Ana içeriğe geç
Sözlük

uygar ile cümle

uygar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.그 이유로는, 생각컨데 문명국가로부터 되짚어 보아야 할 것입니다.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Mislim, da je razlog za to, v bistvu, spet potrebno poiskati v pojmu civilizacijske države.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Myslím, že příčinou je v zásadě opět civilizační stát.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Nos, azt hiszem, az ok lényegében megint csak a civilizáció-államra vezethető vissza.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Nun, ich denke der Grund dafür führt grundsätzlich, wiederum, zurück zum Zivilisationsstaat.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Odpowiedzią jest ponownie idea państwa cywilizacyjnego.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Varsinainen syy on mielestäni jälleen sivistysvaltionäkemyksessä.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Yah alasannya, saya pikir, pada dasarnya adalah, lagi, kembali ke negara peradaban.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Ο λόγος, νομίζω, στην ουσία, βρίσκεται, και πάλι πίσω στο κράτος-πολιτισμό.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Ами причината, мисля, по същество е, отново, назад в цивилизираната държава.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Відповідь, я думаю, по суті є знову в цивілізаційній державі.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Причиной тому, мне кажется, является цивилизационное государство.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.הסיבה לדעתי, ביסודו של דבר, היא, שוב, חזרה אל מדינת הציוויליזציה.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.السبب هو اعتقد .. بصورة اساسية انه بالعودة الى دولة الحضارة
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.文明国家が理由なのです 少なくとも2000年の間
Burada biraz duralım ve eski uygarlıkların sanatsal yaklaşımlarına ilişkin kısaca bilgi vereyim.Jest bardzo ciekawy okres w sztuce jeśli pomyśleć o Starożytnej Grecji i Starożytnym Rzymie.
Burada biraz duralım ve eski uygarlıkların sanatsal yaklaşımlarına ilişkin kısaca bilgi vereyim.Víte, tohle je vážně zajímavý slohový okamžik, kdy přemýšlíme o starověkém Řecku a Římu.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Aquí no se trata de un choque de civilizaciones.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Chúng ta không nói đó là sự xung đột các nền văn minh.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Ici nous ne parlons pas de choc des civilisations.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.문명의 충돌을 이야기하자는 것이 아닙니다.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Mi itt most nem a civilizációk összecsapásáról beszélünk.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Nehovoríme tu o strete civilizácií.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Nemluvíme tady o střetu civilizací.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Nie mówimy tutaj o starciu kultur.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Non stiamo parlando di uno scontro di civiltà.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Nu vorbim aici despre un conflict între civilizații.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Ou seja, não estamos a falar de um choque de civilizações.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Vi pratar inte om en sammanstötning mellan civilisationer.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Wir sprechen hier nicht über einen Kampf der Kulturen.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Εδώ δεν μιλάμε για σύγκρουση πολιτισμών.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Тук не става дума за сблъсък на цивилизации.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Це не зіткнення цивілізацій.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Это не столкновение цивилизаций.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.לא מדובר כאן על התנגשות תרבויות.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.نحن لا نتحدث هنا عن صدام بين الحضارات.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.ごたまぜになったものを話している訳ではありません
" Bu sırf uslupsüz, uygarlaşmamış olmakla kalmayıp senin nasıl bi zihne sahip olduğunu gösteriyor.Aceasta este pur si simplu nu numai lipsit de maniere, necivilizat, arata ce fel de minte ai.
" Bu sırf uslupsüz, uygarlaşmamış olmakla kalmayıp senin nasıl bi zihne sahip olduğunu gösteriyor."Das ist einfach nicht nur unmanierlich, unzivilisiert, es zeigt, deine ganze Denkweise.
" Bu sırf uslupsüz, uygarlaşmamış olmakla kalmayıp senin nasıl bi zihne sahip olduğunu gösteriyor."Dit is gewoon niet alleen onfatsoenlijk en onbeschaafd, het laat zien hoe jij denkt.
" Bu sırf uslupsüz, uygarlaşmamış olmakla kalmayıp senin nasıl bi zihne sahip olduğunu gösteriyor."Questa non solo è maleducazione, mancanza di civiltà, rivela che tipo di mente hai.
" Bu sırf uslupsüz, uygarlaşmamış olmakla kalmayıp senin nasıl bi zihne sahip olduğunu gösteriyor."Tämä ei ole ainoastaan epäkohteliasta, sivistymätöntä, vaan se osoittaa minkälainen mieli sinulla on.
" Bu sırf uslupsüz, uygarlaşmamış olmakla kalmayıp senin nasıl bi zihne sahip olduğunu gösteriyor."هذا هو ببساطة ليس فقط غير مهذب، غير متمدن، انه يظهر
Bu tehdit, bütün uygarlığımızın dokusunun bir parçası.Aceasta provocare este o parte din constructia intregii noastre civilizatii.
Bu tehdit, bütün uygarlığımızın dokusunun bir parçası.Ce défi fait partie de la construction de notre civilisation toute entière.
Bu tehdit, bütün uygarlığımızın dokusunun bir parçası.Deze uitdaging behoort tot het weefsel van onze beschaving.
Bu tehdit, bütün uygarlığımızın dokusunun bir parçası.Diese Herausforderung ist Teil der Struktur unserer ganzen Zivilisation.
Bu tehdit, bütün uygarlığımızın dokusunun bir parçası.Este desafío es parte de la estructura de la civilización en su conjunto.
Bu tehdit, bütün uygarlığımızın dokusunun bir parçası.Este desafio faz parte do tecido de toda a nossa civilização.
Bu tehdit, bütün uygarlığımızın dokusunun bir parçası.Ez a kihívás szerves része az egész civilizációnknak.
Bu tehdit, bütün uygarlığımızın dokusunun bir parçası.Izziv je del tkiva naše celotne civilizacije.
Bu tehdit, bütün uygarlığımızın dokusunun bir parçası.이 도전은 우리의 문명 전체라는 옷감의 일부입니다.
Bu tehdit, bütün uygarlığımızın dokusunun bir parçası.Questa sfida fa parte del tessuto di tutta la nostra civiltà.
Bu tehdit, bütün uygarlığımızın dokusunun bir parçası.Tämä haaste on osa koko sivilisaatiomme kuviota.
Bu tehdit, bütün uygarlığımızın dokusunun bir parçası.Tantangan ini merupakan bagian dari fabrikasi seluruh peradaban kita.
Bu tehdit, bütün uygarlığımızın dokusunun bir parçası.Táto výzva je časťou štruktúry celej našej civilizácie.
Bu tehdit, bütün uygarlığımızın dokusunun bir parçası.Tato výzva je součástí přediva celé naší civilizace.
Bu tehdit, bütün uygarlığımızın dokusunun bir parçası.Thách thức này là một phần của cơ cấu nền văn minh của chúng ta.
Bu tehdit, bütün uygarlığımızın dokusunun bir parçası.To wyzwanie jest częścią tkaniny naszej całej cywilizacji.
Bu tehdit, bütün uygarlığımızın dokusunun bir parçası.Utmaningen är en del av strukturen i hela vår civilisation.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod