uyandır ile cümle

uyandır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Her gün sabah saat altıda onu uyandırırım.Yo le levanto todos los días a las seis.
Lütfen yarın saat 6'da beni uyandır.Por favor, mañana despiértame a las seis.
O, benim onu 6:00 da uyandırmamı rica etti.Me pidió que le despertara a las seis.
Seni uyandırdım.Te he despertado.
Beni yedide uyandırır mısın?¿Puedes despertarme a las siete?
Jim bebeği uyandırmamak için odaya sessizce girdi.Jim entró a la habitación sin hacer ruido para no despertar al bebé.
Anne, oğlunu okula gitmesi için uyandırır.La madre despierta al hijo para ir a la escuela.
O her zaman beni yatakta kahvaltıyla uyandırır.Ella siempre me despierta con el desayuno en la cama.
Onu uyandırma.No lo despiertes.
Beni sabah sekizde uyandırabilir misin?¿Puedes despertarme a las ocho de la mañana?
Tom, Mary'yi saat on birde uyandırır.Tom despierta a Mary a las once.
Tom'u uyandırmalıyım.Tengo que despertar a Tom.
Yarın sabah, saat 6:00'da beni uyandır, lütfen.Por favor, despiértame mañana a las seis.
Sanırım Robert'ı uyandırmanın zamanı.Creo que es hora de despertar a Robert.
Yarın yedide beni uyandırmayı unutmayın.No se olvide de despertarme mañana a las siete.
Tom'u uyandırmak istemiyorum.No quiero despertar a Tom.
Hadi, Tom'u uyandırmaya gidelim.Vayamos a despertar a Tom.
Lütfen beni 6:30'da uyandır.Por favor despiértame a las seis y media.
Tom'u yakında uyandırmalıyım.Pronto tendré que despertar a Tom.
Tom'u uyandır.Despierta a Tom.
Git ve Tom'u uyandır.Vete a despertar a Tom.
Beni uyandırdın.Me has despertado.
Neden beni uyandırmadın?¿Por qué no me despertaste?
Onu uyandırmanı istemem.No quiero que le despiertes.
Sekizde beni uyandır.Despiértame a las ocho.
Tom'u uyandırmamak için dikkatli ol.Ten cuidado, no vayas a despertar a Tom.
Yarın sabah beni uyandırmayı unutmamalısın.No debes olvidarte de despertarme mañana por la mañana.
Alarm Tom`u uyandırmadı.La alarma no despertó a Tom.
Seni uyandırdığım için üzgünüm.Lamento haberte despertado.
Bu sabah beni şimşek sesi uyandırdı.Me despertó el sonido del trueno esta mañana.
Yeni keşfedilen bu bilgi bilim dünyasından pek de bir yankı uyandırmadı.Este conocimiento recién descubierto no suscitó mucho eco del mundo de la ciencia.
Bittiğinde beni uyandır.Despiértame cuando termines.
Vardığımızda beni uyandır.Despiértame cuando hayamos llegado.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Si los distingue, ¿cómo puede decir si está ahora dormido o despierto?"
Gretel önce uykudan uyanır ve uyumakta olan Hansel'i uyandırır.Gretel se despierta primero, y levanta al dormilón Hansel.
Metro ile evine gider, annesini uyandırır ve onunla duygusal bir konuşma yapar.Entonces toma el metro de vuelta a casa, despierta a su madre, y tiene una emotiva conversación con ella.
Bu arada Iraxxa, sayısız Buz Savaşçısını uyandırmaya başlar.Dentro de la tumba, Iraxxa comienza a despertar a más Guerreros de Hielo.
Bronşit genellikle, gece acı çeken kişiyi uyandırmak da dahil olmak üzere kuru bir öksürükle başlar.La bronquitis por lo general comienza con una tos seca, que puede despertar al enfermo por la noche.
Kim onu uyandırmaya cesaret edebilir?Silencio que puede despertar.
Bu öyküler Bir Erin Ölümü, Gök Gürlediği Zaman Beni Uyandır ve Son İznin Son Günü idi.Se dispuso así en las tinieblas y en la noche por el Corazón del Cielo, que se llama Huracán.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Despiertan del sueño.
Ardından Tyrion, Bronn tarafından uyandırılır ve Stark askerlerinin geldiği haberini alır.A la mañana siguiente, Tyrion es despertado por Bronn justo cuando el campamento es atacado.
Liderleri adamlarını uyandırmaya geldiğinde hepsinin ya ölü ya da kaçtığını görür.Cuando el jefe va a buscar a sus hombres, descubre que todos están abrasados y huye.
Bu bazı çevrecilerin öfkesini uyandırdı.Este hecho provocó la ira de los ulemas.
Cadi Hansel'i yapmacik uykusundan uyandirir ve ondan parmagini kendine göstermesini talep eder.La Bruja despierta a Hansel y hace que él le muestre un dedo.
Teknisyenler onu erken uyandırarak bunu izlemesini sağladılar.Hice que las enfermeras lo despertaran para escucharla.
Ama Nehelenia'yı uyandıran kişi Galaksi'dir (Galaxia).Quien controla el 'Aleph', controla la galaxia.
O sırada, görevini tamamladığı için Desmond Animus'tan uyandırılır.En este punto, Desmond es sacado del Animus, ya que sirvió para su propósito.
Suyun altında yapılan araştırmalar bütün dünyada büyük heyecan uyandırdı.Estos hallazgos causaron una gran emoción en todo el mundo.
Ciltte yanıcı bir his uyandırırlar.El lugar escenifica una pulpería.
Küçük "Şebnem Perisi" çocukları uyandırmaya gelir.En el bosque El Duende de Rocío llega para despertar a los chicos.
Jaesuk'un görevi ise onlara hakemlik edip, uyandırmaktır.Subirá, José: La tonadilla escénica: sus obras y sus autores.
Sabah 5'te herkesi uyandırıyor.A las cinco de la mañana embarcó el práctico.
Onu uyandırmak istemiyorum.Non voglio svegliarlo.
Onları uyandırmak zorundayım.Devo svegliarli.
Onu uyandırmaya git.Vai a svegliarla.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Egli era profondamente addormentato e sfinito; così morì."
Fomenko, Nikolay Morozov’un ortaya koyduğu şüphe uyandıran iddialarla 1973 yılında ilgilenmeye başlamıştır.Fomenko si interessò nelle Teorie problematiche di Nikolaj Morozov durante il 1973.
Bu hikâye Charles'ta büyük bir merak uyandırır.Peccato però che succeda un brutto imprevisto per Charles...
Sabah 5'te herkesi uyandırıyor.L'assassino venne svegliato alle cinque del mattino.

İlgili Sayfalar