uyandır ile cümle

uyandır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Bandage glada hans professionella intresse rapporten från tusen och en flaska väckt hans svartsjuka avseende.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Bandajele entuziasmat interesul său profesional, raportul mii o sticle starnit legătură cu el gelos.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.붕대는 그의 직업적인 관심의 천명과 보고서를 흥분 한 병 그의 질투 관계를 흥분.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Obvazy nadšeni jeho odborného zájmu, zprávu tisíc jeden láhve vzbudilo jeho žárlivost jde.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Obväzy nadšení jeho profesijný záujem, správu tisíc jeden fľaše vzbudilo jeho žiarlivosť ide.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.oneボトルは彼の嫉妬についての興奮。 すべて4月まで、彼は見知らぬ人と話の機会を欲しがっ、、5月
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Perban bersemangat bunga profesional, laporan ribu dan satu botol terangsang menganggap cemburu itu.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Povoje navdušena svoje poklicne obresti, poročila tisoč one steklenice mu je zbudilo ljubosumen zvezi s tem.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Бинти порушувала в ньому професійний інтерес, доповідь тисяч один пляшки викликав його ревнива відношенні.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Бинты возбуждала в нем профессиональный интерес, доклад тысяч один бутылки вызвал его ревнивая отношении.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.متحمس الضمادات اهتمامه المهنية ، وتقرير الفا و one زجاجات الصدد أثار غيرة له.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Anders gezegd: we moeten vastberaden zijn om onze kinderen vastberaden te maken.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Cu alte cuvinte, trebuie să fim perseverenți în a-i învăța pe copii să fie perseverenți.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Dengan kata lain, kita perlu bertekad untuk membuat anak-anak kita menjadi lebih bertekad.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.En d'autres termes, nous devons être tenaces pour faire en sorte que nos enfants soient plus tenaces.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.En otras palabras, necesitamos ser determinados sobre hacer que nuestros niños sean más determinados.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.In altre parole, dobbiamo essere grintosi sul fatto di rendere i nostri ragazzi più grintosi.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.In anderen Worten: Wir brauchen Durchhaltevermögen dabei, unseren Kindern mehr Durchhaltevermögen zu geben.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Inými slovami, potrebujeme byť odhodlaní robiť naše deti odhodlanejšími.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Jinými slovy, potřebujeme být odhodlaní v tom, dělat naše děti odhodlanější.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.즉, 아이들에게 기개를 심어주기 위해서 바로 우리부터가 기개있게 연구해야 하는거에요.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Más szóval, kitartóaknak kell lennünk, hogy a gyerekeinket kitartóbbakká tegyük.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Med andra ord, måste vi vara ihärdiga för att kunna göra våra barn mer ihärdiga.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Med andre ord må vi blive viljefaste om at gøre vores børn mere viljefaste.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Musimy być wytrwali w rozwijaniu wytrwałości u naszych dzieci.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Nói cách khác, chúng ta cần phải bền bỉ trong việc khiến những đứa trẻ trở nên bền bỉ hơn.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Toisin sanoen, meidän on oltava sinnikkäitä lastemme sinnikkyyden tukemisessa.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Z drugimi besedami - zagrizti moramo v to, da naredimo naše otroke bolj zagrizene.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Με άλλα λόγια, πρέπει με σθένος να καλλιεργήσουμε το σθένος στα παιδιά μας.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Іншими словами, у нас повинна бути жага пробудити завзяття у наших дітей.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.С други думи, трябва да сме много упорити, за да направим и децата си такива.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.במילים אחרות, אנחנו צריכים להיות נחושים לגבי חיזוק נחישותם של ילדנו.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.وبعبارة أخرى،نحن بحاجة لأن نكون مُتَجَلِّدِين كي نجعل أطفالنا مُتَجَلِّدِين.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.換句話講,我哋需要意志 令我哋嘅孩子更加有意志
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.私たち自身が やり抜かないといけないんです ありがとうございました
Bedenin belli kısımlarının devamlı kapatılması merak uyandırıyor.Il costante coprire di determinate parti del corpo,crea curiosità.
Bedenin belli kısımlarının devamlı kapatılması merak uyandırıyor.Ще попитате вашия зъболекар, а той ще ви отвърне: " Разбира се. " , " Но какво е доказателството? " .
Belli bir mesafeden baktığınızda gerçekten iştah uyandırıyor.Tak, ale to nie jest zmysłowe.
Belli bir mesafeden baktığınızda gerçekten iştah uyandırıyor.Zeker, zeker, maar dat is niet sensueel.
Belli bir mesafeden baktığınızda gerçekten iştah uyandırıyor.Да, да, но оно не чувственное. Издалека и из-за ассоциаций, он выглядит таким, определённо.
Belli bir mesafeden baktığınızda gerçekten iştah uyandırıyor.Так-так, але це не чуттєве.
Belli bir mesafeden baktığınızda gerçekten iştah uyandırıyor.. נכון, נכון, אבל זה איננו חושני. . זה ממרחק של ארגון זה, בהחלט, אבל
Ben herkesi uyandırıp buraya getireceğim.Megyek, felkeltek mindenkit és lehozom őket.
Ben herkesi uyandırıp buraya getireceğim.Θα πάω να ξυπνήσω τους άλλους.
Ben herkesi uyandırıp buraya getireceğim.سأذهب واوقض الاخرين
Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı.De engel die met mij had gesproken, kwam terug en wekte mij alsof ik had liggen slapen.
Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı.Ðoạn , thiên_sứ nói cùng ta trở_lại , đánh_thức ta , như một người đương ngủ bị người_ta đánh_thức .
Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı.Ðoạn, thiên sứ nói cùng ta trở lại, đánh thức ta, như một người đương ngủ bị người ta đánh thức.
Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı.El ángel que hablaba conmigo volvió y me despertó, como a un hombre que es despertado de su sueño
Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı.Engelen, som talte med mig, vakte mig så atter, som man vækker et Menneske af hans Søvn,
Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı.In angel, ki je govoril z menoj, se je vrnil in me je zbudil kakor človeka, ki se prebudi.
Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı.Îngerul, care vorbea cu mine, s'a întors şi m'a trezit ca pe un om, pe care -l trezeşti din somnul lui.
Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı.Ja Herran enkeli, joka puhutteli minua, palasi ja herätti minut, niinkuin joku herätetään unestansa.
Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı.내게 말하던 천사가 다시 와서 나를 깨우니 마치 자는 사람이 깨우임 같더라
Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı.L'angelo che mi parlava venne a destarmi, come si desta uno dal sonno
Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı.L`ange qui parlait avec moi revint, et il me réveilla comme un homme que l`on réveille de son sommeil.
Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı.Majd visszatére az angyal, a ki beszél vala velem, és felkölte engem, mint mikor valaki álmából költetik fel.
Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı.Malaikat yang telah bicara kepadaku itu datang lagi dan membangunkan aku seperti membangunkan orang tidur
Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı.Ora o anjo que falava comigo voltou, e me despertou, como a um homem que é despertado do seu sono;
Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı.Potem nawrócił się Anioł, który mówił zemną, i obudził mię, jako gdy kto budzony bywa ze snu swego;

İlgili Sayfalar