Öğretmenim onu tekrar yapmamam için beni uyardı.My teacher warned me not to do it again.
Öğretmen okula geç kalmamam için beni uyardı.The teacher warned me not to be late for school.
Öğretmenimiz tekrar geç kalmaması için onu uyardı.Our teacher warned him not to be late again.
İyi bir vatandaş yasalara uyar.A good citizen obeys the laws.
Onu geç kalmaya karşı uyardım.I cautioned him against being late.
Onun uyarısına hiç dikkat edilmedi.No attention was paid to his warning.
Uyarımıza aldırmadı.He took no notice of our warning.
O bana her zaman alaycı uyarılar yapar.He always makes cynical remarks to me.
Kız kardeşini o adam hakkında uyardı.He warned his sister about that man.
O, bizi konuşmayı kesmemiz için uyardı.He warned us to cease talking.
O, hikayeyi çocuklar için uyarladı.He adapted the story for children.
O, kitapta birkaç uyarı yaptı.He made a few remarks on the book.
O fiyat değişikliği konusunda bir uyarı koydu.He put up a notice about the change in price.
O, bizi odaya girmememiz için uyardı.He warned us not to enter the room.
O bir uyarı ile indi.He got off with a warning.
O, asla ebeveynlerinin beklentilerine uyarak yaşamayacaktır.He will never live up to his parent's expectations.
O, çocukları sokakta oynamaya karşı uyardı.He warned the children against playing in the street.
O, tehlike ile ilgili uyardı.He warned me of the danger.
O beni başarısız olacağım konusunda uyardı.He warned me that I would fail.
Uyarımı dikkate almadı.He paid no attention to my warning.
O, uyarıma dikkat etti.He paid attention to my warning.
Kendini yeni çevresine uyarlamaya çalıştı.He tried to adapt himself to his new surroundings.
O oğlunu tembel olduğu için uyardı.He admonished his son for being lazy.
Diğer öğrencilere uyarı olsun diye o cezalandırıldı.He was punished as a warning to other students.
Okula tekrar geç kalmaması için uyarıldı.He was warned not to be late for school again.
O gürültülü oldukları için onları uyardı.He admonished them for being noisy.
Onu dikkatli araba sürmesi için uyardı.He urged her to drive carefully.
Babasının beklentilerine uyarak yaşayacak.He will live up to his father's expectations.
O beni benim sağlığıma karşı dikkatsiz olmama karşı uyarıda bulundu.He cautioned me against being careless of my health.
O, uyarmadan ayrıldı.He quit without notice.
Uyarısız kovuldu.He was dismissed without notice.
Onlar beni uyarıncaya kadar tehlikenin farkında değildim.I was not aware of the danger until they warned me.
Uyarıya dikkat etmediler.They gave no heed to the warning.
Onlar tsunami ile ilgili uyarılmadılar.They weren't warned of the tidal wave.
Onun uyarısına kulak vermeliydin.You should have paid attention to her warning.
Onun yeni şapkası ona uyar.Her new hat becomes her.
Onun iyi bir vücut yapısı olduğu için ne giyse ona uyar.Because she has a good figure, whatever she wears suits her.
O onun kötü sürüşü hakkındaki uyarılarına içerledi.She resented his remarks about her poor driving.
O, çocukları caddede oyun oynamaya karşı uyardı.She warned the children against playing in the street.
O bütün uyarılarımı göz ardı etti.She ignored all my warnings.
O, onu yalnız gitmemesi için uyardı.She warned him not to go alone.
Yarına sana uyar mı?How about tomorrow?
Onun geldiğine dair herhangi bir uyarı almadım.I haven't received any notice that she's coming.
Bana uyar.It's fine with me.
Geç kalmaması için onu uyardım.I warned him not to be late.
Ona yaklaşmaman konusunda seni uyarmıştım, değil mi?I warned you not to get near him, didn't I?
Bu ceket sana mükemmel uyar.This coat fits you perfectly.
Radyo bir sel riski olduğu hususunda bizi uyarmıştı.The radio had warned us that there was a risk of flooding.
Şapka iyi uyar mı?Does the hat fit well?
Çocukları, sokakta oynamamaları için uyardı.She warned the children not to play on the street.
23 size daha iyi uyar.The 23 fits you better.
Bu giysiler size uyar.These clothes suit you.
Doktor sigaraya karşı onu uyardı.The doctor warned him against smoking.
İşaret insanları park etmemesi için uyarıyordu.The sign warned people not to park.
Hangi ayakkabılar iyi uyar?What shoes fit well?
Doktor, içkiden uzak durmam için uyardı.The doctor warned me to stay away from booze.
Uyarı: desteklenmeyen karakterler '_' karakterini kullanarak gösterilir.Warning: unsupported characters are displayed using the '_' character.
Uyarı: desteklenmeyen karakterler '_' karakteri kullanarak gösterilir.Warning: unsupported characters are displayed using the '_' character.
O, şiddete karşı uyardı.He warned against violence.
Onu uyardım ama uyarıyı görmezden geldi.I warned him, but he ignored the warning.