Ana içeriğe geç
Sözlük

uydu ile cümle

uydu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu da uydunun Dünya’ya göre doğu batı hareketi yapmaması için zorunludur.このことは壁そのものに対して西側からは何も出来ないことを意味していた。
Fakat çağa ayak uyduran bir yapısı vardır.築造時期は中世である。
Buna bağlı olarak, 1976 yılında uluslararası denizcilik uyduları Inmarsat sistemi kurumlaştırıldı.1976年に国際移動通信衛星機構の設立を支援した。
Yayalar uydu görüntüsü拡散強調画像
Aynı zamanda hareket, şiddet içermeyen direniş yöntemlerine uyduğunu vurguladı.それは、非暴力による抵抗を表していた。
Beş yeni, küçük ve düzensiz uydu 2004 yılında duyuruldu.2002年から2003年までの間に新しく発見された5個の不規則衛星が、2004年に発表された。
Kahn’a göre Aeschines'in Aspasia’sındaki her bir bölüm yalnızca uydurma değil aynı zamanda inanılmazdır da.アイスキネスの『アスパシア』にあるどのエピソードも単なる作り事ではなく、にわかに信じがたい話であるとカーンは言っている。
Uydu toplam 24 adet Ku band transponder kapasitesine sahiptir.全ての音源が、24ビット・デジタルリマスター仕様。
Yaklaşık 50 yıl boyunca Herschel'in ekipmanları Uranüs'ün uydularının göründüğü tek teleskop olarak kaldı.その後50年近くに渡って、天王星の衛星はハーシェルが用いた観測装置以外では観測されていなかった。
Çanakkale Havaalanı Web Sitesi Çanakkale Havaalanı Uydu Görüntüsü北海道空港株式会社ウェブサイト 新千歳空港ターミナルウェブサイト
Farklı iklimlere başarılı bir şekilde ayak uydurmuş çok sayıda türleri mevcuttur.さまざまな環境に適応した多様な種が存在する。
Senin planına ayak uyduramam.あなたの計画にはついていけない。
FBI ajanları bu adamın "Mark" tarifine uyduğunu fark ettiler.FBI特務證實了這名男子符合"MARK"的特徵。
Kesin anılar, daha az kesin olanlara göre bellek uydumculuğuna daha az elverişlidirler.經常被小櫻抱怨不能乖乖聽主人的話。
1852'de Herschel'in oğlu John Herschel, o dönemde bilinen dört uyduya günümüzdeki isimlerini verdi.1852年,赫歇尔爵士的儿子约翰·赫歇尔为当时已知的这4颗卫星起了名。
Daha sonraları Herschel altıya kadar uydu ve belki de bir gezegen halkası keşfettiğini düşünmüştür.之后,赫歇尔认为自己已经发现了多达6颗卫星,还有可能发现了一个行星环。
Haritalar, dünyanın hemen hemen her şehrinde ayrıntılı bir harita veren bir Google uydu sistemidir.谷歌地图 谷歌地图提供了世界上几乎每一个城市深入准确的地图。
Ancak sonraki astronomlar bunları Galileo'nun şerefine 'Galileo uyduları' olarak adlandırdı.然而,天文学家日后将它们改名为伽利略行星以纪念它们的发现者。
Programdaki bir dizi başarısızlıktan sonra, 1 Şubat 1958'de Explorer-1 ABD'nin uzaydaki ilk uydusu oldu.結果一連串的失敗後,美國在1958年2月1日成功發射了其第一顆衛星,探险者1号上太空。
Bu olayla ilgili bilgi verici fakat muhtemelen de uydurma olan bir hikâye vardır.關於這一點,有一則有啟發性的,雖然可能是偽造的軼事。
Anıtın açılış 4 Ekim 1964 tarihinde, ilk uydunun fırlatılmasının yedinci yıldönümünde gerçekleşti.紀念碑於並於1964年10月4日落成,也就是史普尼克1號發射7周年的日子。
Ona göre bütün gerçek, tikel nesnelerden meydana gelmektedir, tümeller ise uydurma şeylerdir.」 《過去現在因果經》:「一切諸法本,因緣生無主,若能解此者,則得真實道。
1989'da, Temmuz'dan Eylül'e kadar Voyager 2 altı yeni uydu daha keşfetti.從1989年7月到9月,“旅行者2号”發現了六个新的海王星衛星。
Bu gözlemle, uydu yörüngeleri kaynaktan, yer pozisyonları, aynı zamanda diğer parametreleri elde edilebilir.卫星在轨道上测量,可以得到地面位置以及其他的参数。
Bu yüzden jeostatik uydu yörüngelerine bazen Clarke yörüngesi de denilir.所以,有时候地球静止轨道也被称为克拉克轨道 。
Jüpiter'in bilinen 67 adet doğal uydusu vardır.而木星亦擁有暫時為止最多的天然衛星共67個。
Aslında her iki çalışma da uydurmadır.但兩者亦屬二次創作。
Bu tekrar yönlendirilebilir uyduların ortalama işletim süreleri 16 ay kadardı.一篇研究顯示,手術後症狀復發的平均時間為16個月。
Düzensiz uyduların bilinen yörüngeleri aşırı çeşitlidir, fakat kesin kurallar vardır.某些惡魔正面臨刑罰,某些則將獲得開釋。
S/2004 S 13, Satürn'ün isimlendirilmemiş uydularından biridir.S/2004 S 13 是土星的一颗天然卫星。
Gezegen boyutlu olarak kendi uydu ayları tarif edilmektedir.該行星依照其質量被認為是類木行星。
Bu hızlı gelişmeye sosyal yaşam da ayak uydurmuştur.三:经济发展要保持一定速度。
Sputnik 1 uydusu uzaya gönderilen ilk uydu olmuştur.Sputnik 1号的成功发射,迈出了太空探索的第一步。
Uydu Vandenberg Hava Kuvvetleri Üssü'nden 6 Eylül 2008'de fırlatıldı.其运载火箭于2011年10月28日在范登堡空军基地发射。
Uydurma bir masal.動畫組自創故事。
Ne zaman şerefinize uydunuz sanki").因为你们怎样论断人,也必怎样被论断。
Ben hepsine uydum.各還正之。
18 Eylül günü uydu değişimi oldu.9月18日,一個熱帶擾動形成。
Bazı uydu grupları benzer renklerde gözlemlenebilir (diğer bölümlerde göreceksiniz).譬如眼識的生起,必須有「眼根」為其所依。
Google Moon Ay'ın uydu görüntülerini gösteren Google Earthin benzeri olan bir hizmettir.Google月球是一个类似与Google地图的一项显示月球卫星图像的电子地图服务。
1805: Napolyon, Alman devletlerini Ren Konfederasyonu adıyla Fransa'nın uydu devletleri olarak gruplandırdı.1806:拿破仑将德意志国家合并为法国附庸国莱茵邦联。
S/2003 J 12, Jüpiter'in doğal uydularından biri olup Güneş Sistemi'nde bilinen en küçük uydudur.S/2003 J 12是环绕木星运行的一颗卫星,是已知最小的一顆衛星。
Dizi için uydurulmuştur.固稱為圖種。
Türksat 3A uydusundan yayın yapmıştır.加尔萨因此从3A起步。
Her iki uydu da gelgit kilitlenmesiyle birbirine bağlı olduğundan Mars'a her zaman aynı yüzlerini gösterirler.火衛一及火衛二都遭到潮汐鎖定,所以它們總是以同一個面朝著火星。
BeppoSAX, İtalya-Hollanda ortak yapımı bir X ışını gökbilimi uydusuydu.BeppoSAX是一颗意大利和荷兰合作研制的X射线天文学人造衛星。
Bu uyduların şimdiki isimleri Io, Europa, Ganymede ve Callisto'dur.这些行星如今被命名为艾奥、欧罗巴、伽倪墨得斯和卡利斯托。
Bu uyduda, uzaya giden ilk hayvan olan Laika adlı köpek de bulunuyordu.其姓名来源于前苏联第一个进入太空的狗萊卡。
Güneş Sistemi'ndeki en büyük uydu olan Ganymede, Merkür'den de büyüktür.蓋尼美德是太陽系內最大的衛星,比水星還要大。
Uranüs'ün yirmi yedi bilinen doğal uydusu vardır.南宋共出现二十七名武状元。
Şarkı Uydurma dil dilinde seslendirilmiştir.譬如在唱說語言方面作大膽嘗試。
Hava radarı ve uydu teknoloji gelişimi büyük ölçüde bulutlarla ilgili çalışmayı kesinleştirmiştir.天气雷达和卫星技术的进步也使得对云进行了大量的准确研究。
Keşif uydularının birkaç ana türü vardır.主要有以下几种类型的侦查卫星 。
Plüton, 5 uyduya sahiptir.冥王星拥有5颗卫星。
Öğrenciler de kısa sürede bu sisteme ayak uydurmaktadır.与此同时他的学生在逐步接管这些工作。
İstisnai olarak, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm uydulara göre ters yönde bir yörüngeye sahiptir.從地球的北極方向觀察,太陽系所有的行星都是以逆時針方向在軌道上運行。
Alçak Dünya yörüngesi uyduları olup her 90 dakikada bir bir dünya yörüngesini tamamlamaktadırlar.该卫星部署在低地轨道上,每隔90分钟绕地球一圈。
GPS ise uydu sinyallerini esas alarak ölçüm yaptığı için herhangi bir yardımcı araca gereksinim yoktur.因为沃森并不需要估算就绪信号何时到达。
Terim, Yunanca bir kelime olan acme'den türetilerek "İnsanın en iyi çağı" olarak uyduruldu.“阿克梅”是在希腊语“άκμη (akme)”的基础上创造出来的,即“人类最好的年龄”。
Bu dans, hemen her tür müziğe uydurulabilir.因此,此音樂廳可以迎合各種形式的音樂演出。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod