Tom uyanmadan hemen önce uyandım.I woke up just before Tom did.
Tom hâlâ uyanmadı.Tom still hasn't woken up.
Tom'un uyanmasını beklemek zorundaydım.I had to wait for Tom to wake up.
Uyanma vakti olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think it's time to get up?
Tom henüz uyanmadı.Tom hasn't woken up yet.
Telefona uyanmam genelde.The phone doesn't usually wake me up.
Karakteristik olarak, kişi çok erken uyanmakta ve uykuya geri dönememektedir.In the typical pattern, a person wakes very early and cannot get back to sleep.
Konuşmaları sırasında Carol Peletier (Melissa McBride), uyanmaya başlar.During their conversation, Carol Peletier (Melissa McBride) begins to wake up.
Bu, uyanma görüleri ve uyuyamama hastalığı ile Gözlemci'yi lanetler.This curses the Watcher with waking visions and an inability to sleep.
Bunlar tam uyuma veya uyanma esnasında oluşurlar.Both are currently either extinct or dormant.
Ancak, Doktor gerçekten uyanmadıklarını anlar.The doctors say she probably never will awaken.
Uyanma vakti." diye seslenir.The day when I woke up."
Ayakkabı ile uyumak, baş ağrısı ile uyanmakla yakın pozitif korelasyon gösterir.Example 1 Sleeping with one's shoes on is strongly correlated with waking up with a headache.
Gılgamış, bunu yapmayı beceremez ve uyanmadan yedi gün uyuya kalır.Gilgamesh fails to do this and falls asleep for seven days without waking.
Bu mektup Ferdindand’ın eline geçer ve kıskançlık gibi kindar duygular uyanmaya başlar.This letter is leaked to Ferdinand and deliberately evokes jealousy and vengeful despair in him.
Clara hâlâ uyanmamak için direnir.Clara wakes up to find herself back home.
Sıradan rüyalar tam uyuma veya uyanma esnasında oluşurlar.Sleep paralysis and vivid dreams can occur while falling asleep or waking up.
Buda: Buda; uyanmak, kavramak, bilinçlenmek anlamındadır.Inner knowing: consciousness, creativity, insight, and intuition.
Uyanmadan önce biraz daha uzun görürdüm.I should have dreamed a bit longer before waking up.
Uyanmak için burdasınız.You are here to wake up.
Hadi yaa, enayi uyanmadan...Let's go before the chump realizes.
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.But the conditions for compassion to be activated, to be aroused, are particular conditions.
Bence şimdi uyanman senin için daha hayırlı olur.I think it would be smart to wake up right now.
O birinin nelerle uđraţtýđýný bir bilsen... ...inan onunla uyanmak istemezsin.I am thinking that it was real, but it wasn't
Ne olduğunu hala uyanma uyku!Still-waking sleep, that is not what it is!--
Eyvah, eyvah, ben, yani erken uyanma gibi değil - ne iğrenç kokuları,Alack, alack, is it not like that I, So early waking,--what with loathsome smells,
Uyanmak gerekir onu .-- Bayan, bayan, bayanI needs must wake her.--Madam, madam, madam!--
Ben ihtiyaçlarını uyanmak gerekir .-- lady! lady! lady!I must needs wake you.--lady! lady! lady!--
O uyanmasın!He's not to wake up now!
Sonra, uyanma olur, bilinç filizlenir.Then, waking happens, consciousness sprouts.
Bu rüyadan uyanmalısın.So this dream you have to wake up.
Kendi kutsallığına uyanmalısın.You have to wake up to your divinity.
İşte bu rüyadan uyanmalısın.So this dream you have to wake up.
Gördüğünü kabul eden birine benziyorsun çünkü... uyanmak için bekliyorsun.You have the look of a man who accepts what he sees because he is expecting to wake up.
Uyanmanın ve kendine gelmenin zamanı geldi.It's time to wake up and smell the coffee.
İşte bu, 1980lerde büyük bir uyanma çağrısıydı.So that was a big wake-up call in the 1980's.
Bu an otomatik düşünme yolundan uyanma vaktinizdir.That's the moment when you have to wake up from the automatic way of thinking.
Dünya ne zaman uyumaya başladı ve şu an uyanmakta mı?When did the world go to sleep, and is it waking up?
Uykudan uyanmak çok büyük cesaret ister, çünkü uykuya çok yatırım yaptık.It needs tremendous courage to come out of sleep, because we have so much invested in sleep.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.When you get up, the night and day is a contradiction.
Aklınızda hemen bir şeyler uyanmalı! -You should immediately have an intuition-- what happens when you squeeze a balloon?
Eğer bir şifaya ihtiyaç varsa, o şifa uyanmak olacaktır.If there is a healing to be made, the healing will be to wake up.
Olmadığımız şey olduğumuz düşüncesi uykusundan uyanmak.To wake up from the sleep of thinking we are what we are not.
Uyanmaya hazır olduğunuzda, uyanacaksınız.And when you're ready to wake up, you're going to wake up.
Ama ciddi olmasanız da samimi olduğunuzu düşündüğümden uyanmaya hazırsınız diyebilirim.But I assume that you are maybe not serious, but sincere, that you are ready to wake up.
Bu, uzun bir rüyadan uyanmak gibiydi.It was like awakening from a long dream.
Ama bu uyanma değil.But that's not awakening.
Yoktur -- cazibe varolan bir şey değildir -- Sabah çekici bir şekilde uyanmazsınız.It's not -- glamour is not something -- you don't wake up in the morning glamorous.
Ben senin saatin olurum... ...ben seni kaldýrýrým... ...ama uyanmamak yok.I can be your alarm clock. I can wake you up But you will wake up.
- Pantolonunu çýkartalým mý? - Yok, uyanmasýn ţimdi.Should we take his pants off?
Sekerinska, raporun son uyanma çağrısı olarak görülmesi gerektiğini belirtti.The report should be seen as the final wake-up call, she said.
Çevredeki doğa da uyanmaya başlar: kuşlar ve hayvanlar gelir.The surrounding nature also begins to wake up: the birds and animals arrive.
Ego çok fazla çalıştığında, çoğu zaman sıfırlamanın tek yolu uyanmaktır.When the ego has been overworked, often the only way it can reset is when one wakes up.
Başarılı olur ve asla uyanmadığı katatonik bir durumda bulunur.He succeeds and is found in a catatonic state from which he never awakens.[28]
Çoğu durumda, bu teller hasta uyanmadan önce serbest bırakılır.In most cases, these wires are released before the patient wakes up.
Ölü olduğunu sanıp üzüntüyle onu öper ve uyanmasına neden olur.Saddened by her apparent death, he kisses her, causing her to awaken.
Uyanma vakti.Es ist an der Zeit, aufzuwachen.
Rüyalarını gerçekleştirmek için kesinlikle bir şey yapmak gerekir: Uyanmak!Um seine Träume zu verwirklichen, muss man auf jeden Fall eins tun: Aufwachen!
Harika bir rüya gördüğünde, ondan uyanmak istemezsin.Wenn du einen wunderschönen Traum hast, willst du gar nicht daraus erwachen.
Gılgamış, bunu yapmayı beceremez ve uyanmadan yedi gün uyuya kalır.Schliefe sie jedoch, könne sie nachts nicht schlafen und wäre morgens unausgeschlafen.