Ana içeriğe geç
Sözlük

uyan ile cümle

uyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Harry bir gece korkunç bir kabustan uyanır.وفي ليلة ما استيقظ هاري من كابوس مفزع.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........2- البعث من النوم: يقال: بعثه من منامه إذا أيقظه.
Odin uyanır.الجوليم استيقظ .
Uyandığında bir operasyon odasındadır.في منتصف الجراحة ، استيقظت.
Uyandığınızda yine teğmen arayacak.سوف يستيقظ المكابيين مرة أخرى.
Kahvaltı, genellikle uyandıktan sonraki bir-iki saat içinde yenir.عادة ما يتناول المرء وجبة الإفطار بعد ساعة أو ساعتين من استيقاظه.
Vukuf-ı Kalbî: Kalbi uyanık tutmak gerekir.وقيل أصل الهمزة واو لأنه من الوله، فالإله توله إليه القلوب أي تتحير.
Şarkının sona ermesinin ardından Betty, çantasında Rita'nın anahtarına uyan mavi bir kutu bulur.تجد "بيتي" في حقيبتها صندوق أزرق يطابق مفتاح "ريتا".
O sabah ise uykuya dalmış ve ancak son vakitte uyanabilmişti.وقضى الليل معه وأفرج عن الأخرين "لأجل خاطره".
Fotoğrafların yayımı medyada tepki uyandırdı ancak Madonna meydan okudu ve özür dilemedi.وقد نشرت الصور في وسائل الإعلام، وأثار الغضب، ولكن مادونا لم تعتذر عن تلك الصور.
Bu bir rüya ve ben yakında uyanacağım!النوم والاستيقاظ مبكرا.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.فاستيقظ عزير من نومه.
Gece saat 2 civarında uyanan Rita, Betty'yi Club Silencio adında ürpertici bir tiyatroya gitmeye ikna eder.لاحقاً يستيقظان في الساعة الثانية صباحاً، حينما تصر "ريتا" على الذهاب إلى مسرح غريب يدعى مسرح "الصمت".
Uyanık yaşamda, bir yönetsel işlev uzun süreli hafızayı, gerçeklik ile paralel olarak yorumlar (Tarnow, 2003).تفسر الوظيفة التنفيذية للحياة أثناء الإستيقاظ الذاكرة طويلة الأمد بما يتفق مع فحص الواقع (تارنو 2003).
Bu durum, insanlarda şüphe uyandırdı.يبدو أن هذا قد هدأ الناس.
Onlar için: “Ertuğrul ocağında uyandım.قال : أُنْزِلَتْ عليَّ آنفًا سورةٌ.
Dördüncü stüdyo albümü Uyanış 29 Mayıs 2009 tarihinde yayınlandı.طرحت قاراجا ألبومها الرابع الصحوة في 29 مايو 2009.
Böylesi bir deneyde, deneklerden bir tanesinin uykusundan on saniye içerisinde uyandığı tespit edilmiştir.وفي اختبار لنموذج منه تم إيقاظ إنسان أصم في غضون 10 ثوان عن طريق رش بخار الوسابي في غرفة نومه.
Bu olaylar ve takip eden dava İtalyan medyasında büyük yankı uyandırdı.حظيت هذه الأحداث والمحكمة على صيت واسع في وسائل الإعلام الإيطالية.
Bütün uyuyanlar uykularından uyanır.وتذكر، كل أوقات النوم تحتسب.
Şiir yazmaya başlamasının ardından ilk öyküleri Servet-i Fünun, Uyanış, Yarımay gibi dergilerde yayımlandı.و عقب أن بدأت كريمة نادر كتابة الشعر نشرت أول قصص لها في مجلات مثل " ثروة فنون ، و الصحوة ، الهلال.
Lemberg'te uyandıktan sonra bir daha asla uyumadı.ومع ذلك، عندما سقطت نائمة لم تستيقظ بعدها.
Shakespeare hakkında verdiği açılış dersi büyük yankı uyandırdı.وكان لمحاضراتها التي ألقتها عن شكسبير صدى كبير.
Grubun açtığı ve liman çevresindeki balıkçıları konu alan sergi, büyük ilgi uyandırdı.وقد أثار المعرض الذي تناول موضوعين وهما إفتتاح المجموعه والصيادين حول الميناء إهتماما كبيرا.
Azmi uyandığında bir şey anlamaz.إلا أنه سيدرك حدوث الإغماء بعد استيقاظه.
Ölümden sonra dirilme ve yeni bir yaşama uyanma, Antik Mısır inancında temel figürlerden birisidir.البعث بعد الموت والايمان بالاخرة هو معيار أساسي للإيمان في الأديان الإبراهيمية.
Bununla beraber gece uykusu esnasında sık sık uyanma durumları görülür.بالإضافة إلى أن النوم أثناء الليل قد يكون متقطعاً مع حالات إستيقاظ متكررة.
Ertesi sabah Abraham uyanır ve Ellen ve çocuklarının gittiğini görür.وفي صباح اليوم التالي تعود الجدة، وألاماين قد غادر.
"Artık Uyanın!".واياك نستعين!"
