Ana içeriğe geç
Sözlük

uygar ile cümle

uygar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.A jeho táta využíval ty býky k tomu, aby chlapci vyprávěl příběhy o staré civilizaci a o jejím díle.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.Dan sang ayah sering menggunakan banteng itu untuk bercerita tentang peradaban itu beserta karya-karyanya.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.De vader gebruikte die stieren om de jongen verhalen te vertellen over die beschaving en hun werken.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.E o pai costumava usar estes touros para lhe contar histórias acerca daquela civilização e do trabalho deles.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.Il padre si serviva di quei tori per raccontargli storie su quella civiltà e sulle sue opere.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.Jego ojciec patrząc na nie opowiadał mu historie o tamtej cywilizacji i ich pracy.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.그리고 그 소년의 아버지는 그 황소들을 통해 그곳의 문명과 그들의 업적을 아들에게 이야기 해주곤 했지요.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.Y el padre solía usar esos toros para contarle historias sobre la civilización y sus obras.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.И бащата използвал тези бикове, за да разказва истории на момчето за тази цивилизация и тяхната работа.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.Там же отец частенько рассказывал сыну истории об этой цивилизации и их делах.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.והאב היה משתמש בפרים האלה כדי לספר לילד סיפורים על הציויליזציה ההיא ופועלה.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.والأب كان يستعمل تلك الثيران ليخبر الطفل قصصا حول تلك الحضارة وأعمالها.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.古代文明や 彼らが作ったものについて 語って聞かせていました 時を下ること数十年の後
Batı'dan olmayacak, üstüne üstlük çok ama çok farklı bir uygarlık kökeninden olacak.비서양 국가가 될 것입니다. 또한 다른 문명에 뿌리를 둔 국가이기도 하지요.
Batı'dan olmayacak, üstüne üstlük çok ama çok farklı bir uygarlık kökeninden olacak.lại không phải là một nước phương Tây mà là từ những nguồn gôc văn mình rất rất khác biệt.
Batı'dan olmayacak, üstüne üstlük çok ama çok farklı bir uygarlık kökeninden olacak.לא תהיה מדינה מערבית וכן תהיה בעלת שורשי תרבות שונים לחלטין.
Batı'dan olmayacak, üstüne üstlük çok ama çok farklı bir uygarlık kökeninden olacak.هي دولة تقع في الشرق .. لا في الغرب وهي دولة ذات جذور حضارية مختلفة جدا جدا
Batı'dan olmayacak, üstüne üstlük çok ama çok farklı bir uygarlık kökeninden olacak.全く異なる文明圏へとうつるのです 現在 西洋で一般的には
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.서양이 세계를 지배하고 있었기 때문에 다른 문화를 이해할 필요가 없었습니다.
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.Zachód wiódł prym na świecie więc nie musiał rozumieć innych kultur, innych cywilizacji.
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.Захід так домінував у світі, що було не дуже необхідно розуміти інші культури, інші цивілізації.
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.המערב היה כה דומיננטי בעולם שאין הוא זקוק כלל להבין תרבויות אחרות,
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.الغرب كان مسيطراً على العالم سيطرة كانت لا تستوجب استيعاب وفهم حضارات ...
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.他の文化や 文明を理解するのに その征服は必要とされていなかった
Bazı kişiler antik Roma uygarlığında da doğrusal perspektif kullanıldığını,Brunelleschi odešel do Říma, kde studoval antické památky.
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.Có lẽ ta là nền văn minh tiên tiến đầu tiên trong dải Ngân hà
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.Forse siamo la prima civiltà di questo tipo nella nostra galassia.
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.어쩌면 우리가 은하계에서 첫번째 생명체 일 수 있습니다.
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.Misschien zijn we de eerste technische beschaving in onze Melkweg.
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.Może jesteśmy pierwszą taką cywilizacją w galaktyce.
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.Možná jsme první civilizace svého druhu v naší galaxii.
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.Možno sme prvou takouto civilizáciou v našej galaxii.
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.Mungkin kita adalah peradaban pertama di galaksi ini.
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.Peut-être que nous sommes la première civilisation de ce genre dans notre galaxie.
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.Quizás nosotros seamos la primera civilización de nuestra galaxia.
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.Se calhar somos a primeira dessas civilizações na nossa galáxia.
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.Vielleicht sind wir die erste derartige Zivilisation in unserer Galaxie.
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.Ίσως είμαστε ο πρώτος τέτοιος πολιτισμός στον Γαλαξία μας.
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.Може би ние сме първата такава цивилизация в нашата галактика.
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.Может быть, мы первая такая цивилизация в нашей Галактике.
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.אולי אנחנו מהווים את הציביליזציה הראשונה מסוג זה בגלקסיה שלנו.
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.ربما نحن أول حضارة في مجرتنا.
Belki galaksimizdeki ilk uygarlik biziz.もしくは 多分文明というのは
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Będę oczywiście aby moje zachowanie, zgodnie z przyjętymi zasadami cywilizowanego współżycia. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Bom seveda zaradi moje vedenje v skladu s sprejetimi pravili civilizirani spolni odnos. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Én természetesen annak a magatartása alapján az elfogadott szabályok civilizált közösülés. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Eu sunt pentru comportamentul meu natural în conformitate cu normele acceptate de actul sexual civilizate. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Ich werde natürlich um mein Verhalten nach den anerkannten Regeln der zivilisierten Umgang. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Ik zal mijn gedrag natuurlijk om volgens de gangbare regels van de beschaafde gemeenschap. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Io naturalmente per il mio comportamento secondo le regole accettate rapporto civile ".
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Jag skall naturligtvis för mitt beteende enligt de accepterade regler för civiliserade samlag. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Ja sa samozrejme, aby moje správanie v súlade s uznávanými pravidlami civilizovanej styku. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Já se samozřejmě, aby mé chování v souladu s uznávanými pravidly civilizované styku. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Jeg skal naturligvis for min opførsel i henhold til de accepterede regler civiliseret samleje. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""나는 자연의 허용 규칙에 따라 내 행동을 주문한다 문명 성 교. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Minulla on luonnostaan jotta käyttäytymistäni mukaan hyväksytty sääntöjen sivistynyt yhdyntää. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Saya tentu memerintahkan perilaku saya sesuai dengan aturan yang diterima beradab hubungan seksual. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Tôi tự nhiên phải ra lệnh hành vi của mình theo các quy tắc được chấp nhận quan hệ văn minh ".
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Θα προκειμένου φυσικά η συμπεριφορά μου σύμφωνα με τους αποδεκτούς κανόνες της πολιτισμένη επαφή. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Аз естествено ред моето поведение в съответствие с приетите правила на цивилизован сношение ".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod