uyandır ile cümle
uyandır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Tom'u uyandırdım mı?Did I wake Tom up?
Tom yanaktan bir öpücükle Mary'yi uyandırdı.Tom woke Mary up with a kiss on the cheek.
Seni uyandırdık mı?Did we wake you up?
Tom annesine saat 6.30'da onu uyandırmasını hatırlattı.Tom reminded his mother to wake him up at 6:30.
Tom Mary'yi uyandıramadı.Tom was unable to wake Mary up.
Tom beni uyandırmadı.Tom didn't wake me up.
Neden Tom beni uyandırmadı?Why didn't Tom wake me up?
Tom'un evine vardığımızda beni uyandır.Wake me up when we get to Tom's.
Onlar asla bir uyurgezeri uyandırma derler.They say never wake a sleepwalker.
Tom onu saat altıda uyandırmamı istedi.Tom asked me to wake him up at six.
Tom bebeği uyandırmasın diye sesini kıstı.Tom lowered his voice so he wouldn't wake the baby.
Seni uyandırdığımda ne rüya görüyordun?What were you dreaming about when I woke you?
Tom eve geldiğinde beni uyandır.Wake me up when Tom gets home.
O, Tom'u uyandırdı.He woke Tom.
Alarm Tom`u uyandırmadı.The alarm didn't wake Tom.
Sizi uyandırdım mı arkadaşlar?Did I wake you guys?
Seni uyandırdıysam üzgünüm.I'm sorry if I woke you.
Seni uyandırdığımda ne hakkında rüya görüyordun?What were you dreaming about when I woke you up?
Tom'u uyandırmayı unuttun, değil mi?You forgot to wake Tom up, didn't you?
Git Tom'u uyandır ve ona kahvaltının hazır olduğunu söyle.Go wake Tom up and tell him breakfast is ready.
Bu uyandırma çağrısıdır.This is your wake-up call.
Bir gürültü beni uykumdan uyandırdı.A noise aroused me from my sleep.
Telefon seni uyandırdı mı?Did the phone wake you?
Merakım uyandırıldı.My curiosity was aroused.
Tom dün gece çok geç yattı, bu yüzden onu henüz uyandırma.Tom went to bed very late last night, so don't wake him up yet.
Onları uyandırdım.I woke them up.
Onu uyandırdım.I woke him up.
Benim için onları uyandırabilir misin?Can you wake them up for me?
Benim için onu uyandırabilir misin?Can you wake him up for me?
Onları uyandırmak istemiyorum.I don't want to wake them up.
Onu uyandırmak istemiyorum.I don't want to wake him up.
Onları uyandırmamak için dikkatli olun.Be careful not to wake them up.
Onu uyandırmamak için dikkatli olun.Be careful not to wake him up.
Onları uyandırmak istemedim.I didn't mean to wake them up.
Onu uyandırmak istemedim.I didn't mean to wake him up.
Onları kendim uyandırmak istiyorum.I'd like to wake them up myself.
Onu kendim uyandırmak itiyorum.I'd like to wake him up myself.
Onu kendim uyandırmak istiyorum.I'd like to wake her up myself.
Onları uyandırmak zorundayım.I have to wake them up.
Onu uyandırmak zorundayım.I have to wake him up.
Birazdan onları uyandırmak zorundayım.I have to wake them up soon.
Birazdan onu uyandırmak zorundayım.I have to wake him up soon.
Onları uyandırdım mı?Did I wake them up?
Onu uyandırdım mı?Did I wake him up?
Onları uyandırmaya git.Go wake them up.
Onu uyandırmaya git.Go wake him up.
Onları uyandırmaya gideceğim.I'm going to go wake them up.
Onu uyandırmaya gideceğim.I'm going to go wake him up.
Onları uyandırmaya gidelim.Let's go wake them up.
Onu uyandırmaya gidelim.Let's go wake him up.
Onları uyandırsak iyi olur.We'd better wake them up.
Onu uyandırsak iyi olur.We'd better wake him up.
Onları uyandırsam iyi olur.I'd better wake them up.
Onu uyandırsam iyi olur.I'd better wake him up.
Onları uyandırmak için git.Go and wake them up.
Onu uyandırmak için git.Go and wake him up.
Onları uyandıramadım.I couldn't get them to wake up.
Onu uyandıramadım.I couldn't get him to wake up.
Sanırım Tom'u uyandırmamak en iyisi.I think it's best not to wake Tom up.
Tom Mary'den onu ilk trene yetişmesi için vaktinde uyandırmasını istedi.Tom asked Mary to wake him up in time to catch the first train.