Bu işi uydular kullanarak, 20 senedir çok dikkatli şekilde yapıyoruz ve sıcaklıklar artmıyor.لا ترتفع على الإطلاق. قمنا بذلك بعناية لمدة 20 سنة، من الأقمار الإصطناعية، وليست ترتفع.
Bu işi uydular kullanarak, 20 senedir çok dikkatli şekilde yapıyoruz ve sıcaklıklar artmıyor.衛星から観測を続けていますが 上昇はしていません またこの論文にはもっと驚くべきことが示されています
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.(98:7) В столпе облачном говорил Он к ним; они хранили Его заповеди иустав, который Он дал им.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Dari tiang awan Ia berbicara kepada mereka, mereka taat kepada semua hukum dan perintah-Nya
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.El le -a vorbit din stîlpul de nor; ei au păzit poruncile Lui şi Legea, pe care le -a dat -o El.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.En columna de nube hablaba con ellos; y ellos guardaban sus testimonios y el estatuto que les había dado
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Er redete mit ihnen durch eine Wolkensäule; sie hielten seine Zeugnisse und Gebote, die er ihnen gab.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Hij sprak met hen in de wolkkolom; zij hebben altijd gedaan wat Hij zei. Zijn woord was voor hen wet.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.I en skystøtte talte han til dem; de holdt hans vidnesbyrd og den lov han gav dem.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Il leur parla dans la colonne de nuée; Ils observèrent ses commandements Et la loi qu`il leur donna.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.I molnstoden talade han då till dem; de höllo hans vittnesbörd och den lag som han gav dem.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.i Skystøtten taler han til dem, de holder hans Vidnesbyrd, Loven, han gav dem;
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.여호와께서 구름 기둥에서 저희에게 말씀하시니 저희가 그 주신 증거와 율례를 지켰도다
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Na coluna de nuvem lhes falava; eles guardavam os seus testemunhos, e os estatutos que lhes dera.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Ngài ở trong trụ mây phán với họ : Họ giữ các chứng_cớ Ngài , Và luật_lệ mà Ngài ban cho .
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Ngài ở trong trụ mây phán với họ: Họ giữ các chứng cớ Ngài, Và luật lệ mà Ngài ban cho.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Parlava loro da una colonna di nubi: obbedivano ai suoi comandi e alla legge che aveva loro dato
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.V oblakovem stebru jim je govoril; hranili so pričevanja njegova in postavo, katero jim je dal.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.V oblakovom stĺpe hovorieval k nim; ostríhali jeho svedoctvá a jeho ustanovenie, ktoré im dal.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.V sloupu oblakovém mluvíval k nim; kteřížto když ostříhali svědectví jeho, i ustanovení jim vydal.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.W słupie obłokowym mówił do nich; a gdy strzegli świadectw jego i ustaw, które im podał,
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Εν στυλω νεφελης ελαλει προς αυτους εφυλαξε τα μαρτυρια αυτου και τα προσταγματα, τα οποια εδωκεν εις αυτους
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.В облачния стълб Той им говореше; Те опазиха сведетелствата Му И повеленията, които им даде.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.בעמוד ענן ידבר אליהם שמרו עדתיו וחק נתן למו׃
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.بعمود السحاب كلمهم. حفظوا شهاداته والفريضة التي اعطاهم.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.他 在 雲 柱 中 對 他 們 說 話 . 他 們 遵 守 他 的 法 度 、 和 他 所 賜 給 他 們 的 律 例
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.他 在 雲柱 中對 他 們說話 . 他 們 遵守 他 的 法度 、 和 他所賜給 他 們的 律例
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.Ada beberapa pesawat antariksa ilmiah yang mengorbit Bumi.
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.Astea sunt nave spațiale științifice ce orbitează Pământul.
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.Detta är ett antal av våra vetenskapliga farkoster.
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.Dies sind einige unserer wissenschaftlichen Erd-Orbiter.
