uyandır ile cümle

uyandır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Öğrencilik yıllarında kurdukları "On'lar grubu" yankı uyandırmıştı.成化十一年進士,除吏科給事中,累陞邵武知府。
Uyandırmadık fitne bırakmadın Sabatay Efendi.菩薩摩訶薩依了義經不依不了義經。
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........혹(惑), 수면(隨眠)."
Bu durum, insanlarda şüphe uyandırdı.그것을 본 사람들은 의심을 품었다.
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor.영화계로 들어선 이후에는 소설보다 영화에 주력하게 되었다.
Uyandırıldığında bu sefer kolunda bir kesik vardır.하지만 잠이 깨고보니 눈앞에 폭포가 떨어지고 있었다.
Bu öyküler Bir Erin Ölümü, Gök Gürlediği Zaman Beni Uyandır ve Son İznin Son Günü idi.예: 팽조), 또한 낮에 승천하여 천지의 사이를 자유자재로 비상하면서 천상계(天上界)에 살고 있는 천선(天仙.
Sabah 5'te herkesi uyandırıyor.익일 새벽 5시까지 방송된다.
Tehdit savurmak da yine korku uyandırmak için kullanılır.공포 기억에 대한 연구는 주로 공포 조건화를 이용한다.
Bu yenilgi İngiliz basınında ve kamuoyunda çok büyük bir infial uyandırdı.촬영된 사진은 영국 제국주의와 군사적 승리에 대한 강렬한 인상을 주었다.
Periler, şehzadeyi uyutup kızı uyandırırlar.그러자 여전사는 잠에서 깨서 시구르드를 올려다본다.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.예누파는 수면제에 멍해서 잠이 깬다.
Oysa filmdeki söz konusu sahneler cinsel arzu uyandırmak şöyle dursun tiksindiricidir.이 영화는 영화 구성의 허술함으로 인해 흥행 성적은 저조하다.
Şofar’ı üflemenin amacı, uyuyanları uykularından uyandırıp, yaklaşan yargı gününden haberdar etmektir .《운수 좋은 날》은 현진건의 소설 《운수 좋은 날》을 원작으로 하여 박지운이 창작한 오페라이다.
Bu kitap geniş yankılar uyandırdı.이 책은 긴 서론을 가지고 있다.
1980lerin başlarında, ilk solo albümüyle Rolling Stone'da büyük yankı uyandırdı.1990년대 중에 재즈로 전향하여 첫 솔로 앨범을 냈다.
Bu da ziyaretçilerde rahat bir his uyandırır.이것이 방문자들에게 인기 있는 이유기도 하다.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........אדם ישן – האם הוא חייב למות לפני שהוא מתעורר?"
Kim onu uyandırmaya cesaret edebilir?הוא מבטיח לה שיעיר אותה.
Yanlışlıkla oradaki bazı Dalekleri uyandırır.בנוסף, מתעורר כאן פרדוקס מסוים.
İlk oyun tüm dünyada yankı uyandırmıştır.המשפט הראשון עורר עניין רב בעולם.
Bu durum, insanlarda şüphe uyandırdı.אבל היו מי שפקפקו בכך.
Sabah 5'te herkesi uyandırıyor.הם יצאו בשעה חמש בבוקר.
Korku filmi izleyicilerde korku, dehşet, terör veya tiksinti uyandırmak amacıyla kurgulanan bir film türüdür.סרטי אימה - סרטים אשר תוכנם מכוון לעורר בצופים בו פחד, אימה, בעתה, חרדה, זעזוע או דחיה.
Hastalığıyla gelen duyarlılık, onda yazma hevesi uyandırdı.מחלת עור שפקדה אותו הקשתה עליו את הכתיבה.
Aspasia'nın Perikles ile olan ilişkisi ve buna bağlı siyasal nüfuzu tepki uyandırmıştır.יחסיה של אספאסיה עם פריקלס והשפעתה הפוליטית עליו עוררו תגובות רבות.
Yankı uyandırması beklenen deney, başarısızlıkla sonuçlanmıştır.הניסיון, שזכה לשם חרם אנקונה, נכשל.
Bu da ziyaretçilerde rahat bir his uyandırır.ובכל זאת נהוג לציינה לשם הנוחות.
Tatilleri, kötü ruhları uyandıran bir ses bandını buldukları zaman kabusa dönüşüyor.החופשה הופכת לאיומה כאשר הם מוצאים קלטת המשחררת רוחות רעות.
Bu esnada, kadınlar da, evi düzenler ve çocukları uyandırır.הם מנקים את הבית ואת הילדים.
Çiftçinin sabahları onu uyandırması oldukça zor olur.Забелязан е от фермер да се разхожда рано сутрин из полето.
Yanlışlıkla oradaki bazı Dalekleri uyandırır.Разтърсен, Валериан се събужда.
Korku filmi izleyicilerde korku, dehşet, terör veya tiksinti uyandırmak amacıyla kurgulanan bir film türüdür.Филмите на ужасите са създадени да предизвикват страх, уплах, ужас и отвращение у зрителя.
Bu durum, insanlarda şüphe uyandırdı.Въпреки това, някои хора ще се съмняват.
Gretel önce uykudan uyanır ve uyumakta olan Hansel'i uyandırır.Григорий се събужда, измъчван от сънища.
Bu şaka medya tarafından büyük yankı uyandırdı ve MTV gibi kanallarda haber olarak yayınlandı.Шегата предизвиква огромно внимание, като е обявена по радиостанции и MTV.
Yankı uyandırması beklenen deney, başarısızlıkla sonuçlanmıştır.Прави се опит за обединение с Дунав, който е неуспешен.
Özellikle çocuk uykudan 1,5 saat sonra uyandırılmalıdır.Posteljica se obično porodi 15-30 minuta nakon djeteta.
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor.Nakon filma naglo mu je porasla popularnost.
Şofar’ı üflemenin amacı, uyuyanları uykularından uyandırıp, yaklaşan yargı gününden haberdar etmektir .Neke vrste hrane se noću, a svjetlosno onečišćenje ih ometa u raspoznavanju dana i noći.
Sabah 5'te herkesi uyandırıyor.Trebala je krenuti u 6 sati ujutro 5. kolovoza.
Şarkı kısa sürede tüm Türkiye'de büyük yankı uyandırdı.Pieseň čoskoro dosiahla veľkú popularitu v celej Ukrajine.
Eski şehir tarafındaki kule, dünyada en hayret uyandırıcı Gotik tarzı yapı olarak sık sık vurgulanır.Staromestská mostná veža je často opisovaná ako jedna z najúžasnejších svetských gotických stavieb na svete.
Tasarımı büyük bir yankı uyandırmıştır.Výstava vzbudila veľký ohlas.
İki takımın karşılaşmaları Avrupa'da ve dünyada ilgi uyandırmaktadır.Obidva kanály výrazne zlepšili spojenie so zvyškom Európy a sveta.
Yapılan tanıtımlar halkta heyecan ve ilgi uyandırmıştır.Fotografia vyvolala pohoršenie i nadšenie.
Bazı taşınabilir bilgisayarlar uyandırmak için gereken süreyi artırır.Niektoré hry umožňujú doinštalovať softvér ktorý zvyšuje rýchlosť prehliadania.
Bu bazı çevrecilerin öfkesini uyandırdı.Vyvolalo to v Uhorsku veľké pobúrenie.
Budist inancında, Tibet'te, Rahu dokuz gezegenin tanrısı ve krodhadevatas'tandır (dehşet uyandıran tanrılar).Pri budistih v Tibetu pa je Rahu planetni bog in gospodar devtih planetov; eden od Krodhadevat.
Kitap okurlar ve kritikler arasında ilgi uyandırmadı.Knjiga Herta med kritiki in literarnimi zgodovinarji ni vzbudila nobene pozornosti.
Bu kitap geniş yankılar uyandırdı.Iz tega zaselka se je razvila vas Žižki.
Uyandırıldığında bu sefer kolunda bir kesik vardır.Ko se zjutraj zbudi, je časovna zanka prekinjena.
Bu durum medyada büyük dikkat uyandırdı.Dogodek je dobil velikansko medijsko pozornost.
Yaşadığı yer, betonlaşmış şehir mimarisinden uzak, ona huzur veren ve merakını uyandıran bir yerdi.Dobro se je počutil le zunaj glavnega mesta, na lovu, kjer se je upal sprostiti.
Sinirli bir şekilde Lily'ye karşı koyar ve ona sabah neden uyandırmadığını sorar.Nina pribėga prie Lili ir pradeda jai priekaištauti dėl to, kad toji nepažadino jos išeidama ryte.
Bu bazı çevrecilerin öfkesini uyandırdı.Tai sukėlė marokiečių pasipiktinimo bangą.
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor.Džeikas išsinuomoja filmą ir, jį peržiūrėjus, įtarimai dar labiau sustiprėja.
İki takımın karşılaşmaları Avrupa'da ve dünyada ilgi uyandırmaktadır.Savų problemų matymas Europos ir Pasaulio problemų kontekste.
Bu da ziyaretçilerde rahat bir his uyandırır.Visoje sodo teritorijoje patogiai išdėstyti takai lankytojams.
Bu keşif tüm dünyada yankı uyandırdı.Ši kelionė jį išgarsino visame pasaulyje.

İlgili Sayfalar