijne przekonania będące częścią życia obywatelskiego.
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.Mieux vaut répugner à, ignorer les certitudes morales et religieuses que les gens amènent dans la vie civique.
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.Vậy tốt hơn là tránh xa, tảng lờ, lòng tin vào đạo đức và tôn giáo mà con người đem đến cuộc sống văn minh.
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.לכן עדיף להימנע, להתעלם, מהדעות והרעיונות המוסריים והדתיים
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.إذاً فمن الأفضل أن نخجل من، ونتجاهل، الأخلاق والمعتقدات الدينية
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.道徳や宗教的信念については 身をかわすか 無視しておく方が良いと考える
Peki uygarlýk nedir?los recursos básicos de otro lado porque ya has usado todos los que existían adonde vivís.
Peki uygarlýk nedir? Uygarlýk ţehirlerin büyümesiyle kendini belli eden bir yaţam biçimidir.그러니 어딘가 시골 변두리에서
Peki uygarlýk nedir? Uygarlýk ţehirlerin büyümesiyle kendini belli eden bir yaţam biçimidir.le tue risorse di base da qualche altra parte perchè dove vivi le hai già terminate.
Peki uygarlýk nedir? Uygarlýk ţehirlerin büyümesiyle kendini belli eden bir yaţam biçimidir.Ressourcen von woanders her beziehen musst, weil sie dort, wo du lebst aufgebraucht wurden.
Peki uygarlýk nedir? Uygarlýk ţehirlerin büyümesiyle kendini belli eden bir yaţam biçimidir.To znamená, že musíte svoje základné zdroje zobrať odinakiaľ, pretože tam, kde žijete, ste už všetky využili.
Peki uygarlýk nedir?Αλλά τι είναι ο πολιτισμός;
Radyo sinyallerini şu anda... ...aldığımız uygarlıklar.Interesują nas tylko te których podpisy radiowe docierają do nas w tej chwili.
Radyo sinyallerini şu anda... ...aldığımız uygarlıklar. İşte bu yüzden burada bu değişken var.Donc ce serait une civilisation que je compterais dans l'équation que nous sommes en train de créer.
Radyo sinyallerini şu anda... ...aldığımız uygarlıklar.Staráme se o ty, jejichž rádiový signál k nám přichází právě teď.
Radyo sinyallerini şu anda... ...aldığımız uygarlıklar.Мы говорим о тех, чьи радиосигналы мы могли бы получать сейчас.
Radyo sinyallerini şu anda... ...aldığımız uygarlıklar.Нас хвилюють ті, чиї радіосигнали доходять до нас зараз.
Romalılara uygarlığı getiren büyük imparatorluğun kutlanması.È l'Impero di grandezza, del popolo romano, per essere in grado di portare la civiltà.
Romalılara uygarlığı getiren büyük imparatorluğun kutlanması.Es el Imperio de la grandeza, del pueblo romano, para poder traer la civilización.
Romalılara uygarlığı getiren büyük imparatorluğun kutlanması.Это величие империи, римского народа, способного принести цивилизацию.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.As cidades são o cadinho da civilização.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.A városok a civilizáció olvasztótégelyei.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.Byer er civilisationens smeltedigel.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.Các thành phố là cái nôi của nhân loại.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.도시는 문명의 도가니입니다
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.Kota adalah wadah peradaban.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.Las ciudades son los crisoles de la civilización.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.Le città sono il crogiolo della civiltà.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.Les villes sont le creuset de la civilisation.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.Města jsou tavícím kotlem civilizace.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.Mestá sú zaťažkávacou skúškou civilizácie.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.Miasta są tyglem cywilizacji.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.Oraşele sunt creuzetele civilizaţiilor.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.Städte sind die Schmelztiegel der Zivilisation.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.Steden zijn de smeltkroes van de beschaving.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.Οι πόλεις είναι οι χοάνες του πολιτισμού.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.Города — горнила цивилизации.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.Градовете са опората на цивилизацията.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.Міста - горнила цивілізації.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.ערים הן כור ההיתוך של ציווליזציה.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.المدن هي بوتقة الحضارة.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.都市は拡大し続けていて
Şimdi, onlar yeni bir dünya aramak için uygarlığın yarsını gönderdiler.Acum ei au avut jumătate de civilizație care a plecat să caute o lume nouă.
Şimdi, onlar yeni bir dünya aramak için uygarlığın yarsını gönderdiler.Also, sie schickten die Hälfte ihrer Zivilisation auf die Suche nach einer neuen Welt.
Şimdi, onlar yeni bir dünya aramak için uygarlığın yarsını gönderdiler.Civilizációjuk fele nekivágott, hogy új világot keressenek.
Şimdi, onlar yeni bir dünya aramak için uygarlığın yarsını gönderdiler.De hade halva civilisationen som gav sig av för att leta efter en ny värld.
Şimdi, onlar yeni bir dünya aramak için uygarlığın yarsını gönderdiler.Eles puseram metade da civilização à procura dum novo mundo.
Şimdi, onlar yeni bir dünya aramak için uygarlığın yarsını gönderdiler.Ellos tenían la mitad de la civilización fuera en busca de un nuevo mundo.
Şimdi, onlar yeni bir dünya aramak için uygarlığın yarsını gönderdiler.Giờ thì, họ đã cho một nửa nền văn minh đi tìm thế giới mới.
Şimdi, onlar yeni bir dünya aramak için uygarlığın yarsını gönderdiler.Ils ont partagé leur civilisation en deux pour partir à la recherche d'un nouveau monde.
Şimdi, onlar yeni bir dünya aramak için uygarlığın yarsını gönderdiler.그들은 문명의 절반이 새로운 세계를 찾아가도록 했죠.
Şimdi, onlar yeni bir dünya aramak için uygarlığın yarsını gönderdiler.Loro ebbero metà della popolazione in viaggio alla ricerca di un nuovo mondo.
Şimdi, onlar yeni bir dünya aramak için uygarlığın yarsını gönderdiler.Nu fik de halvdelen af civilisationen til at tage ud og søge efter en ny verden.
Şimdi, onlar yeni bir dünya aramak için uygarlığın yarsını gönderdiler.Nu, ze lieten de helft van de bevolking op zoek gaan naar een nieuwe wereld.
Şimdi, onlar yeni bir dünya aramak için uygarlığın yarsını gönderdiler.Oni nechali půlku civilizace odejít hledat nový svět.
Şimdi, onlar yeni bir dünya aramak için uygarlığın yarsını gönderdiler.W ich przypadku połowa cywilizacji wyruszyła na poszukiwanie nowego świata.
Şimdi, onlar yeni bir dünya aramak için uygarlığın yarsını gönderdiler.Αυτοί έστειλαν το μισό πολιτισμό τους να ψάξει ένα νέο κόσμο.
Şimdi, onlar yeni bir dünya aramak için uygarlığın yarsını gönderdiler.Они отправили половину цивилизации на поиски нового мира.
Şimdi, onlar yeni bir dünya aramak için uygarlığın yarsını gönderdiler.Половина давньої цивілізації вирушила на пошуки нового світу.