Ve bunu "Korkarım uyuyan devi uyandırdık ve korkunç kararla onu doldurduk." şeklinde dile getirdi.يقول:"أخشى أن كل قمنا به كان لإيقاظ عملاقا نائما جرى شحنه بالفضب مع تصميم رهيب."
Bu engelleme, Türkiye'de ve dünyada çeşitli yankılar uyandırmıştır.هذه العملية أحدثت صدمة في مصر وفي العالم كله.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.النوم المجموعة وضعت على السرير في حين أن مجموعة أخرى بقيت مستيقظا.
Bu öpücükten sonra prenses uyanır ve prensle evlenirler.تختفي الأميرة الصغيرة ولكن لا يزال الأمير ملزم بالزواج منها.
Bu eserler toplumda yeterince ilgi de uyandırdı.وأثار هذا الاعلان اهتماما كبيرا في مجتمع المطورين.
Bu gelişme, halk arasında ilgi uyanmasına ve fotoğrafın yaygınlaşmasına yarar.أليس من وظيفة الإعلام تعميق الشعور بالوطن، وبث مشاعر ضرورة الوحدة؟..
Kendimizi eğitmeli, uyanmalı ve bununla ilgili bir şeyler yapmalıyız.ونحن لا يمكن أن نبقي فقط نشتت أنفسنا نحن يجب علينا أن نربي أنفسنا ونستيقظ ونفعل شيئا حيال ذلك.
Çiftçinin sabahları onu uyandırması oldukça zor olur.وسينصحك الطبيب على الأرجح بأخذها صباحاً.
Genellikle rüyada konuşulanlar, kurulan cümleler daha önce uyanıkken söylenmiş, duyulmuş, ya da okunmuştur.والآن سواء كنتما مستيقظين أم نائمين، تذكرا أنكما قد رأيتما ابن الإنسان ، وتحدثتما معه، وإستمعتما إليه.
Tavan arasında uyanık yatıyordum.نمت في الخندق..
Uyandığımda benimle olanların şehit olduğunu gördüm.عندما استيقظت ظنت أن الرب منح عائلتها معجزة.
Bu sırada Louis uyanmıştır.مع ذلك، عندما نامت نيو، استيقظت لوسي.
Bir sabah uyandığında ailesini bulamaz.شاب يستيقظ في صباح أحد الأيام ويتلقى مكالمة من صديقته.
Diğer bir deyişle, bir kişinin uykuya dalarken veya uyanırken hareket edememesi veya konuşamaması hissidir.بعبارة أخرى هو الإحساس بعدم القدرة على الحركة أو الحديث حال الاستيقاظ من النوم أو الخلود اليه.
Clara hâlâ uyanmamak için direnir.فشل شارون أن يستيقظ حتى بعد التوقف عن تلقي المهدئات .
Aiden artık gerçekten uyanmıştır.هملت يستيقظ متأخراً.
Sese uyanan Aişe yüzünü örttü.رأى الوجه الجميل تحت الماء يطل عليه.
Videoda bir küvette uyanan Kesha, lavaboda diş fırçası aramaya koyulur.أنه شاهد أحد الحراس يرمي القرآن في المرحاض.
Sarsıntılar vatandaşları uyandırdı ve binalar sallanıyordu, "çığlıklar ve sesler duyuluyordu".الغبار معلق في الهواء والمباني تحترق والناس يركضون وكان هناك الكثير من الصراخ".
Sabahları horoz ve diğer kuşlar beni uyandırıyor.يوقظني الديك وطيور أخرى في الصباح.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........«Acorda, Acordo, ou dorme para sempre».
Dale uyandığında, Chris kendisini tanıtır ve Dale'e onu parça parça yemeye başladıklarını söyler.Quando Dale desperta, Chris se apresenta e diz a Dale que eles estão comendo ele pedaço por pedaço.
Daha sonra Barton uyuyakalır ancak sürekli vızıldayan bir sivrisinek yüzünden uyanır.Mais tarde, Barton adormece, mas é acordado pela lamentação incessante de um mosquito.
Sonraki sabah, Nina yalnız uyanır ve provaya geç kalır.Na manhã seguinte, Nina acorda sozinha e percebe que está atrasada para o ensaio.
Vukuf-ı Kalbî: Kalbi uyanık tutmak gerekir.Ele (na verdade, Bradamante) diz que seu coração pertence a outra.
Rick bir süre sonra uyanır ve kendisini yatağa bağlanmış olarak bulur.Rick mais tarde acorda amarrado em uma cama.
Ama şimdi onların diğerlerinden daha uyanık olduklarından kuşkulanmaya başladım." diyerek gösterir.É melhor renunciar a outra metade, pois há certa dúvida sobre eles."
Noel arifesinde Clara Oswald, çatısından gelen seslere uyanır.Na véspera de Natal, Clara Oswald é acordada pelo som de algo batendo em seu telhado.
Kim onu uyandırmaya cesaret edebilir?Não tem coragem de acordá-lo.
Ses sanki mezardan geliyormuş etkisi uyandırır.Sua voz soa como se saísse de dentro de um túmulo.
"Artık Uyanın!".«Acordai, Senhora»
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod