uyandır ile cümle

uyandır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.Pero principalmente evocan un sentimiento de cuidar.
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.Но, в основном, они вызывают чувство ответственности.
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.Но те най-вече създават чувство за грижа.
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.אבל בעיקר הם מעוררים רגשות של אכפתיות.
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.و في الغالب يثير نوع من الإحساس بالحنية و الرعاية
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.申し上げたいのは
Ama kendi başına uyanamıyordu, çünkü her zaman karısı onu uyandırmak zorundaydı.Ale sám se nedokáže vzbudit, protože ho vždy musí vzbudit jeho žena.
Ama kendi başına uyanamıyordu, çünkü her zaman karısı onu uyandırmak zorundaydı.Maar hij kan zelf niet wakker worden , omdat zijn vrouw dat altijd moet doen.
Ama kendi başına uyanamıyordu, çünkü her zaman karısı onu uyandırmak zorundaydı.Mais il était incapable de se réveiller tout seul parce que c'était toujours sa femme qui devait le réveiller.
Ama kendi başına uyanamıyordu, çünkü her zaman karısı onu uyandırmak zorundaydı.Pero no sabe despertarse por sí mismo, porque siempre su mujer tiene que despertarle a él.
Ama mükemmel öğretmenler ayrıca yol gösterir, teşvik eder, ateşler ve ilgi uyandırırlar.정말 훌륭한 선생님들은 또한 멘토로서의 역할을 합니다. 자극하고, 유발하고, 집중하게 하는 일이죠.
Ama mükemmel öğretmenler ayrıca yol gösterir, teşvik eder, ateşler ve ilgi uyandırırlar.אך בנוסף לכך הם גם מורים רוחניים, שמנסים לעורר, לגרות, לעניין.
Ama mükemmel öğretmenler ayrıca yol gösterir, teşvik eder, ateşler ve ilgi uyandırırlar.لكن ما يقوم به المعلمون العظام أيضا هو اﻹرشاد، والتحفيز والإثارة والمشاركة.
Ama mükemmel öğretmenler ayrıca yol gösterir, teşvik eder, ateşler ve ilgi uyandırırlar.刺激し 引き出し 関わるのです 教育は 学びのためのものです
"Aman" demek, sizin dikkatinizi çektiğini gösterir, o anda olmanızı sağlar, sizi uyandırır.Az "Ó" azt jelenti, hogy ez a dolog megragadta a figyelmünket, jelen vagyunk, törődünk valamivel.
"Aman" demek, sizin dikkatinizi çektiğini gösterir, o anda olmanızı sağlar, sizi uyandırır.El "Oh" es que ha captado tu atención, te hace estar presente y ser consciente.
"Aman" demek, sizin dikkatinizi çektiğini gösterir, o anda olmanızı sağlar, sizi uyandırır.Le " Oh " veut dire que ça a attiré votre attention, ça vous a rendu conscient et présent.
"Aman" demek, sizin dikkatinizi çektiğini gösterir, o anda olmanızı sağlar, sizi uyandırır.'Oh' betekent dat het je aandacht heeft, je alert en bewust maakt.
"Aman" demek, sizin dikkatinizi çektiğini gösterir, o anda olmanızı sağlar, sizi uyandırır."O" vă atrage atenţia, vă face să fiţi prezent, atent,
"Aman" demek, sizin dikkatinizi çektiğini gösterir, o anda olmanızı sağlar, sizi uyandırır.ה"אוה" משמעו שזה לכד את תשומת ליבכם, גרם לכם להיות נוכחים, להיות ערניים.
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Aber in Nicht-Expertenkreisen innerhalb Amerikas, entfacht sie so viel Feindschaft -- (Gelächter)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Ampak v nestrokovnih krogih v Ameriki sproža toliko sovraštva-- (Smeh)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Dar în cercuri non-profesionale în America, stârnește atâtă ostilitate -- (Râsete)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)반면 미국 내의 비전문가들로부터는 엄청난 적대감을 사고 있는데 -- (웃음)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Maar in niet-professionele kringen binnen Amerika, wekt ze zoveel vijandigheid op -- (Gelach)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Mas em círculos não profissionais dentro da América,
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Men i ikke-faglige kredse i USA vækker den så meget fjendtlighed, - (Latter)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Mutta ei-ammattilaisten piireissä Amerikassa, se herättää niin paljon vihamielisyyttä -- (Naurua)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Pero en ámbitos no profesionales dentro de Estados Unidos provoca tanta hostilidad - (Risas)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Tapi di lingkungan non-profesional di Amerika, teori ini memancing permusuhan-- (Tawa)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Αλλά σε μη επαγγελματικούς κύκλους εντός της Αμερικής, ξεσηκώνει τέτοια εχθρότητα -- [Γέλια]
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Но в непрофесионални кръгове в самата Америка, тя предизвиква толкова враждебност -- (смях)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)בחוגים הלא-מקצועיים מחוץ לאמריקה, היא בד"כ זוכה להתעלמות. אך בחוגים הלא-מקצועיים בתוך אמריקה,
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)היא בד"כ זוכה להתעלמות. אך בחוגים הלא-מקצועיים בתוך אמריקה,
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)لكن في الأوساط غير المهنية داخل أمريكا، النظرية تثير قدر كبير من العداء.. (ضحك)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)進化論は非常に多くの対立を引き起こします (笑) アメリカの生物学者は 戦争状態下にあると言うのが適当でしょう
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Berjanjilah, hai putri-putri Yerusalem, bahwa kamu takkan mengganggu cinta, sampai ia dipuaskan
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Conjuro-vos, ó filhas de Jerusalém, que não acordeis nem desperteis o amor, até que ele o queira.
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Io vi scongiuro, figlie di Gerusalemme, non destate, non scuotete dal sonno l'amata, finché non lo voglia
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Jag besvär eder, I Jerusalems döttrar: Oroen icke kärleken, stören den icke, förrän den själv så vill.
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Jeg besværger eder, Jerusalems Døtre: Gør ikke Kærligheden Uro, væk den ikke før den ønsker det selv!
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.¡Juradme, oh hijas de Jerusalén, que no despertaréis ni provocaréis el amor, hasta que quiera
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.예루살렘 여자들아 내가 너희에게 부탁한다 나의 사랑하는 자가 원하기 전에는 흔들지 말며 깨우지 말지니라
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Poprzysięgam was, córki Jeruzalemskie! abyście nie budziły ani przerywały snu miłego mego, dokąd nie zechce.
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Rotim vas, hčere jeruzalemske, da ne prebudite in ne predramite ljubezni, dokler ji je drago!
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Vă rog fierbinte, fiice ale Ierusalimului, nu stîrniţi, nu treziţi dragostea, pînă nu vine ea. -
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Σας ορκιζω, θυγατερες Ιερουσαλημ, να μη εξεγειρητε μηδε να εξυπνησητε την αγαπην μου, εωσου θεληση.
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Заклевам ви, ерусалимски дъщери, Да не възбудите нито да събудите любовта ми, Преди да пожелае.
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Заклинаю вас, дщери Иерусалимские, – не будите и не тревожьтевозлюбленной, доколе ей угодно.
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.השבעתי אתכם בנות ירושלם מה תעירו ומה תעררו את האהבה עד שתחפץ׃
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.احلفكن يا بنات اورشليم ألا تيقظن ولا تنبهن الحبيب حتى يشاء
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.耶路撒冷 的 眾女子 阿 、 我囑咐 你 們 、 不 要 驚動 、 不 要 叫醒 我 所親愛 的 、 等 他 自己 情願 。 〔 不 要 叫醒 云云 或 作 不要 激動 愛情 等 他 自發
Ateş cama çarpıp, iki numaralı bebeğimi uyandırdı ve sonra, evin dışında alev aldı.그리고 불 때 창 제 2를 보 니 오래 된 아기. 그리고 집의 외부에... 하지만 불이 점화 되는 다음.
Avrupa için bu konu, önemli kaygılar uyandırmaya devam etmektedir.Euroopan tavoitteena on purkaa taloudellisen kasvun ja ympäristön huononemisen välinen kytkentä
Avrupa için bu konu, önemli kaygılar uyandırmaya devam etmektedir.För Europa fortsätter denna fråga att vålla stora problem.
Avrupa için bu konu, önemli kaygılar uyandırmaya devam etmektedir.In Europa blijft dit probleem grote kopzorgen met zich meebrengen.
Avrupa için bu konu, önemli kaygılar uyandırmaya devam etmektedir.V Evropě tato otázka nadále vzbuzuje značné obavy.
Avrupa için bu konu, önemli kaygılar uyandırmaya devam etmektedir.Όσον αφορά την Ευρώπη, το θέμα αυτό συνεχίζει να προκαλεί έντονο προβληματισμό.
Avrupa için bu konu, önemli kaygılar uyandırmaya devam etmektedir.В Европа този въпрос продължава да предизвиква значително безпокойство.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.A kötések izgatott szakmai érdeklődés, a jelentés az ezer és one palack felkeltette féltékeny tekintetben.

İlgili Sayfalar