Ana içeriğe geç
Sözlük

uyarma ile cümle

uyarma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onu uyarmak için gitmek zorundayız.We've got to go warn him.
Onu uyarmak için girmek zorundayız.We've got to go warn her.
Onları uyarmak için gitmeliyim.I should go warn them.
Onu uyarmak için gitmeliyim.I should go warn him.
Seni onlar hakkında uyarmadım mı?Didn't I warn you about them?
Seni onunla ilgili uyarmadım mı?Didn't I warn you about him?
Seni onun hakkında uyarmadım mı?Didn't I warn you about her?
Hiç kimse beni uyarmadı.No one warned me.
Tom ne olabileceği hakkında Mary'yi asla uyarmadı.Tom never warned Mary about what might happen.
Tom ne olabileceği hakkında beni uyarmadı.Tom didn't warn me about what might happen.
Tom bunun olabileceği konusunda beni uyarmadı.Tom didn't warn me that this might happen.
Ben sizi uyarmadım.I didn't warn you.
Sizi uyarmaya çalıştık.We tried to warn you.
Tom hepimizi uyarmaya çalıştı.Tom tried to warn us all.
O beni uyarmaya çalıştı.She tried to warn me.
Tom beni uyarmaya çalıştı.Tom tried to warn me.
Seni uyarmalıyım, bu oyuncak bağımlılık yapıcıdır.I must warn you, this toy is addictive.
Seni daha önce uyarmam gerekirdi.I should've warned you earlier.
Herkesi uyarmaya çalıştım.I tried to warn everyone.
Seni oraya gitmemen için uyarmadım mı?Didn't I warn you not to go there?
Onu içmemen için seni uyarmadım mı?Didn't I warn you not to drink that?
Sanırım bu kısmen benim hatam. Seni uyarmam gerekirdi.I suppose it's partly my fault. I should have warned you.
Tom'u uyarmayacak mısın?Aren't you going to warn Tom?
Ne olabileceği konusunda Tom'u uyarmadım.I didn't warn Tom about what might happen.
Tom Mary'yi bunu yapmaması için uyarmaya gitti.Tom went to warn Mary not to do that.
Bunun meydana gelebileceğine dair beni uyarman gerekirdi.You should've warned me this might happen.
Bunun olabileceğine dair beni uyarman gerekirdi.You should've warned me that this might happen.
Tom'u uyarmalısın.You must warn Tom.
Tom, Mary'yi uyarmalı.Tom must warn Mary.
Tom'u bir şey hakkında uyarmam gerek.I need to warn Tom about something.
Tom seni uyarmadı mı?Didn't Tom warn you?
Neden kimse bizi uyarmadı?Why didn't anybody warn us?
Gidip Tom'u uyarmam gerek.I should go and warn Tom.
Kimse bizi uyarmadı.No one warned us.
Tom'un Mary'yi uyarması gerekiyordu.Tom should've warned Mary.
Tom'u uyarmaya gitmek zorundayım.I have to go warn Tom.
Tom'u uyarmam gerek.I need to warn Tom.
Daha önce Tom'u uyarmalıydın.You should've warned Tom earlier.
Tom Mary'yi uyarmadı.Tom didn't warn Mary.
Seni uyarmaya geldim.I came to warn you.
Tom bizi uyarmadı.Tom didn't warn us.
Bart, Superboy-Prime'ın kaçış kahramanları uyarmak için geri döndü.Bart returned to warn the heroes of Superboy-Prime's escape.
O sefer on kişi Kameny ile yürümüştü ve basını niyetlerine dair hiç uyarmamıştı.Ten people marched with Kameny then, and they alerted no press to their intentions.
Giriş sinyali ve uyarma ışığı önemli derecede farklı dalga boylarına sahiptirler.The input signal and the excitation light must be at significantly different wavelengths.
Birçok hastalık, uyarma/uyarma veya inhibisyon/stimülasyon testi ile araştırılmaktadır.Many diseases are investigated through excitation/stimulation or inhibition/suppression testing.
Stark’ı uyarmaya gelen Hansen, saldırıdan Potts ile beraber sağ kurtulur.Hansen, who came to warn Stark, survives the attack with Potts.
Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız."And we are worshipers of Him.”
(Birini uyarmak için söylenir, açıklayıcı edimsellik) Defol!"Warning: you will not be warned".
CIA Başkanı George Tenet, kendisini uyarmasına rağmen istifa yaşanacaktır.He leaves it to former CIA Director George Tenet to decide if he will take responsibility.
Bu özellik, lazer uyarmalı bozukluklara karşı düşük meyilliliği garanti eder.This property ensures a low tendency for laser-induced breakdown.
Bu yüzden herkesi sağır olanlar ile dalga geçmemeleri için uyarmak istiyorum.So I want to make aware every one that don't make fun of anyone who is deaf.
Şimdi sizi uyarmak istiyorum, çarpma yaptığınızdan emin olun.Now I just want to give you a little bit of warning, make sure that you're multiplying.
Bu konuda sizi uyarmak isterim.I want to warn you about that.
Simdi, beni uyarmak için bir konumda olduğunu sanmıyorum, Sir meI don't think you are in a position to warn Sir Me, now.
Örneğin erkek bir Kur tıklatın kadın beyni uyarmakEg males will stimulate the females brain a courtship click
Sanırım bu konuda kimseyi uyarmadınız. Kimse bilmiyor.I take it you're not alerting everyone like this.
- Uyarmalıyız. - Kimi?- We're gonna have to warn...
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum.I want to warn you about what you're about to go through.
Birbirimizi uyarmak için çeşitli yöntemler kullanmaya başladık.We began using various devices to stimulate each other.
Aslında, sizi uyarmam lazım, hayal kırıklığına uğrayacaksınız.Actually, you know what, I should warn you, you're going to be disappointed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod