Ana içeriğe geç
Sözlük

uydur ile cümle

uydur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom her şeyi uydurdu.Tom made up the whole thing.
Tom bütün hikayeyi uydurdu.Tom made up the whole story.
Soru bana ayak uydurabilir misin?The question is can you keep up with me.
Tom Mary'ye ayak uydurmak için acele etti.Tom hurried to keep up with Mary.
Tom güçlükle Mary'ye ayak uydurabildi.Tom could barely keep up with Mary.
Tom sınıfın geriye kalanına ayak uydurmak için sorun yaşıyor.Tom is having trouble keeping up with the rest of the class.
Çok bayat bir espri bu. Sen kendin mi uydurdun?That's a pretty lame joke. Did you come up with it yourself?
Lütfen bana bunu uydurduğunu söyle.Please tell me you're making this up.
O cevapları uydurmadım.I didn't make those answers up.
Onu Tom'un uydurduğunu sanmıyorum.I don't think Tom made it up.
Tom uydurma suçlamalarla hapsedildi.Tom was jailed on trumped-up charges.
Ben sadece onu uydurdum.I just made that up.
Tom'a ayak uyduramıyorum.I can't keep up with Tom.
Tom'a ayak uydurmaya çalışacağım.I'll try to keep up with Tom.
Tom'a ayak uyduramayacağımı biliyordum.I knew I wouldn't be able to keep up with Tom.
Kızlar Mary hakkında birçok uydurma söylenti ve yalanlar yaydılar.The girls spread many false rumors and lies about Mary.
Sana ayak uydurmak zor.It's hard to keep up with you.
Onlara ayak uydurmak zor.It's hard to keep up with them.
Ona ayak uydurmak zor.It's hard to keep up with him.
Sana ayak uydurmaya çalışacağım.I'll try to keep up with you.
Onlara ayak uydurmaya çalışacağım.I'll try to keep up with them.
Ona ayak uydurmaya çalışacağım.I'll try to keep up with him.
Onlara ayak uyduramadım.I couldn't keep up with them.
Ona ayak uyduramadım.I couldn't keep up with him.
Onlara ayak uyduramam.I can't keep up with them.
Ona ayak uyduramam.I can't keep up with him.
Ona uydurma bir adres verdim.I gave him a fake address.
Sanırım benim programa sizi uydurabilirim.I think I can fit you into my schedule.
Tom sadece o hikayeyi uydurdu. Doğru değil.Tom just made up that story. It's not true.
Tom sınıfa ayak uyduramadı.Tom couldn't keep up with the class.
Tom sınıfın geri kalanına ayak uyduramadı.Tom couldn't keep up with the rest of the class.
Bu rapor çok uyduruk yazılmış.This report is very sloppily written.
O, konuşmanın bir bölümünü unuttu ve bir süre uydurmak zorunda kaldı.He forgot a section of the speech and had to improvise for a while.
O, vazoyu uyduruk bir biçimde birlikte yapıştırdı.He glued the vase together sloppily.
Ziyafeti kaçırdığım için bir bahane uydurdum.I invented an excuse for missing the banquet.
Grubun geri kalanına ayak uyduramadık.We couldn't keep up with the rest of the group.
Tom sadece ayak uyduramadı.Tom simply couldn't keep up.
Tom sınıf arkadaşlarına ayak uydurmaya çabaladı.Tom struggled to keep up with his classmates.
Bahane uydurmaya çalışmıyorum.I'm not trying to make excuses.
Polisle konuşurken hikayeler uydurmamalısın ya da yalan söylememelisin.When talking with the police, you shouldn't make up stories or lie.
Amazon kitapları hakkında birçok tüketici yorumları uydurmadır.Many consumer reviews of books on Amazon are fake.
Hastalık uydurmak anlamsızdır.It's futile to feign illness.
Onlar uydurma yazılar.They are apocryphal writings.
Tom ve Mary uydurdu.Tom and Mary have made up.
Bize ayak uydurabileceğini düşünüyor musun?Do you think you can keep up with us?
Mary her zaman son modaya ayak uydurur.Mary is always up-to-date on the latest fads.
Bir şey uydur.Make something up.
Tom'a ayak uydurmaya çalış.Try to keep up with Tom.
Seni programıma uyduramam.I can't fit you in my schedule.
Bu anketleri kim uyduruyor?Who dreams up these surveys?
Sadece bir şey uydur.Just make something up.
Çocuklar tehlikeli uydurma silahlar yapabilirler.Children can make dangerous improvised weapons.
Ben asla Tom'a ayak uyduramayacağım.I'll never be able to keep up with Tom.
Tom'a ayak uydurmakta zorlanıyorum.I have trouble keeping up with Tom.
Tom bize ayak uydurmuyordu.Tom wasn't keeping up with us.
Tom ve ben uydurdum.Tom and I have made up.
Buraya ayak uyduramıyorum.I don't fit in here.
Tom bu hikayeyi uydurdu.Tom made up that story.
İşine ayak uyduramıyor.He is getting behind in his work.
Vaziyete ayak uydurman gerekiyor.You have to adapt to the circumstances.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod