Şüphesiz ben, size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım."I am indeed a Herald of clear warnings to you.”
Üzerlerine bir de yağmur yağdırdık. Ne de kötüymüş uyarılanların yağmuru!And We showered a rain upon them; so what a wretched rain for those who were warned!
Uyarı/hatırlatma olacak! Biz zalimler değiliz.To advise; and We never oppress.
Üzerlerine bir de yağmur yağdırdık. Uyarılmış olanlar üzerine inen yağmur da ne kötüdür!"And We showered a rain upon them; so what a wretched rain for those who were warned!
Hiç kuşkusuz, biz seni bir tanık bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.We have indeed sent you as an observing present witness and a Herald of glad tidings and warning.
Allah buyurdu: "Huzurumda çekişmeyin! Ben size uyarıyı çok önceden göndermiştim."He will say, “Do not dispute before Me – I had already warned you of the punishment.”
O halde Allah'a kaçın/sığının! Ben size O'ndan gelmiş açıklayıcı bir uyarıcıyım.“Therefore rush towards Allah; indeed I am from Him, a clear Herald of Warning towards you.”
Âd da yalanlamıştı. Ama nasıl oldu azabım ve uyarılarım!The tribe of A’ad denied – so how did My punishment turn out, and My warnings?
De ki: "Bilgi Allah'ın katındadır. Bana gelince, ben ancak açıkça uyaran biriyim."Proclaim, “Surely Allah has its knowledge; and I am only a Herald of plain warning.”
Hiç kuşkunuz olmasın, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."I am indeed a Herald of clear warnings to you.”
Artık uyar/düşündür!Therefore advise; indeed you are a proclaimer of advice.
Çünkü sen bir uyarıcı/düşündürücüsün.(The Holy Prophet is a Remembrance from Allah.)
De ki: Mucizeler ancak Allah'ın katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.Say, “Signs are only with Allah; and I am purely a Herald of plain warning.”
Biz seni hakikaten bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.We have indeed sent you as an observing present witness and a Herald of glad tidings and warning.
O esnada (Allah) buyurur: Huzurumda çekişmeyin! Ben size daha önce uyarı göndermiştim!He will say, “Do not dispute before Me – I had already warned you of the punishment.”
O halde Allah'a koşun. Çünkü ben, size O'nun katından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.“Therefore rush towards Allah; indeed I am from Him, a clear Herald of Warning towards you.”
De ki: O bilgi, ancak Allah'a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.Proclaim, “Surely Allah has its knowledge; and I am only a Herald of plain warning.”
Onların üzerlerine öyle bir yağmur indirdik ki, ne kötü idi uyarılanların yağmuru!And We showered a rain upon them; so what a wretched rain for those who were warned!
Cevaben de ki: "Mucizeler ancak Allah'ın katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım."Say, “Signs are only with Allah; and I am purely a Herald of plain warning.”
Biz seni hem bir şahit, hem bir müjdeci, hem bir uyarıcı olarak gönderdik.We have indeed sent you as an observing present witness and a Herald of glad tidings and warning.
Allah buyurur ki: "Huzurumda çekişmeyin! Ben size daha önce uyarıcı göndermiştim."He will say, “Do not dispute before Me – I had already warned you of the punishment.”
De ki: "(O'na ait) bilgi, Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."Proclaim, “Surely Allah has its knowledge; and I am only a Herald of plain warning.”
Gerçekten ben size açık bir uyarıcıyım".I am indeed a Herald of clear warnings to you.”
Bu, bir öğüt ve uyarıdır. Artık isteyen, Rabbine varan yolu tutar.This is indeed an advice; so whoever wishes may take the path towards his Lord.
Ayağa kalk ve insanları uyar. Rabbinin büyüklüğünü an.O the Cloaked One!
Halkının ileri gelen inkarcıları, "Şuayb'a uyarsanız kaybedenlerden olursunuz," dediler.And the disbelieving leaders of his people said, “If you obey Shuaib, you will indeed be in a loss.”
Halbuki sen onlardan herhangi bir ücret te istemiyorsun. Bu, sadece halka bir uyarıdır.You do not ask them any fee in return for it; this is not but an advice to the entire world.
Üzerlerine bir çeşit yağmur yağdırdık; uyarılanların yağmuru ne felaketli bir yağmurdur.And We showered a rain upon them; so what a wretched rain for those who were warned!
Onların üzerine bir çeşit yağmur yağdırdık. Uyarılmış bulunanların yağmuru ne de kötü idi.And We showered a rain upon them; so what a wretched rain for those who were warned!
De ki, "Mucizeler ALLAH'ın katındadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."Say, “Signs are only with Allah; and I am purely a Herald of plain warning.”
O da der ki, "Huzurumda cekişmeyin. Size daha önceden uyarı göndermiştim."He will say, “Do not dispute before Me – I had already warned you of the punishment.”
Öyleyse ALLAH'a kaçınız. Ben, O'nun tarafından size gönderilmiş bir uyarıcıyım.“Therefore rush towards Allah; indeed I am from Him, a clear Herald of Warning towards you.”
Ad da yalanladı. Cezalandırmam ve uyarılarım nasılmış!The tribe of A’ad denied – so how did My punishment turn out, and My warnings?
De ki, "Bu bilgi ALLAH'ın katındadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."Proclaim, “Surely Allah has its knowledge; and I am only a Herald of plain warning.”
Bu Kur'an bana vahyolundu ki, onunla sizi ve ulaştığı herkesi uyarayım.Do you indeed testify that there are other gods with God?'
De ki: "Ben ancak bir uyarıcıyım.Say: 'I am only a warner.
Onlar ki, sözü dinlerler ve onun en güzeline uyarlar.who give ear to the Word and follow the fairest of it.
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak (gönderilmiştir). Fakat çokları yüz çevirmiştir; onlar işitmezler.good tidings to bear, and warning, but most of them have turned away, and do not give ear.
Ey inanmış olan, sağduyu sahipleri, Allah'tan korkun, Allah size bir uyarı indirdi.So fear God, O men possessed of minds! Believers, God has sent down to you, for a remembrance,
De ki: "Ben, yalnızca bir uyarıcıyım.Say: 'I am only a warner.
Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar.who give ear to the Word and follow the fairest of it.
Bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak. Ama çoğu yüz çevirdiler.good tidings to bear, and warning, but most of them have turned away, and do not give ear.
Allah ile beraber başka bir İlah(ı ortak) kılmayın. Gerçekten sizi, O'ndan yana açıkça uyarıyorum.And set not up with God another god; I am a clear warner from Him to you.
Diri olan kimseyi uyarsın ve verilen söz de inkarcıların aleyhine çıksın.that he may warn whosoever is living, and that the Word may be realized against the unbelievers.
De ki: "Ben sadece bir uyarıcıyım.Say: 'I am only a warner.
Size ben bir meleğim de demiyorum. Yalnız bana vahyedilene uyarım ben!"And I say not to you, "I am an angel"; I only follow what is revealed to me.
Sizi biz, öğüt alanın öğüt alacağı bir süre ömürlendirmedik mi? Uyarıcı da geldi size.'What, did We not give you long life, enough to remember in for him who would remember?
Diri olanı uyarsın ve gerçeği örten nankörler/inkârcılar aleyhine söz hak olsun diye indirilmiştir.that he may warn whosoever is living, and that the Word may be realized against the unbelievers.
De ki: "Ben, sadece bir uyarıcıyım.Say: 'I am only a warner.
Onlar ki, sözü dinler de onun en güzeline uyarlar.who give ear to the Word and follow the fairest of it.
Muştulayıcı ve uyarıcı olarak. Onların pek çoğu yüz çevirdi; kulak verip dinlemezler onlar.good tidings to bear, and warning, but most of them have turned away, and do not give ear.
Bana vahyedilenden başkasına da uymam! Ve ben, açıkça uyaran bir elçiden başkası da değilim."I only follow what is revealed to me; I am only a clear warner.'
Allah'ın yanına başka bir ilah koymayın! Ben size O'ndan gelmiş açıklayıcı bir uyarıcıyım.And set not up with God another god; I am a clear warner from Him to you.
Size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyarım.And I say not to you, "I am an angel"; I only follow what is revealed to me.
Düşünmediler mi ki, arkadaşlarında (Muhammed'de) delilik yoktur? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.Have they not reflected? No madness is in their comrade; he is naught but a plain warner.
Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi?'What, did We not give you long life, enough to remember in for him who would remember?
Diri olanları uyarsın ve kafirler cezayı hak etsinler diye.that he may warn whosoever is living, and that the Word may be realized against the unbelievers.
(Resulüm!) De ki: Ben sadece bir uyarıcıyım.Say: 'I am only a warner.
O kullarımı ki, onlar sözü dinlerler, sonra da en güzeline uyarlar.who give ear to the Word and follow the fairest of it.
Bu kitap müjdeleyici ve uyarıcıdır. Fakat onların çoğu yüz çevirdi.good tidings to bear, and warning, but most of them have turned away, and do not give ear.