Ana içeriğe geç
Sözlük

uygar ile cümle

uygar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İşte bu Çin, bir uygarlık devleti, bir ulus-devlet değil.Oto Chiny, państwo cywilizacyjne a nie narodowe.
İşte bu Çin, bir uygarlık devleti, bir ulus-devlet değil.Quindi questa è la Cina, uno stato-civilizzazione, piuttosto che uno stato-nazione.
İşte bu Çin, bir uygarlık devleti, bir ulus-devlet değil.Så dette er Kina, en civilisationsstat, frem for en nationalstat.
İşte bu Çin, bir uygarlık devleti, bir ulus-devlet değil.Tehát itt van Kína, egy civilizáció-állam, nem pedig egy nemzetállam.
İşte bu Çin, bir uygarlık devleti, bir ulus-devlet değil.To je tedy Čína, civilizační spíše než národní stát.
İşte bu Çin, bir uygarlık devleti, bir ulus-devlet değil.To je torej Kitajska, civilizacijska država in ne nacionalna država.
İşte bu Çin, bir uygarlık devleti, bir ulus-devlet değil.Voilà donc ce qu'est la Chine : un état-civilisation plutôt qu'un état-nation.
İşte bu Çin, bir uygarlık devleti, bir ulus-devlet değil.Αρα αυτή είναι η Κίνα, ένα κράτος-πολιτισμός, παρά ένα κράτος-έθνος.
İşte bu Çin, bir uygarlık devleti, bir ulus-devlet değil.Итак, Китай - цивилизационное государство, а не национальное.
İşte bu Çin, bir uygarlık devleti, bir ulus-devlet değil.Отже ось Китай, цивілізаційна держава, а не національна держава.
İşte bu Çin, bir uygarlık devleti, bir ulus-devlet değil.Така че това е Китай, цивилизирана държава, а не национална държава.
İşte bu Çin, bir uygarlık devleti, bir ulus-devlet değil.אז זוהי סין, מדינת ציוויליזציה, ולא מדינת לאום.
İşte bu Çin, bir uygarlık devleti, bir ulus-devlet değil.حسناً .. هذه هي الصين .. دولة الحضارة بدلاً من الدولة القومية
İşte bu Çin, bir uygarlık devleti, bir ulus-devlet değil.文明国家の中国です これはどういう意味なのでしょうか
İşte bu süre, radyo sinyalleri yaydığı için... ...tespit edilebilen uygarlığın yaşam süresi.Таким чином, це кількість цивілізацій, які можна виявити.
İşte bu tip bir uygarlık, burada kurduğumuz denkleme... ...dahil edeceğim türden bir uygarlıktır.Czyli to mogłaby być cywilizacja, którą mógłbym uwzględnić w tym równaniu, które sformułowaliśmy
İşte bu tip bir uygarlık, burada kurduğumuz denkleme... ...dahil edeceğim türden bir uygarlıktır.Takže to by byla civilizace, kterou bych počítal do rovnice, kterou jsme si uvedli.
İşte bu tip bir uygarlık, burada kurduğumuz denkleme... ...dahil edeceğim türden bir uygarlıktır.Отож, це буде цивілізація, яку я порахую у цьому рівнянні, яке ми обчислюємо.
İşte bu tip bir uygarlık, burada kurduğumuz denkleme... ...dahil edeceğim türden bir uygarlıktır.Так что это будут цивилизации, которые я поставлю в кавычки в уравнении, которое мы расписываем.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.A ce moment-là, nous recommenceront à idéaliser l'avenir, plutôt que le passé affreux et brutal.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.A quel punto ricominceremo a fantasticare sul futuro, invece che sul passato brutale e difficile.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.Där kommer vi att börja romantisera framtiden igen istället för det otäcka och brutala förgångna.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.Din acel moment vom incepe iar sa idealizăm viitorul fară să ne uităm inapoi la trecutul ruşinos.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.Ekkor újra a jövőt romantizáljuk majd, a csúnya, kegyetlen múlt helyett.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.Entonces, volveremos a idealizar el futuro en lugar del pasado tan cruel y desagradable.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.Khi đó, chúng ta bắt đầu lãng mạn hóa tương lai một lần nữa thay vì một quá khứ kinh tởm và tàn bạo.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.그 시점에서는, 지저분하고 잔인했던 과거 대신에 다시 미래를 낙관적으로 바라보기 시작하겠죠.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.Nessa altura começaremos a olhar para o futuro com mais optimismo, em vez do passado severo e difícil.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.Pada titik ini, kita mulai meromantisasikan masa depan lagi, daripada masa lalu yang brutal dan menjijikkan.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.Vanaf dat moment zullen we de toekomst weer gaan romantiseren, in plaats van het vieze, woeste verleden.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.V ten moment budeme opět romantizovat budoucnost místo brutální nepříjemné minulosti.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.V tom okamžiku, začneme romantizovať znovu budúcnosť, namiesto nechutnej, brutálnej minulosti.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.Wtedy ponownie zaczniemy idealizować przyszłość zamiast okropnej, brutalnej przeszłości.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.В цей момент ми знову почнемо ідеалізувати майбутнє, а не потворне і жорстоке минуле.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.В этот момент мы опять начнем идеализировать будущее, а не безобразное и жестокое прошлое.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.На този етап отново ще започнем да гледаме романтично на бъдещето, вместо противното, скотско минало.
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.בנקודה זו, נתחיל לייפות את העתיד שוב במקום העבר הגס והמלוכלך
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.عند تلك النقطة، سنبدأ الحنين الى المستقبل مجدداً بدلاً عن الماضي القذر، السيئ
İşte o noktada; çirkin, uygarlıktan yoksun geçmiş yerine geleceği romantikleştirmeye başlayacağız.未来をロマンチックに描くようになるでしょう なぜそれが重要なのか?
Kendimi görünmez yaparak aslında uygarlığımız ile gelişimi arasındaki uyumsuz ilişkiyi sorguluyorum.Intérprete:
Kendimi görünmez yaparak aslında uygarlığımız ile gelişimi arasındaki uyumsuz ilişkiyi sorguluyorum.통역사: 저는 투명해짐으로써 우리 문명과 그 발달 사이의 모순적이고, 때로는 상쇄적인 관계에 대해 탐구하고 의문을 던집니다.
Kendimi görünmez yaparak aslında uygarlığımız ile gelişimi arasındaki uyumsuz ilişkiyi sorguluyorum.우리 문명과 그 발달의 상쇄적인 관계에 의문을 던집니다.
Kendimi görünmez yaparak aslında uygarlığımız ile gelişimi arasındaki uyumsuz ilişkiyi sorguluyorum.Stając się niewidzialnym, staram się kwestionować sprzeczne relacje między naszą cywilizacją i jej rozwojem.
Kendimi görünmez yaparak aslında uygarlığımız ile gelişimi arasındaki uyumsuz ilişkiyi sorguluyorum.(Tłumacz) (Tłumacz) (Tłumacz)
Kendimi görünmez yaparak aslında uygarlığımız ile gelişimi arasındaki uyumsuz ilişkiyi sorguluyorum.אני מנסה להטיל ספק ביחסים המבטלים בין התרבות שלנו וההתפחות שלה.
Kendimi görünmez yaparak aslında uygarlığımız ile gelişimi arasındaki uyumsuz ilişkiyi sorguluyorum.حاولت تقصي العلاقة العكسية بين حضارتنا وتطورها.
Kendimi görünmez yaparak aslında uygarlığımız ile gelişimi arasındaki uyumsuz ilişkiyi sorguluyorum.互いを相殺する関係です 通訳: 見えなくなることで
Kendimi görünmez yaparak aslında uygarlığımız ile gelişimi arasındaki uyumsuz ilişkiyi sorguluyorum.我々の文明と その発展との間にある矛盾や 互いに相殺し合う関係を 検討し 問おうとしています LB: これは私の最初の作品で 2005年11月に制作しました
Konfüçyüs değerleri vs. Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Toate lucrurile acestea vin din perioada statului-civilizaţie.
Mayalar ise, bizimle konuşmaya 20. yüzyılda başladılar. Gelgelelim İndus Uygarlığı suskunluğunu koruyor.A maják írása a 20. században kezdett el hozzánk beszélni, de az Indus-völgyi civilizáció néma maradt.
Mayalar ise, bizimle konuşmaya 20. yüzyılda başladılar. Gelgelelim İndus Uygarlığı suskunluğunu koruyor.Bangsa Maya mulai berbicara dengan kita pada abad ke-20 namun peradaban Indus tetap diam.
Mayalar ise, bizimle konuşmaya 20. yüzyılda başladılar. Gelgelelim İndus Uygarlığı suskunluğunu koruyor.De Maya's begonnen in de twintigste eeuw tegen ons te spreken, maar de Indusbeschaving is nog stil.
Mayalar ise, bizimle konuşmaya 20. yüzyılda başladılar. Gelgelelim İndus Uygarlığı suskunluğunu koruyor.Die Maya begannen im 20 Jhd. mit uns zu sprechen, doch die Indus Zivilisation blieb stumm.
Mayalar ise, bizimle konuşmaya 20. yüzyılda başladılar. Gelgelelim İndus Uygarlığı suskunluğunu koruyor.I Maya hanno iniziato a parlarci nel 20° secolo, ma la civiltà dell'Indo resta in silenzio.
Mayalar ise, bizimle konuşmaya 20. yüzyılda başladılar. Gelgelelim İndus Uygarlığı suskunluğunu koruyor.Les Mayas ont commencé à nous parler au 20ème siècle, mais la civilisation de l'Indus demeure silencieuse.
Mayalar ise, bizimle konuşmaya 20. yüzyılda başladılar. Gelgelelim İndus Uygarlığı suskunluğunu koruyor.Los Mayas empezaron a hablarnos en el siglo XX, pero la civilización del Indo permanece en silencio.
Mayalar ise, bizimle konuşmaya 20. yüzyılda başladılar. Gelgelelim İndus Uygarlığı suskunluğunu koruyor.Maiașii au început să ne vorbească în secolul al 20-lea, însă civilizația Indus rămane tăcută.
Mayalar ise, bizimle konuşmaya 20. yüzyılda başladılar. Gelgelelim İndus Uygarlığı suskunluğunu koruyor.Majowie przemówili do nas w XX wieku, ale cywilizacja Indusu wciąż milczy.
Mayalar ise, bizimle konuşmaya 20. yüzyılda başladılar. Gelgelelim İndus Uygarlığı suskunluğunu koruyor.Maya'erne begyndte at tale til os i det 20. århundrede, men Induscivilisationen er stadig tavs.
Mayalar ise, bizimle konuşmaya 20. yüzyılda başladılar. Gelgelelim İndus Uygarlığı suskunluğunu koruyor.Mayat alkoivat puhua meille 1900-luvulla, mutta Indus-sivilisaatio on yhä hiljaa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod