Ana içeriğe geç
Sözlük

uyarır ile cümle

uyarır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Lou, şef Wiggum'un baş yardımcısıdır ve çoğunlukla Wiggum'un hatalarına dikkat çeker ve onu uyarır.Il est l'acolyte du Chef Wiggum et pointe régulièrement ses erreurs.
Lastikteki hava basıncı izleyicisi basınç kaybını algılar ve sürücüyü uyarır.Dans le cas du pneu, un détecteur surveille la perte de pression d'air et avertit le conducteur.
Ayten, gelmemesi için uyarır.Maud intervient pour qu'il n'ait pas lieu.
Bir daha yoluna çıkmaması için uyarır.Il se jure de ne plus jamais redescendre.
David'in hâlâ aktif olan kafası Shaw'ı Mühendis'in hayatta olduğunu ve onun için geldiği hakkında uyarır.David advierte a Shaw por intercomunicador que el Ingeniero sobrevivió al impacto y se dirige hacia ella.
Lastikteki hava basıncı izleyicisi basınç kaybını algılar ve sürücüyü uyarır.En el caso del neumático, una presión de aire monitor detecta la pérdida de presión y notifica al conductor.
Dawn, Spike'ı ablasına bir daha dokunursa ateşler içinde uyanacağı konusunda uyarır.Spike le advierte a Tom que si lo vuelven a despertar lo despellejaría vivo.
Anjiyotensin II aynı zamanda adrenal korteksten aldosteron hormonunun salınımını uyarır.Las angiotensinas también estimulan la liberación de aldosterona, otra hormona, de la corteza adrenal.
Komşuları olan ihtiyar, kendisini bu konuda uyarır.Un vecino la escuchó llorando.
Büyüme hücrelerini uyarır.«La expansión de los Celtas».
Bir daha yoluna çıkmaması için uyarır.Giura che non lo farà più.
Anjiyotensin II aynı zamanda adrenal korteksten aldosteron hormonunun salınımını uyarır.L'angiotensina II stimola anche la secrezione dell'ormone aldosterone dalla corteccia surrenale.
O, kuraklık sonunda Mowgli'yi öldüreceğine dair uyarır.Alla fine viene ucciso in combattimento da Mowgli.
GA, bitkilerin büyük bir kısmında çiçeklenmeyi uyarır.Il nettare è bottinato sui fiori di moltissime piante.
Bu bezlerin hormon üretimini uyarırlar.Hanno inoltre la funzione di produrre ormoni.
Ardından kızkardeşini uyarır ve "Kraliçelerini öldürmek isteyen milyonları yönetmenin zor olduğunu" söyler.Он напоминает сестре, что «трудно править миллионами людей, жаждущих смерти королевы».
Telefonu kapatınca Michael onu uyarır.Закрыв дверь, Александр позвонил матери.
Elleri ve ayakları ahşaptan olan balıkçı Seamus, Peter'ı balık konusunda uyarır.От этого Питера отговаривает Шамус, рыбак с деревянными ногами и руками, но Питер настроен решительно.
Ayrılıkçı hareket hakkında onları uyarır fakat bu sırada yakalanarak esir alınır.Она встречает этих двух человек, но сама попадает в плен.
Hansel'i isini yapmasını devama etmesi için uyarır.Об этом я убедительно прошу донести Сталину.
Büyüme hücrelerini uyarır.تتحكم في نمو الخلية.
Bir elektrik şoku bu sistemi uyarır ve kaslar kasılmasına neden olur.تخفز الصدمة الكهربائية هذا النظام، وتتسبب في تقلص العضلات.
Ardından kızkardeşini uyarır ve "Kraliçelerini öldürmek isteyen milyonları yönetmenin zor olduğunu" söyler.Ele avisa sua irmã que "será difícil governar os milhões que querem a Rainha morta".
Tutsak Sıfır gitmeden önce Doktor'u "Sessizlik, Doktor ... sessizlik yayılacak." diyerek uyarır.Antes de ser transportado, o Prisioneiro Zero avisa ao Doutor que "o silêncio cairá".
Charlie, Hurley’e "neden bu adama bunları söylüyorsun" anlamında uyarır bir şekilde bakar.Charlie fica repetindo para Hurley que "eles precisam dele."
Komşuları olan ihtiyar, kendisini bu konuda uyarır.O que faz com que seus eleitores lembrem dele.
Oyunda Black Mesa Kazasına müdahale etmeye gelen komandoları uyarır.De groep bindt de strijd aan met de Black Moon Clan.
Anjiyotensin II aynı zamanda adrenal korteksten aldosteron hormonunun salınımını uyarır.Angiotensine II induceert ook de productie van aldosteron.
Lou, şef Wiggum'un baş yardımcısıdır ve çoğunlukla Wiggum'un hatalarına dikkat çeker ve onu uyarır.Lou is een groot deel van zijn tijd bezig met het corrigeren van Chef Wiggum.
