Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.Au țesut o mulțime de scenarii înfiorătoare.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.Eles visualizaram uma série de cenários de horror.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.Họ đã tưởng tượng một loạt những kịch bản đáng sợ.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.Ils ont imaginé divers scénarios horribles.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.Izmislili so si različne grozljive scenarije.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.그들은 여러가지의 소름끼치는 시나리오를 생각해냈습니다.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.Perché hanno immaginato una gran varietà di scenari spaventosi.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.Se imaginaron una diversidad de escenarios horripilantes.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.Sie fantasierten sich viele Schreckensszenarien zusammen.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.Vymysleli různé děsivé scénáře.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.Wymyślili wiele przerażających scenariuszy.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.Zij beeldden zich allerlei gruwelijke scenario's in.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.Σκέφτηκαν διάφορα τρομακτικά σενάρια.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.Вони нафантазували вдосталь жахітть.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.Они выдумали множество ужасающих сценариев.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.Те съчиниха всевъзможни ужасяващи сценарии.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.הם רקמו שלל תרחישים מבעיתים ומציאותיים.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.أنها حلمت مجموعة متنوعة من سيناريوهات مرعبة.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.ただ 間違った物語に 注目したのは失敗でした
Cevapları uydurmak yerine bulmaya çalışan bilim.llamada ciencia, la cual busca las respuestas en lugar de inventarlas.
- Çünkü hayat zor ve hikaye uydurmanız gerekiyor.-Perchè la vita è ardua, e hai bisogno di fare storie.
- Çünkü hayat zor ve hikaye uydurmanız gerekiyor.Porque la vida es dura y necesitas crear historias
Demek Dursun Kaptaný da uydurdunuz kendinize ha? Fena mý ettik?Ох..това е страхотно.
Demek Dursun Kaptaný da uydurdunuz kendinize ha?Αχ Θεέ μου...αισθάνομαι τόσο καλά.
Derek'e ayak uydurun.Țineți ritmul cu Derek.
Derek'e ayak uydurun.Blijf in de maat met Derek.
Derek'e ayak uydurun.Continuate a seguire Derek.
Derek'e ayak uydurun.Hãy tiếp tục hòa nhịp với Derek.
Derek'e ayak uydurun.Klaszczcie z Derekiem.
Derek'e ayak uydurun.데릭하고 맞춰서 해보세요.
Derek'e ayak uydurun.Kövessék Dereket!
Derek'e ayak uydurun.Machen Sie mit Derek mit.
Derek'e ayak uydurun.Síganlo a Derek.
Derek'e ayak uydurun.Suivez Derek.
Derek'e ayak uydurun.Tleskejte spolu s Derekem.
Derek'e ayak uydurun.Συμβάδιζε με τον Ντέρεκ.
Derek'e ayak uydurun.Вместе с Дереком.
Derek'e ayak uydurun.Продължавайте с Дерек.
Derek'e ayak uydurun.Тримайте темп з Дереком.
Derek'e ayak uydurun.תעמדו בקצב של דרק.
Derek'e ayak uydurun.رافقوا دِيرِيك.
Derek'e ayak uydurun.(音楽)
Diğerlerini benimle konuşmaya yolladığında hemen bir bahane uydurur ordan uzaklaşırdımCuando influías a otros para hablar conmigo Rapidamente hacia excusas para correr de ti
Diğerlerini benimle konuşmaya yolladığında hemen bir bahane uydurur ordan uzaklaşırdımKiedy namawiałaś innych, żeby ze mną porozmawiali, szybko znajdowałem wymówki, żeby uciec od ciebie.
Dilimiz, pek çoğu teknoloji ile kazanılmış toplumsal değişimlere ayak uyduramamış durumda.A nossa linguagem não acompanhou as mudanças da nossa sociedade, muitas delas fruto da tecnologia.
Dilimiz, pek çoğu teknoloji ile kazanılmış toplumsal değişimlere ayak uyduramamış durumda.A nyelvünk nem tart lépést a társadalmunk változásaival, melyek közül sokat a technológia tett lehetővé.
Dilimiz, pek çoğu teknoloji ile kazanılmış toplumsal değişimlere ayak uyduramamış durumda.Bahasa kita tertinggal oleh perkembangan masyarakat yang banyak dipengaruhi teknologi
Dilimiz, pek çoğu teknoloji ile kazanılmış toplumsal değişimlere ayak uyduramamış durumda.우리의 언어는 사회의 변화를 쫒아가지 못해 왔습니다. 기술발전에서 생기는 수많은 변화들 말이죠.
Dilimiz, pek çoğu teknoloji ile kazanılmış toplumsal değişimlere ayak uyduramamış durumda.Limba noastră nu e la curent cu schimbările societății, multe dintre ele fiind produse de tehnologie.
Dilimiz, pek çoğu teknoloji ile kazanılmış toplumsal değişimlere ayak uyduramamış durumda.Náš jazyk ešte nedostihol zmeny v našej spoločnosti, z ktorých mnohé boli spôsobené technológiou.
Dilimiz, pek çoğu teknoloji ile kazanılmış toplumsal değişimlere ayak uyduramamış durumda.Náš jazyk nedohonil změny v naší společnosti, jejichž většina byla uskutečněna skrze technologii.
Dilimiz, pek çoğu teknoloji ile kazanılmış toplumsal değişimlere ayak uyduramamış durumda.Nasz język nie dogonił jeszcze przemian społecznych, z których wiele zawdzięczamy technologii.
Dilimiz, pek çoğu teknoloji ile kazanılmış toplumsal değişimlere ayak uyduramamış durumda.Onze taal volgt de veranderingen in de maatschappij niet, en veel daarvan zijn ontstaan door technologie.
Dilimiz, pek çoğu teknoloji ile kazanılmış toplumsal değişimlere ayak uyduramamış durumda.Езикът ни не е настигнал промените в нашето общество, много от които са внесени от технологиите.
Dilimiz, pek çoğu teknoloji ile kazanılmış toplumsal değişimlere ayak uyduramamış durumda.Наша мова не сприйняла ще зміни, які сталися у суспільстві, багато з яких постали завдяки технологіям.
Dilimiz, pek çoğu teknoloji ile kazanılmış toplumsal değişimlere ayak uyduramamış durumda.Язык не поспевает за изменениями в нашем обществе, многие из которых вызваны развитием техники.
Dilimiz, pek çoğu teknoloji ile kazanılmış toplumsal değişimlere ayak uyduramamış durumda.השפה לא עמדה בקצב השינויים של החברה שלנו, רבים מהשינויים הגיעו מתוך הטכנולוגיה.
Dilimiz, pek çoğu teknoloji ile kazanılmış toplumsal değişimlere ayak uyduramamış durumda.فلغتنا لم تواكب التغيرات التي حدثت في المجتمع واتي أتى كثير منها مع التكنولوجيا
Dilimiz, pek çoğu teknoloji ile kazanılmış toplumsal değişimlere ayak uyduramamış durumda.テクノロジーにより可能となった変化が多い中 医療的観点から述べると
Doktorumun arabasında uydurduğu bir ölçekle değerlendirilmek istemem.Ich möchte nicht, dass mein Arzt eine Skala nimmt, die er im Auto erfunden hat.