Ana içeriğe geç
Sözlük

uydur ile cümle

uydur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Bu sizin uydurduğunuz birşey değil.lo mismo que ya había escuchado en otras instituciones, que es:
"Bu sizin uydurduğunuz birşey değil.את הדברים הרגילים שהוא וודאי כבר שמע במכוני בדיקה אחרים,
"Bu sizin uydurduğunuz birşey değil.الأشياء الاعتيادية والتي من المؤكد أنه سمعها في المستشفيات الأخرى
"Bu sizin uydurduğunuz birşey değil.「あなたの思い込みではなく
Bu tamamiyle uydurmaca.Astea sunt prostii absolute.
Bu tamamiyle uydurmaca.C'est une ânerie totale.
Bu tamamiyle uydurmaca.Das ist absoluter Quatsch.
Bu tamamiyle uydurmaca.Dat is absolute onzin.
Bu tamamiyle uydurmaca.Đúng là chuyện nhảm nhí.
Bu tamamiyle uydurmaca.Eso es absolutamente una tontería.
Bu tamamiyle uydurmaca.Ez abszolút sületlenség.
Bu tamamiyle uydurmaca.Itu mutlak omong kosong.
Bu tamamiyle uydurmaca.그건 완전히 틀린 말입니다.
Bu tamamiyle uydurmaca.Sono tutte fesserie.
Bu tamamiyle uydurmaca.Tak to je naprostý nesmysl.
Bu tamamiyle uydurmaca.To kompletny nonsens.
Bu tamamiyle uydurmaca.Αυτά είναι ανοησίες.
Bu tamamiyle uydurmaca.Това са пълни глупости.
Bu tamamiyle uydurmaca.Это полная ерунда.
Bu tamamiyle uydurmaca.שטויות!
Bu tamamiyle uydurmaca.هذا هراء
Bu tamamiyle uydurmaca.親であれば誰もが 子供には-
Bu uyduramayacağınız şeylerden birisi.C'est le genre de chose qu'on ne pourrait pas inventer.
Bu uyduramayacağınız şeylerden birisi.Đây là 1 trong những thứ bạn không thể bịa ra.
Bu uyduramayacağınız şeylerden birisi.Dit is één van die dingen die je zo gek niet kan verzinnen.
Bu uyduramayacağınız şeylerden birisi.Eines der Dinge, die man einfach nicht erfinden kann.
Bu uyduramayacağınız şeylerden birisi.Esta es una de esas cosas que simplemente no puedes inventar.
Bu uyduramayacağınız şeylerden birisi.Este unul din acele lucruri pe care put şi simplu nu le poţi inventa.
Bu uyduramayacağınız şeylerden birisi.É uma daquelas coisas que não se conseguem inventar.
Bu uyduramayacağınız şeylerden birisi.E' una di quelle cose che non ti puoi inventare.
Bu uyduramayacağınız şeylerden birisi.Ez csak egy azokból, amelyek pótolhatatlanok.
Bu uyduramayacağınız şeylerden birisi.Jest to jedna z tych rzeczy, których nie da się podrobić.
Bu uyduramayacağınız şeylerden birisi.이런 것은 조작이 불가능한 것들 중 하나죠.
Bu uyduramayacağınız şeylerden birisi.Είναι κάτι που δεν μπορείτε απλά να επινοήσετε.
Bu uyduramayacağınız şeylerden birisi.Такое нельзя выдумать.
Bu uyduramayacağınız şeylerden birisi.Това е едно от нещата, които не могат просто да се измислят.
Bu uyduramayacağınız şeylerden birisi.זה אחד הדברים האלה שאתה פשוט לא יכול להמציא.
Bu uyduramayacağınız şeylerden birisi.إنه أحد الأشياء التي لا يمكنك فهمها.
Bu uyduramayacağınız şeylerden birisi.昔はこれが主要な手段で 実際多くの国で
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Ce vieux loup de mer s'amuse à faire peur aux jeunes et il croit ensuite à sa propre fable
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Dire, ecco un rigonfiamento delle la nave, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Ezek a régi tengeri kutyák mondani fonalak A gyerek minden más ... és a végén hisz mindent maguknak.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Katakanlah, inilah salah satu tonjolan kapal, Kapten.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Nói, đây là một sưng lên tàu, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Povedať, tu je jeden z zväčšiť na lodi, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Powiedz, oto jeden z puchnąć statku, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Säg, här är en dyning en av fartyget, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Sano, tässä turvota yksi laiva, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Sig, her er en svulme én af Skibet, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Ας πούμε, εδώ είναι μια πρήζεται ένα από τα το πλοίο, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Скажем, вот один из набухают корабль, шкипер.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Скажімо, ось один з набухають корабель, шкіпер.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.ويقول ، وهنا واحدة من تنتفخ السفينة ، الخنفساء. ما هي المسألة؟
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.これらの古い海の犬は、糸を伝える お互いに子供に...
- Bu yüce varlık niye böyle olmak zorunda? - Çünkü hayat zor ve hikaye uydurmanız gerekiyor.- Животът е тежък и трябва да измисляме истории.
Bu yüzden olmayan anılarının yerini doldurmak için yalanlar uyduruyor.Aºa cã inventeazã poveºti pentru a-ºi înlocui amintirile pierdute.
Bu yüzden olmayan anılarının yerini doldurmak için yalanlar uyduruyor.Deshalb erfindet sie Geschichten an Stelle ihrer Erinnerungen.
Bu yüzden olmayan anılarının yerini doldurmak için yalanlar uyduruyor.Więc wymyśla bajki które mają zastąpić jej wspomnienia.
Bu yüzden olmayan anılarının yerini doldurmak için yalanlar uyduruyor.Ετσι επινοεί ιστορίες για να πάρουν τη θέση της μνήμης της.
Çeşitli korkunç senaryolar uyduruyorlar.A legkülönfélébb rémséges forgatókönyveket képzelték el.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod