Jace ölür ve Raziel uyanır.Afortunadamente funciona y Giselle despierta.
Bu, uyanma görüleri ve uyuyamama hastalığı ile Gözlemci'yi lanetler.Esto maldice al vigía con visiones de vigilia y una incapacidad para conciliar el sueño.
Küçük "Şebnem Perisi" çocukları uyandırmaya gelir.En el bosque El Duende de Rocío llega para despertar a los chicos.
O gün handa uyuyan Hutter ertesi gün uyanıp bir at arabasına biner.Homer lo hace y, al día siguiente, despierta teniendo cabello.
Daima gece avlanır ve uyanık kalırlar.Duerme de día y caza de noche.
Jaesuk'un görevi ise onlara hakemlik edip, uyandırmaktır.Subirá, José: La tonadilla escénica: sus obras y sus autores.
Sabah 5'te herkesi uyandırıyor.A las cinco de la mañana embarcó el práctico.
Köpeklerle uyuyan, pireyle uyanır.Chi dorme con i cani si sveglia con le pulci.
Bebek uyanmasın diye parmak ucumda yürüdüm.Ho camminato in punta di piedi per non svegliare il bambino.
Koyu kahve onu bütün gece uyanık tuttu.Il caffè forte l'ha tenuta sveglia tutta la notte.
Olası tehlikelere karşı uyanık olmalısın.Dovete stare attenti a potenziali pericoli.
Tom uyanık kaldı.Tom rimase sveglio.
Tom uyandığında Mary'nin gözden kaybolduğunu keşfetti.Quando si svegliò, Tom scoprì che Mary era scomparsa.
Onu uyandırmak istemiyorum.Non voglio svegliarlo.
Onları uyandırmak zorundayım.Devo svegliarli.
Onu uyandırmaya git.Vai a svegliarla.
Koyu bir fincan kahve uyanık kalmama yardım eder.Una tazza di caffè forte mi aiuta a restare sveglio.
Bir fincan koyu kahve olmadan uyanmak zordur.È difficile svegliarsi senza un bel caffè nero.
Bu bir rüya ve ben yakında uyanacağım!Questo è solo un sogno e presto mi risveglierò.
"Artık Uyanın!".Sveglia!».
Lemberg'te uyandıktan sonra bir daha asla uyumadı.Fu portato all'ospedale di Lemberg (Leopoli), dove dopo essersi risvegliato non prese mai più sonno.
J41, hem JAR25, hem de FAR25 standartlarına uyan ilk turboproptur.Il J41 fu, tra l'altro, il primo turboelica certificato sia per gli standard JAR25 che per quelli FAR25.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Egli era profondamente addormentato e sfinito; così morì."
Fomenko, Nikolay Morozov’un ortaya koyduğu şüphe uyandıran iddialarla 1973 yılında ilgilenmeye başlamıştır.Fomenko si interessò nelle Teorie problematiche di Nikolaj Morozov durante il 1973.
Bu hikâye Charles'ta büyük bir merak uyandırır.Peccato però che succeda un brutto imprevisto per Charles...
Çocuklardan biri Kristen'ın bedenine yaklaşır ve elini ona uzatır iken Kristen uyanır ve çığlık atar.Uno dei due ragazzi è vicino a Kristen e, quando sta per toccarla, Kristen si sveglia urlando.
Sabah 5'te herkesi uyandırıyor.L'assassino venne svegliato alle cinque del mattino.
Ayrıca Elfleri ve İnsanları bizzat yarattı ve uyandırdı.Inoltre crea e risveglia gli Elfi e gli Uomini.
Odin uyanır.Allison si sveglia.
Uyandığında boynunda iki tane delik görür.Quando si svegliò si accorse di avere due ferite sul collo, una su ciascun lato.
Sabah top sesiyle uyanırlar.Arriva la mattina del duello alle pistole.
Rory, sabah uyanır ve lavaboya gider.Una mattina, Jeff si sveglia e si reca in bagno.
Toprak Uyanırsa adlı romanı ise tanınan diğer bir eseridir.Il romanzo, che si chiama And an Other Thing...
Adı Ermenicede Yeni Uyanış anlamına gelir.Il libro a lui dedicato è Risveglio.
Yahudi geleneklerine uyan çeşitli gruplar bulunmaktadır.Esistono alcuni gruppi che hanno adottato customanze e pratiche ebraiche.
Bütün uyuyanlar uykularından uyanır.Risveglio generale di coloro che dormono.
Rüyanın yarattığı etkiyle uyanan Jin, kazanın olduğu yere gider ve gerçekte bir kaza olduğunu görür.Jin si sveglia da un sogno, dove causa un incidente stradale, scoprendo che l'incidente è realmente avvenuto.
Ölen Olivia ise Cortexifanın iyileştirici etkisiyle yeniden uyanacaktır.Fortunatamente Giulio si risveglia grazie solamente alla cura farmacologica.
Buna kendisinin gerçek bir DJ oluşu yardım etti ve bu durumu tüm gece uyanık kalmakta kullandı.Ciò venne aiutato dal fatto che era un DJ, e quindi abituato a passare le notti in bianco.
Uyandırmadık fitne bırakmadın Sabatay Efendi."Dormi o sei sveglio, Lord Barnard?
Sonrasında Spears uyanır.Poco dopo, Desmond si risveglia.
Çocuk uyandırılarak idrarı yaptırılır.Il disturbo avviene soltanto quando il bambino è sveglio.
Uyan kimse olmazsa, Uluslararası Kök Hücre Bankasından aranıyor.In caso di ipoteca perenta, la comunicazione della banca viene respinta dall'Agenzia del Territorio.
Cenazesi büyük yankı uyandırmıştır.Hendel Bashevia sepoltura.
Ancak daha sonra gerçekten uyanıyorum ve 32 yaşında olduğumu görüyorum.Poche ore dopo era morto, all'età di 32 anni.
Clara uyanmayı kabul eder ve Doktor ile uyanır.Sarà Matt ad aiutarla ad alzarsi e, a sorpresa, a baciarla.
Özellikle çocuk uykudan 1,5 saat sonra uyandırılmalıdır.Il bambino deve essere valutato per 1-5 minuti se è sveglio, per più tempo se sta dormendo.
"Ağlayarak uyanıyorum"."Ci urlano contro".
Ey fakir Uygur uyan, uykun yeter.Sleeper, ragazzo pigro che si addormenta sempre.
Kendimizi eğitmeli, uyanmalı ve bununla ilgili bir şeyler yapmalıyız.Dobbiamo informarci, aprire gli occhi e fare qualcosa.
Müzeyyen hanım bu esnada uyanır.In quel momento la ragazza si risveglia.
Genç kadın aniden uyanır ve genç keşişe tokat atar.La ragazza si sveglia e urla.
Aristokrasiye karşı şüphe uyanmasının çeşitli sebepleri olmuştur.Non si sa quanto sostegno ci fu per la persecuzione all'interno dell'aristocrazia.
Kitap okurlar ve kritikler arasında ilgi uyandırmadı.La collezione gli ha portato notevole attenzione e buona reputazione tra lettori e critici.
Finn, Star Wars: Güç Uyanıyor filmi karakteri.Appare in Star Wars: Il risveglio della Forza.
Tom tam çıkaracakken Spike uyanır.Kyle si sveglia gridando.
Elflerin Uyanışı'ndan sonra, cüce ırkı uyandı.Al suo risveglio tutte le pecore erano scappate.
Uyanınca çok sevindim.Quando si sveglia è buio.
Zamanla o aslan uyanmış ve karanlık yanı kendisini belli etmiştir.Allora tu ti svegli, e ti accorgi di quel che ha fatto.
Uyandıktan sonra üç saat içinde içki içilir.Si riposa dopo tre minuti di lotta.