uyandır ile cümle
uyandır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Gördüğü her şey onun merakını uyandırıyor.Everything he sees arouses his curiosity.
Beni saat sekizde uyandır.Wake me up at eight o'clock.
Onu uyandırmanı istemiyorum.I don't want you to wake him up.
Onu uyandırmanızı istemiyorum.I don't want you to wake him up.
Onu uyandırmanı istemem.I don't want you to wake him up.
Onu uyandırmanızı istemem.I don't want you to wake him up.
Neden beni uyandırmadın?Why didn't you wake me?
Neden beni uyandırmadınız?Why didn't you wake me?
Amacım Tom'u uyandırmak değildi.I didn't mean to wake Tom up.
Canım, saat 11.00'de iş için beni uyandırmayı unutma.Honey, don't forget to wake me up for work at 11 o'clock.
Tom'u uyandıramadım.I couldn't get Tom to wake up.
Seni uyandıramadım.I couldn't wake you up.
Seni uyandırdım mı?Did I wake you up?
"Seni uyandırdım mı?" "Evet, uyandırdın!""Did I wake you up?" "Yes, you did!"
Tom'u yakında uyandırmalıyım.I have to wake Tom up soon.
Ben uyandırılmayı umursamıyorum.I don't mind being woken up.
Umarım seni uyandırmadım.I hope I didn't wake you.
Umarım seni uyandırmamışızdır.I hope we didn't wake you.
Tom'u uyandırsam iyi olur.I'd better wake Tom up.
Komşularımı uyandırmak istemiyorum.I don't want to wake my neighbors.
Lütfen beni 6:30'da uyandır.Please wake me up at 6:30.
Git ve Tom'u uyandır.Go and wake Tom up.
Tom'u uyandır.Wake Tom up.
Tom'u uyandırmaya git.Go wake Tom up.
Lütfen 7'de uyandır.Please wake up at 7.
Saat beşte uyandırıldım.I was awakened at five o'clock.
Penceremden parlayan bir ışık demeti ile uyandırıldım.I was wakened by a beam of light shining through my window.
Neden beni uyandırdın?Why did you wake me up?
Dün gece çok gürültülüydün ve beni uyandırdın.You were very loud last night and woke me up.
Tom'u uyandırmaya gideceğim.I'm going to go wake Tom up.
Tom'u uyandırdım.I woke Tom up.
Beni saat altıda uyandır lütfen.Wake me up at six, please.
Tom ve Mary sessizce konuştular bu yüzden bebeği uyandırmadılar.Tom and Mary spoke quietly so they wouldn't wake the baby.
Tom, Mary'yi uyandırmaya çalıştı.Tom tried to wake Mary up.
Tom Mary'yi sarsarak uyandırdı.Tom shook Mary awake.
Seni uyandırmadım, değil mi?I didn't wake you, did I?
Sizi uyandırmadım, değil mi?I didn't wake you, did I?
Tom'u uyandırmamak için dikkatli ol.Be careful not to wake Tom up.
Sekizde beni uyandır.Wake me up at eight.
Benden onu tam zamanında uyandırmamı istedi.He asked me to wake him up on time.
Tom 6.30'da onu uyandırmamı söyledi.Tom asked me to wake him up at 6:30.
İlgisini uyandırdım.I turned one on.
Sen benim ilgimi uyandırdın.You've aroused my interest.
Tom Mary'yi uyandırmak için nazikçe salladı.Tom gently shook Mary awake.
Tom Mary'yi uyandırmak için nazikçe sarstı.Tom gently shook Mary awake.
Tom yan dairede şarkı söyleyen Mary diye biri tarafından uyandırıldı.Tom was awoken by a Mary singing in the next apartment.
Yarın sabah beni uyandırmayı unutma.Don't forget to wake me up tomorrow morning.
Beni uyandıran kişi Tom'dur.Tom is the one who woke me up.
Niye bu saate kadar uyandırmadın beni?Why did you let me sleep so late?
Özür dilerim. Seni uyandırdım mı?I'm sorry. Did I wake you up?
Yarın sabah beni saat 7'de uyandır.Wake me up at 7:00 tomorrow morning.
Tom'u uyandırsak iyi olur.We'd better wake Tom up.
Benim için Tom'u uyandırabilir misin?Can you wake Tom up for me?
Tom'u merak uyandırıcı buluyorum.I find Tom intriguing.
Beni uyandırmalıydın.You should've woken me.
Seni uyandırdığım için üzgünüm.I'm sorry I woke you up.
Seni uyandırmayı unuttuğum için üzgünüm.I'm sorry I forgot to wake you up.
Bana ihtiyaç duyarsan uyandır beni.Wake me if you need me.
Bana ihtiyacın olursa beni uyandır.Wake me if you need me.
Bunu merak uyandırıcı bulacaksın.You'll find this intriguing.