Askerleri bir tuzak veya düşmana karşı uyarır.De speler en een tegenstander bewegen om beurten hun troepen of vallen aan.
David'in hâlâ aktif olan kafası Shaw'ı Mühendis'in hayatta olduğunu ve onun için geldiği hakkında uyarır.Wciąż sprawna głowa Davida, ostrzega Shaw, że Inżynier przeżył i zmierza ku niej.
Hücre bölünmesini uyarır.Rozmnażanie przez podział komórki.
Büyüme hücrelerini uyarır.Prowadził badania nad mechanizmami wzrostu komórek.
Anjiyotensin II aynı zamanda adrenal korteksten aldosteron hormonunun salınımını uyarır.Angiotensin stimulerar även sekretion av hormonet aldosteron från binjurebarken.
Tehlike anında timsahları çığlıklarıyla uyarırlar.Про небезпеку Marmotini попереджають своїх співплемінників криками.
Albay onlara ne ile karşı karşıya olduklarını söyler ve uyarır, ama Şerif onu dinlemez.Капітан намагається повідомити та переконати керівництво, однак у нього це не виходить.
Askerleri bir tuzak veya düşmana karşı uyarır.Призначення їх — висміяти суперника чи ворога.
Sunita bağırarak yurttaki herkes uyarır.O ztroskotání Durandy se dozví všichni obyvatelé Guernsey.
Askerleri bir tuzak veya düşmana karşı uyarır.V tom se mu snaží zabránit nepřátelé a pasti.
Nikotin ve muskarin, asetilkolin reseptörlerini güçlü şekilde uyarırlar.Nepřímo stimuluje nikotinové a muskarinové receptory.
David'in hâlâ aktif olan kafası Shaw'ı Mühendis'in hayatta olduğunu ve onun için geldiği hakkında uyarır.David o avertizează pe Shaw că „inginerul” a supraviețuit accidentului și vine după ea.
Yaşlı kadın onu uyarır ve güzellik iç ziyade dış olduğunu söylüyor.Altul din panegiriștii săi declară că frumusețea ei era mai curând interioară.
Yolunun tehlikeli olduğu konusunda Katarn'ı uyarır .ÉS figyelmezteti Clarkot, hogy Kara veszélyes.
Bir daha yoluna çıkmaması için uyarır.Attól félt, hogy többé nem tud útnak indulni.
Bu konuda hiç konuşmamış olmasına rağmen, Walt kapağı açmaması için Locke'u uyarır.Anélkül, hogy bármi tudomása is volna a "bunker"-ről, Walt arra kéri Locke-ot, ne nyissa ki.
Büyüme hücrelerini uyarır.Néhány tápanyag korlátozza sejtjeik növekedését.
Hücre bölünmesini uyarır.A konvolúció kisimítja az eloszlásfüggvényt.
Tehlike anında timsahları çığlıklarıyla uyarırlar.A hímek rekedt kiáltásokkal hívják fel a tojók figyelmét.
Ayten, gelmemesi için uyarır.Hannes soittaa sitten ilmoittaakseen ettei tule enää paikalle.
Hücre bölünmesini uyarır.Näin solujen jakaantuminen estyy.
Price ikisini de uyarır fakat artık çok geçtir.Verhiö on kaksilehtinen, mutta verholehdet putoavat varhain.
Telefonu kapatınca Michael onu uyarır.Puhelun loputtua Michael huomasi Waltin seisovan vieressään.
Doktor, Bayan Foster'ı güvenliği için uyarır.Franklin vastaa laitoksen turvatoimista.
GA, bitkilerin büyük bir kısmında çiçeklenmeyi uyarır.Στα φυτά αποτελεί μέρος του άνθους.
Oyunda Black Mesa Kazasına müdahale etmeye gelen komandoları uyarır.Spilleren bliver indsat umiddelbart før ulykken på Black Mesa indtræffer.
David'in hâlâ aktif olan kafası Shaw'ı Mühendis'in hayatta olduğunu ve onun için geldiği hakkında uyarır.David som stadig er ”aktiv” forklarer Shaw at Ingeniørens intention er at sprede den mørke væske over jorden.
Ama Tom ve Jerry'nin kovalamcası üzerine onları uyarır.Det er klart en parodi på Tom og Jerry.
Bir daha yoluna çıkmaması için uyarır.Og de vil sørge for, at hun aldrig forlader stedet igen.
Yaşlı kadın onu uyarır ve güzellik iç ziyade dış olduğunu söylüyor.Hun råder prinsen til å ikke se på det ytre, siden skjønnhet kommer innenfra.
Michael, John'ı bir daha oğluna yaklaşmaması gerektiğini söyler ve onu uyarır.Mimi truet med aldri å snakke med John igjen om så skjedde.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod