uyandır ile cümle
uyandır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sabah 5'te herkesi uyandırıyor.Pemain akan bangun pukul 05:00.
Şofar’ı üflemenin amacı, uyuyanları uykularından uyandırıp, yaklaşan yargı gününden haberdar etmektir .Niat untuk mengawini sang penari malam membuatnya habis harta dan terlunta-lunta, hingga gantung diri.
Kitap okurlar ve kritikler arasında ilgi uyandırmadı.Kadang-kadang kebiasaannya ini mengganggu pembaca dan kritikus.
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor.Akhirnya pada saat memontase film, ia mengangkat telepon.
Küçük "Şebnem Perisi" çocukları uyandırmaya gelir.Kiageng Giring berembug untuk kamulyaning Anak turun mereka.
Çiftçinin sabahları onu uyandırması oldukça zor olur.Gunanya untuk membangunkan orang dari tidurnya di pagi hari.
Bu sırada annesi onu bulur ve uyandırmaya çalışır.Sekarang dia berusaha untuk mencari dan menemui ibunya kembali.
Albüm yayımlandıktan kısa süre sonra büyük bir etki uyandırdı.Album ini direkam tak lama setelah album debut hitnya Inspiration.
Bu arada Halil Efe'yi de uyandırır.Lia bahkan hendak memecat Ade.
Sinirli bir şekilde Lily'ye karşı koyar ve ona sabah neden uyandırmadığını sorar.Tức giận, cô đối mặt với Lily và hỏi tại sao không đánh thức cô ấy dậy vào buổi sáng.
Koyu renkleri ve ağır fırça darbeleri bir tehdit hissi uyandırır.Bảng màu tối và những nét cọ nặng cho thấy ý nghĩa đe dọa .
Enkazın kendisinin yanına inmek Cameron ve ekibinde "o gerçeklik seviyesine ulaşma" isteği uyandırdı.Lặn xuống xác con tàu thực khiến cả Cameron và đoàn làm phim muốn " đạt được tới mức độ hiện thực đó....
Bu şarkı da Filipinler'de büyük etki uyandırdı.Tổ chức này đã bắt đầu ảnh hưởng nhiều đến Philippines.
David uyutulmakta olan Mühendisi uyandırır ve Weyland ne istediğini açıklamak için onun dilinde konuşur.David đánh thức Engineer khỏi trạng thái ngủ đông và cố gắng giải thích mong muốn của Weyland.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Huyện Thanh Thủy của tỉnh Cam Túc.
Bu kitap geniş yankılar uyandırdı.Quyển sách này đã gây được tiếng vang lớn trên văn đàn.
Sabah 5'te herkesi uyandırıyor.Mỗi tuần lúc 5 giờ chiều có thánh lễ.
Küçük "Şebnem Perisi" çocukları uyandırmaya gelir.“Thành viên Đồng hồ báo thức ‘chiều’ trẻ em”.
Bu tablo onda daha önce hiç hissetmediği duygular uyandırır.Tôi cảm thấy một nỗi sợ chưa từng cảm thấy vào sáng hôm nay.
Bu devrim tüm geri kalmış toplumlarda büyük heyecan uyandırır.Đây là cái nôi sản sinh ra các nhà cách mạng lớn của tỉnh Hưng Yên.
Artık ejderhayı uyandırmıştır ve Smaug'dur 600 yıldır uyuyan ejderha uyanmıştır.Bộ phim kết thúc với hình ảnh ngọn núi cô đơn và con rồng Smaug đang tỉnh lại sau giấc ngủ dài.
Bu açıklama medyada güçlü bir ilgi uyandırdı.Điều này gây ra một sự chú ý mạnh mẽ trong dư luận.
Liderleri adamlarını uyandırmaya geldiğinde hepsinin ya ölü ya da kaçtığını görür.Khi các lãnh tụ bị bắt hay chết thì quân của họ hoặc giải tán hay đầu hàng.
Hastanın uyandırılamaması söz konusudur.Chú ý tuyệt đối không nhấc bệnh nhân dậy ngay.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........」もしくは「寝とんのかい、おい!
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.覚醒(かくせい) 睡眠等から覚めること。
Kim onu uyandırmaya cesaret edebilir?お目覚めはいかが?
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor.しかも、映画界というのが非常に苦しくなった時にそれをやってのけた。
Bu sürenin sonun ilâhi bir sevkle uyandırılırlar.この世の終わりに目を覚ます。
Mars, Zander'e özel bir hayranlık uyandırdı, ve "Hedefimiz Mars!"火星は特に彼の興味を引き、「火星へ!」("Forward to Mars!
Bu arada Iraxxa, sayısız Buz Savaşçısını uyandırmaya başlar.また、相手に無数の氷塊を降らせて大ダメージを与える。
Merak uyandırıcı idi.好奇心が旺盛である。
Uyandırmadık fitne bırakmadın Sabatay Efendi.上司である佐久間に報われない片思いを続けている。
Artık iki tekerin üzerinde ilerleyen üvendire üçüncü defa görünür ve A'yı uyandırmaya çalışır.次打者の岩鬼は2度目の空振り三振に取り、結果9三振を奪った。
Bu öyküler Bir Erin Ölümü, Gök Gürlediği Zaman Beni Uyandır ve Son İznin Son Günü idi.そして、石凝姥に天香山の金(かね)を採らせ、日矛(ひほこ)を作らせた。
Öykünün ilk ismi Gök Gürlediği Zaman Beni Uyandır'dır.航太が魔界に乗り込んだ際に初めて名前が明らかになる。
Bu durum, insanlarda şüphe uyandırdı.人々の疑いは晴れた。
Kulüp ülkesinde devamlı olarak artan bir ilgi uyandırdı.全国のクラブ・シーンを中心に草の根的に盛り上がっていった。
Bu arada Halil Efe'yi de uyandırır.そうすれば必ず斉は魏を討つでしょう。
Uyandırıldığında bu sefer kolunda bir kesik vardır.その場合、熊は目が覚めた時、股間に火鉢を挟んでいる。
Özellikle çocuk uykudan 1,5 saat sonra uyandırılmalıdır.その恐ろしい状態にも拘わらず1時間半後には眠ってしまった。
Yankı uyandırması beklenen deney, başarısızlıkla sonuçlanmıştır.水深を測る実験は失敗に終わった。
Sabah 5'te herkesi uyandırıyor.毎日朝五時半に起床。
Bu devrim tüm geri kalmış toplumlarda büyük heyecan uyandırır.政治革命は、古い所有関係が転覆された社会革命と対比させた用語である。
Bazı taşınabilir bilgisayarlar uyandırmak için gereken süreyi artırır.時期によっては放送時間が拡大される場合がある。
Fakat son dakika içinde bir his uyandırılarak kurban kesmesine engel olunur.最終決戦で、一時気絶した照人を庇い戦死してしまう。
Ruhu uykuda olanları uyandırma çabamda bana destek olmaya devam etmenizi istiyorum.独り寝の寂しさを紛らわせるため、継男に色仕掛けで迫る。
Beni 7'de uyandır lütfen.7時に起こしてください。
Merak uyandırıcı idi.好奇心相當旺盛。
Teknisyenler onu erken uyandırarak bunu izlemesini sağladılar.技工很早就把他叫醒,以便他能监视全程。
Buna rağmen bu dava uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.是次訴訟案於國際新聞界引起了極大的回響。
Sabah 5'te herkesi uyandırıyor.下午六時,所有人都離開了。
Eski şehir tarafındaki kule, dünyada en hayret uyandırıcı Gotik tarzı yapı olarak sık sık vurgulanır.老城桥塔经常被认为是世界上最令人惊讶的世俗哥特式建筑之一。
Bu senaryo özgür iradeyle ilgili sorular uyandırmaktadır.這本書宣傳了自由市場的思想。
Kim onu uyandırmaya cesaret edebilir?这一下子让我警醒起来。
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.寤,即睡醒之意。
Bu öyküler Bir Erin Ölümü, Gök Gürlediği Zaman Beni Uyandır ve Son İznin Son Günü idi.日天子居住在天界的日宮之中,居住在此地的天人,皆稱為日天,日天子為日天中的主宰。
Artık iki tekerin üzerinde ilerleyen üvendire üçüncü defa görünür ve A'yı uyandırmaya çalışır.第二乐章在最后转调为降B大调并直接进入第三乐章,迎来重逢之时。
Bu karar televizyon kanallarında yayınlanınca ülkede büyük bir öfke uyandırdı.该電視片段播出后,当时在網路上引起较大的震动。
Fotoğrafların yayımı medyada tepki uyandırdı ancak Madonna meydan okudu ve özür dilemedi.照片的公佈引起了媒體的騷動,但是瑪丹娜保持“無悔和反抗”。