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.Dit zijn een paar wetenschappelijke satellieten in een baan om de Aarde.
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.Đó là rất nhiều những vệ tinh khoa học không gian của chúng tôi
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.Estes são alguns dos objectos orbitais da Terra.
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.Ezek a mi saját Föld körüli műholdjaink.
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.Il s'agit de certains de nos orbiteurs scientifiques.
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.이것들은 과학 연구용 지구 위성 중 일부입니다.
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.Oto kilka naukowych satelitów.
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.Sono satelliti che orbitano attorno alla Terra a scopo scientifico.
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.Αυτός είναι ο αριθμός των τεχνητών δορυφόρων της επιστήμης του διαστήματος γύρω από τη Γη.
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.Това са редица от нашите научни изкуствени земни спътници.
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.Це кілька наших наукових орбітальних супутників Землі.
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.Это несколько наших научных космических спутников Земли.
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.אלו מספר לווינים מדעיים המקיפים את כדור הארץ.
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.هذه مجموعة من الأقمار الباحثة في الأرض والعلم.
Bunlar bizim bilimsel uzay uydularımızın bir bölümü.軍事用 気象予報用 通信用
Bu ölçümlerin nasıl yapıldığına bakacak olursak bir takım uydular var.Aşa că modul în care se fac aceste măsurători, există un grup de sateliţi şi aici puteţi vedea.
Bu ölçümlerin nasıl yapıldığına bakacak olursak bir takım uydular var.Ces mesures ont donc été effectuées au moyen d'un ensemble de satellites, et c'est ce que vous allez voir.
Bu ölçümlerin nasıl yapıldığına bakacak olursak bir takım uydular var.Como é que estas medições foram feitas? Há um conjunto de satélites, como podem ver aqui.
Bu ölçümlerin nasıl yapıldığına bakacak olursak bir takım uydular var.Diese Messungen wurden mit einigen Satelliten gemacht, und die sehen Sie hier.
Bu ölçümlerin nasıl yapıldığına bakacak olursak bir takım uydular var.몇개의 인공위성들이 이러한 것들을 측정해 왔습니다.
Bu ölçümlerin nasıl yapıldığına bakacak olursak bir takım uydular var.Pomiarów tych dokonano dzięki serii satelitów. Pomiarów tych dokonano dzięki serii satelitów.
Bu ölçümlerin nasıl yapıldığına bakacak olursak bir takım uydular var.Tehát, hogyan is végezték ezeket a méréseket. Volt jó néhány műhold, ezeket itt láthatják.
Bu ölçümlerin nasıl yapıldığına bakacak olursak bir takım uydular var.Ο τρόπος με τον οποίο έγιναν αυτές οι μετρήσεις, είναι από μια ομάδα δορυφόρων, όπως βλέπετε.
Bu ölçümlerin nasıl yapıldığına bakacak olursak bir takım uydular var.Ето и начинът, по който тези измервания са направени: съществува група от сателити, и тук ще видите това.
Bu ölçümlerin nasıl yapıldığına bakacak olursak bir takım uydular var.Измерения были произведены при помощи набора спутников.
Bu ölçümlerin nasıl yapıldığına bakacak olursak bir takım uydular var.Отож, як робилися вимірювання, ми використовували ряд супутників, які ви можете бачити.
Bu ölçümlerin nasıl yapıldığına bakacak olursak bir takım uydular var.כך, הדרך בה המדידות נעשו, היה מערך של לוויינים, וכאן אתם רואים אותו.
Bu ölçümlerin nasıl yapıldığına bakacak olursak bir takım uydular var.فاذا الطريقة التي تمت بها التقديرات هي بمجموعة من الاقمار الصناعية، وبها نتمكن من رؤية الكون.
Bu ölçümlerin nasıl yapıldığına bakacak olursak bir takım uydular var.いくつかの人工衛星で行われました 1989年に打ち上げられたCOBE衛星を使って