uyandır ile cümle

uyandır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Merak uyandırıyor mu?¿provocará curiosidad?
Merak uyandırıyor mu?Rozbudza ciekawość?
Merak uyandırıyor mu?"Tem um sentido de maravilha?"
Merak uyandırıyor mu?Wekt het nieuwsgierigheid op?
Merak uyandırıyor mu?Και προκαλεί περιέργεια;
Merak uyandırıyor mu?Вызовет ли эта работа любопытство?
Merak uyandırıyor mu?האם זה מעורר סקרנות?
Merak uyandırıyor mu?وهل تثير الفضول؟
Merak uyandırıyor mu?ところでこれは科学的な図です
- Merhaba bebeğim. Uyandırdım mı? - Yok, hayır, uyumak üzereydim.Hoi schat, bel ik je wakker?
- Merhaba bebeğim. Uyandırdım mı?مرحباً عزيزتي ؟ هل أيقظتك؟
Merhaba Marzieh, seni uyandırdım mı?Hola Marzié, ¿te he despertado?
Miting mi? Prenses katılırsa, büyük yankı uyandırır.Αν η Πριγκίπισσα παίξει το ρόλο της κόρης των λουλουδιών, τότε η απήχηση θα είναι αρκετά μεγάλη.
Miting mi? Prenses katılırsa, büyük yankı uyandırır.لو اصبحت الاميرة ممثل الحزب فسيكون له ثأتير كبير
Mohammed, onları uyandırmaya çalışıyor.모하마드 그들을 깨워 려 고 합니다.
Mohammed, onları uyandırmaya çalışıyor.محمد يحاول إيقاظهم.
MRI ile görüntülenirken uyuyan denekler uyandırılıp ne gördükleri sorulduğunda ne gördükleri soruldu.الأشخاص تحت الدراسة ينامون أثناء قيام جهاز تصوير الرنين المغناطيسي الوظيفي و إيقاظهم في وسط حلمهم
Neden uyuyan birini uyandırıyorsun?De ce m-ai trezit din somn?
Neden uyuyan birini uyandırıyorsun?Dlaczego budzisz kogoś, kto śpi?
Neden uyuyan birini uyandırıyorsun?Mengapa kamu membangunkan orang yang sudah tertidur.
Neden uyuyan birini uyandırıyorsun?Perchè hai svegliato qualcuno che era addormentato?
Neden uyuyan birini uyandırıyorsun?Pourquoi as-tu réveillé quelqu'un qui dormait ?
Neden uyuyan birini uyandırıyorsun?Warum hast du jemanden aufgeweckt <br />der geschlafen hat?
Neden uyuyan birini uyandırıyorsun?Γιατί ξυπνάς κάποιον που κοιμάται;
Neden uyuyan birini uyandırıyorsun?И зачем ты разбудила меня?
Neden uyuyan birini uyandırıyorsun?لما قمت بايقاظ شخص نائم ؟
Neyse ki, rahatlama tepkinizi uyandırmak için klinik testlerin parçası olmanıza gerek yok.Din fericire, nu trebuie să participi într-un studiu clinic ca să activezi răspunsul de relaxare.
Neyse ki, rahatlama tepkinizi uyandırmak için klinik testlerin parçası olmanıza gerek yok.Na szczęście nie trzeba brać udziału w badaniach klinicznych, żeby uruchomić reakcje relaksacyjne.
Neyse ki, rahatlama tepkinizi uyandırmak için klinik testlerin parçası olmanıza gerek yok.Por fortuna no tienen que estar en pruebas clínicas para encender sus respuestas de relajación.
Neyse ki, rahatlama tepkinizi uyandırmak için klinik testlerin parçası olmanıza gerek yok.Ευτυχώς όμως δεν χρειάζεται να βρίσκεστε σε κλινική δοκιμή για να ενεργοποιήσετε τις αντιδράσεις χαλάρωσης.
Neyse ki, rahatlama tepkinizi uyandırmak için klinik testlerin parçası olmanıza gerek yok.К счастью, вам не надо участвовать в клинических испытаниях, чтобы включить процесс релаксации.
Neyse ki, rahatlama tepkinizi uyandırmak için klinik testlerin parçası olmanıza gerek yok.למרבה המזל, אתם לא צריכים להיות בניסוי קליני בכדי להפעיל את מנגנוני ההרפיה שלכם.
Ne zaman ki dizüstü bilgisayarımı açsam, bana işteymişim hissi uyandırıyor.제가 노트북을 열 때는 항상 일하는 것처럼 느껴집니다.
Ne zaman ki dizüstü bilgisayarımı açsam, bana işteymişim hissi uyandırıyor.Sempre que puxo do meu portátil parece-me ser trabalho.
Ne zaman ki dizüstü bilgisayarımı açsam, bana işteymişim hissi uyandırıyor.Когда я вытаскиваю свой ноутбук, то чувствую себя как бы за работой.
Ne zaman ki dizüstü bilgisayarımı açsam, bana işteymişim hissi uyandırıyor.Коли я витягаю свій ноутбук, то почуваюся як на роботі.
Ne zaman ki dizüstü bilgisayarımı açsam, bana işteymişim hissi uyandırıyor.בכל פעם שאני פותח את המחשב הנייד שלי זה תמיד מרגיש כמו עבודה.
Ne zaman ki dizüstü bilgisayarımı açsam, bana işteymişim hissi uyandırıyor.كلما سحبت جهازي لأقرأ فإنه يعطي شعوراً أنني في العمل
Ne zaman ki dizüstü bilgisayarımı açsam, bana işteymişim hissi uyandırıyor.だからキンドル(電子ブックリーダー)はすごいと思います
Not: kaygılar uyandırabilir.46) päästöt käsitellyssä jätevedessä. Vaikka
Not: kaygılar uyandırabilir.Poznámka:
Not: kaygılar uyandırabilir.Poznámka: Zahrnuty byly pouze země s údaji za téměř všechna období, počet zemí je uveden v závorce.
Not: kaygılar uyandırabilir.Regionale Prozentsätze sind nach der Landesbevölkerung gewichtet.
Not: kaygılar uyandırabilir.Uwaga: wydzielania wewnętrznego (
Not: kaygılar uyandırabilir.Vključene so bile le države, ki imajo podatke za vsa obdobja v celoti, število držav je podano v oklepajih.
Not: kaygılar uyandırabilir.Първично пречистване
Öğrenciler gidip Onu uyandırarak, ‹‹Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceğiz!›› dediler.Allora, accostatisi a lui, lo svegliarono dicendo: «Salvaci, Signore, siamo perduti!»
Öğrenciler gidip Onu uyandırarak, ‹‹Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceğiz!›› dediler.A přistoupivše učedlníci jeho, zbudili jej, řkouce: Pane, zachovej nás, hynemeť.
Öğrenciler gidip Onu uyandırarak, ‹‹Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceğiz!›› dediler.A pristúpiac jeho učeníci zobudili ho a hovorili: Pane, zachráň nás, hynieme!
Öğrenciler gidip Onu uyandırarak, ‹‹Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceğiz!›› dediler.A przystąpiwszy uczniowie jego, obudzili go, mówiąc: Panie! ratuj nas, giniemy.
Öğrenciler gidip Onu uyandırarak, ‹‹Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceğiz!›› dediler.Các môn đồ đến gần, đánh thức Ngài, mà thưa rằng: Lạy Chúa, xin cứu chúng tôi với, chúng tôi hầu chết!
Öğrenciler gidip Onu uyandırarak, ‹‹Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceğiz!›› dediler.Các môn_đồ đến gần , đánh_thức Ngài , mà thưa rằng : Lạy_Chúa , xin cứu chúng_tôi với , chúng_tôi hầu chết !
Öğrenciler gidip Onu uyandırarak, ‹‹Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceğiz!›› dediler.Da gikk disiplene til ham og vekket ham og sa: Herre, frels! vi går under.
Öğrenciler gidip Onu uyandırarak, ‹‹Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceğiz!›› dediler.Då gingo de fram och väckte honom och sade: »Herre, hjälp oss; vi förgås.»
Öğrenciler gidip Onu uyandırarak, ‹‹Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceğiz!›› dediler.De discipelen werden zc bang, dat zij Hem wakker maakten. "Here", schreeuwden ze. "Red ons! Wij vergaan!"
Öğrenciler gidip Onu uyandırarak, ‹‹Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceğiz!›› dediler.És az õ tanítványai hozzámenvén, felkölték õt, mondván: Uram, ments meg minket; mert elveszünk.
Öğrenciler gidip Onu uyandırarak, ‹‹Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceğiz!›› dediler.In pristopijo učenci ter ga zbudé, govoreč: Gospod, otmi nas, pogibljemo!
Öğrenciler gidip Onu uyandırarak, ‹‹Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceğiz!›› dediler.그 제자들이 나아와 깨우며 가로되 주여 구원하소서 우리가 죽겠나이다
Öğrenciler gidip Onu uyandırarak, ‹‹Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceğiz!›› dediler.Les disciples s`étant approchés le réveillèrent, et dirent: Seigneur, sauve-nous, nous périssons!
Öğrenciler gidip Onu uyandırarak, ‹‹Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceğiz!›› dediler.Maka pengikut-pengikut-Nya pergi kepada-Nya dan membangunkan Dia. "Pak! Tolong! Kita celaka!" seru mereka

İlgili Sayfalar