"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Я, естественно, порядок свое поведение в соответствии с принятым правилам цивилизованного общения. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Я, природно, порядок свою поведінку відповідно до прийнятих правил цивілізованого спілкування. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""وأعطي أمر طبيعي سلوكي وفقا للقواعد المقبولة الجماع المتحضر ".
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. "文明性交。" Bickyは心から彼に感謝し、彼はbabbledところ、クラブで私と一緒に昼食に取れた
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.لست متأكدا مما يحمله مستقبل الألعاب التلفزيونية لحضارتنا
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.見当がつかない 仮想世界の経験と 現実世界の経験が 近づくにつれ
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.Ich bin nicht sicher, was die Zukunft der Videospiele für unsere Zivilisation bedeutet.
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.Ik weet niet wat de toekomst van videogames in petto heeft voor onze beschaving.
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.Je ne suis pas sûr de ce que les jeux vidéo réservent à notre civilisation.
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.비디오 게임이 우리 문명에 어떠한 미래를 가져다 줄지 확신할 수는 없다.
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.Nejsem si jistý, co přinese budoucnost videoher naší civilizaci.
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.Nem tudom, a videojátékok jövője mit tartogat a civilizációnk számára.
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.Nie jestem pewien tego, co przyniesie przyszłość gier dla naszej cywilizacji.
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.No estoy seguro que hay en el futuro de los video juegos para nuestra civilización.
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.Non sono sicuro di quale sia il futuro che i videogiochi riserveranno alla nostra civiltà.
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.Nu ştiu sigur ce rezervă viitorul jocurilor video pentru civilizaţia noastră.
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.Saya tidak yakin apa yang dapat diberikan video game di masa depan bagi peradaban kita
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.Tôi không chắc những trò chơi trong tương lai sẽ đem lại gì cho sự văn mình của chúng ta
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.Δεν ξέρω τι κρύβει το μέλλον των παιχνιδιών για τον πολιτισμό μας.
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.Не знам какво крие бъдещето на видеоигрите за нашата цивилизация.
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.Я не знаю, что будущее видео игр готовит для нашей цивилизации.
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.Я не певен щодо внеску відеоігор в наше майбутнє.
Bilgisayar oyunlarının geleceğinin uygarlığımız için neler getireceğinden emin değilim.אני לא בטוח מה צופן עתיד משחקי המחשב עבור הציוויליזציה שלנו.
Biliyorsunuz ki bu tek başına uygarlığı yeni bir çerçeveye oturtacaktır.그것은 문명 자체와 우리 국가들의 전체 시스템을
Biliyorsunuz ki bu tek başına uygarlığı yeni bir çerçeveye oturtacaktır.ברור לכם שזה ישנה את הציוויליזציה עצמה--
Biliyorsunuz ki bu tek başına uygarlığı yeni bir çerçeveye oturtacaktır.وذلك سيعيد صياغة الحضارة نفسها
Biliyorsunuz ki bu tek başına uygarlığı yeni bir çerçeveye oturtacaktır.(拍手)
Binalar, taşıtlar, mimari, uygarlıklar... Hepsi buraya kadar oyuncu tarafından tasarlandı.Budynki, pojazdy, architektura, cywilizacja, to wszystko projekt gracza.
Binalar, taşıtlar, mimari, uygarlıklar... Hepsi buraya kadar oyuncu tarafından tasarlandı.Coisas como os edifícios, os veículos, a arquitetura, as civilizações, foram todos produzidos pelo jogador.
Binalar, taşıtlar, mimari, uygarlıklar... Hepsi buraya kadar oyuncu tarafından tasarlandı.Dinge wie die Gebäude, die Fahrzeuge, die Architektur, Zivilisationen wurden alle vom Spieler entwickelt.
Binalar, taşıtlar, mimari, uygarlıklar... Hepsi buraya kadar oyuncu tarafından tasarlandı.lucruri cum ar fi clădiri, vehicule, arhitectura, civilizaţiile au fost toate proiectate de jucător până acum.
Binalar, taşıtlar, mimari, uygarlıklar... Hepsi buraya kadar oyuncu tarafından tasarlandı.Rakennukset, kulkuvälineet, arkkitehtuuri, sivilisaatiot, kaikki oli tähän mennessä pelaajan tekemää.
Binalar, taşıtlar, mimari, uygarlıklar... Hepsi buraya kadar oyuncu tarafından tasarlandı.Здания, транспортные средства, архитектура, цивилизации — всё это здесь придумал сам игрок.
Binalar, taşıtlar, mimari, uygarlıklar...건물과 탈 것, 구조물, 문명 같은 것들이 모두
Binalar, taşıtlar, mimari, uygarlıklar...Такі речі як будівлі, транспортні засоби, архітектура, цивілізації
Binalar, taşıtlar, mimari, uygarlıklar...אז דברים כמו בניינים, רכבים, ארכיטקטורה, תרבויות,
Binalar, taşıtlar, mimari, uygarlıklar...أشياء مثل المباني، والمركبات، والهندسة المعمارية، والحضارات،
Birincisi, Çinliler için en önemli politik değer birliktir, Çin uygarlığının devamlılığıdır.Az első, hogy a kínaiak számára a legfontosabb politikai érték az egység, a kínai civilizáció fenntartása.
Birincisi, Çinliler için en önemli politik değer birliktir, Çin uygarlığının devamlılığıdır.Ensinnäkin kiinalaisten tärkein poliittinen arvo on yhtenäisyys, kiinalaisen kulttuurin ylläpitäminen.
Birincisi, Çinliler için en önemli politik değer birliktir, Çin uygarlığının devamlılığıdır.Prima e că cea mai importantă valoare politică pentru chinezi e unitatea, menţinerea civilizaţiei chinezești.
Birincisi, Çinliler için en önemli politik değer birliktir, Çin uygarlığının devamlılığıdır.První věc je, že pro Číňany je nejdůležitější politickou hodnotou jednota, zachování čínské civilizace.
Birincisi, Çinliler için en önemli politik değer birliktir, Çin uygarlığının devamlılığıdır.Во-первых, самым важной политической ценностью в Китае является единство, поддержание китайской цивилизации.
Böylece gelecekteki bir uygarlığın sizi hayata döndürmesini bekleyebilirsiniz.여러분을 부활시키는 미래 문명을 기다리면서 말입니다.
Böylece gelecekteki bir uygarlığın sizi hayata döndürmesini bekleyebilirsiniz.בציפייה לתרבות עתידית שמספיק מתקדמת כדי להקים אתכם לתחייה.
Böylece gelecekteki bir uygarlığın sizi hayata döndürmesini bekleyebilirsiniz.في إنتظار احدى حضارات المستقبل المتقدمة بما يكفي لتُعيد إحياءك.
Böylece gelecekteki bir uygarlığın sizi hayata döndürmesini bekleyebilirsiniz.復活させてもらおうというのです 現代的な方法で不死を求める人々を
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Alors j'ai pensé que peut-être qu'un accent anglais très civilisé pourrait aider un peu.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Aşa că m-am gândit că probabil un accent britanic ce sună foarte civilizat ar putea ajuta lucrurile puţin.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Così ho pensato che magari un accento britannico colto mi sarebbe stato un po' d'aiuto.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Ezért arra gondoltam, hogy talán egy kifinomult angol akcentus a segítségemre lehet.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.그래서 아마 이 교양있는 영국식 엑센트가 조금은 도움이 되지 않을까 생각했습니다.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Und ich dachte mir, vielleicht könnte ein wirklich zivilisiert klingender britischer Akzent ein wenig helfen.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Wtedy pomyślałam, że przyzwoity brytyjski akcent mógłby trochę pomóc.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Y entonces pensé que tal vez un civilizado acento que sonara inglés podría ayudar un poco.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Помислих си, че малко рафиниран британски акцент може да ми помогне малко.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Я подумала, может какой-нибудь британский акцент образованного человека поможет.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.ולכן חשבתי שאולי מבטא בריטי שנשמע ממש מתורבת עשוי לסייע במידת מה.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.وهكذا فكرت ربما يجب ان استخدم لكنه بريطانيه متحضره والتي قد تساعد بعض الشئ
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.イギリス訛りで喋ればうまくいくかもしれない いやいや、私はステージに上がって、自分自身であるべきだと
Bu bir tür uygarlık hikayesi.Cam asta e istoria civilizatiei.