Ana içeriğe geç
Sözlük

uyan ile cümle

uyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bazı taşınabilir bilgisayarlar uyandırmak için gereken süreyi artırır.Une bonne maintenance logicielle permet d'allonger la durée de vie du logiciel.
Rory, sabah uyanır ve lavaboya gider.Laure remonte à la surface ... et se réveille à nouveau dans la baignoire.
Kendimizi eğitmeli, uyanmalı ve bununla ilgili bir şeyler yapmalıyız.Pour y aller, il faut donc être équipé, entrainé et avoir une mission à accomplir.
Sonraki sabah, Nina yalnız uyanır ve provaya geç kalır.Le lendemain matin, Nora réveille Duck qui va être en retard à son travail.
"Ağlayarak uyanıyorum".Quand nous pleurons, ils sont tristes.»
(Orkestra için müzik) 2008 - Uyan, Diren ve Sadece Işığa Teslim Ol!1988 : Live and let live!
Susan'nın bir arkadaşı öğle yemeği için gelir, T-Bag şüphe uyandırmadan onu cezbeder.Susan lui demande ce qu'il projette de faire, mais T-Bag est perdu dans ses pensées.
Nevruz öncesindeki son Çarşamba gününde nihayet yer (toprak) uyanır, nefes almaya başlar.«Terre de poésie» 1999 : Contre jour (suivi de) Du fragment, La Feugraie, coll.
Doktor revirde uyanır.Elle réveille M. Lagarde.
Bir sabah uyandığında ailesini bulamaz.Un matin, elle ne se rend pas à son travail.
"Diyarbakır geç uyandı:2-1".Il s'incline ensuite sur le terrain du Daring, 2-1.
Bu sırada annesi onu bulur ve uyandırmaya çalışır.Elle passe alors son temps à le retrouver et tenter de l'avoisiner.
Tavan arasında uyanık yatıyordum.Ils couchaient nus sur les planches.
Uyandırıldığında bu sefer kolunda bir kesik vardır.À son réveil, elle est tourneboulée.
Cordelia gizemli bir şekilde komadan uyanır.Diego gèle Mac par erreur.
Uyandığında ise yaralı İsa gitmiştir.Quand il se réveille, les fantômes sont partis.
Bu çağrıya uyan Fellucelilerin 50-60 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir.Le FBI le soupçonne d'environ 50 à 60 meurtres.
Plüton'un gezegen olarak keşfedilmesi, tüm dünyada yankı uyandırdı.Remarqué par Octavio Paz, il expose dans le monde entier.
Aristokrasiye karşı şüphe uyanmasının çeşitli sebepleri olmuştur.Plusieurs sont issues de l’aristocratie.
Dalıbor hemen sonra uyanır.Les Girondins se réveillent alors.
Walter uyandığında kendini bir kütüphanede bulur.Amy s'éveille dans une salle blanche.
Dalekler uyanıp Doktor'u yakalamaya çalışır.Adam se réveille et tue le Dr Walsh.
Charlie uyanır ve kendini tanıtır.Peter se réveille et...
Bu kitap geniş yankılar uyandırdı.Cet épisode a suscité une littérature abondante.
BVI birey sabah uyandıktan hemen sonra ölçülür.L’avenir appartient à ceux qui se lèvent tôt.
Üzücü olmasına karşın bir teselli hissi de uyandırır.Bien qu'aventurière, elle tient néanmoins à son confort.
Bunun üzerine genç kız uyanır ve kendine geldiğinde hikâyesini anlatmaya başlar.Au fil du temps elle prend confiance et commence à raconter son histoire.
Shih-Tzu uyanık ve cesur bir köpektir.Le tornjak est un chien calme, amical et courageux.
Boccanegra da uyanmıştır.Voir également L'Éveil.
Clara,fare sesi sesi duyarak uyanır.Cet oiseau siffle quand il vole.
Bu tür anestezi uygulandığında hasta uyanıktır.Après désinfection, l'anesthésie est effectuée.
Islâm halklarının dillerini bilmesi onda Doğu edebiyatlarına karşı bir ilgi uyandırdı.Il y enseignera les langues orientales, ses traductions lui apporteront une réputation certaine.
Uyandırmak için de megafon kullanılır.Un réveil explosif.
Kalbi uyanık tutmak gerekir.Celui-ci se réveille possédé.
Bu şarkı da Filipinler'de büyük etki uyandırdı.La chanson She Had You a été un tube aux Philippines.
Uyandığımda kar yağıyordu.Estaba nevando cuando me desperté.
Kadın uyanıyor.La mujer se despierta.
Kahve beni uyandırıyor.El café me está despertando.
Uyanmak uyumanın zıt anlamlısıdır.Despertar significa lo contrario de dormir.
Git ve Mary'yi uyandır.Vete a despertar a Mary.
Mary'yi uyandırmaya git.Vete a despertar a Mary.
Bebeği uyandırmaya korkuyordu.Ella temía despertar al bebé.
Sessiz ol, yoksa bebek uyanacak.Estate callado o despertarás al bebé.
Bu sabah saat beşte uyandım.Me desperté a las 5 esta mañana.
Her gün sabah saat altıda onu uyandırırım.Yo le levanto todos los días a las seis.
Lütfen yarın saat 6'da beni uyandır.Por favor, mañana despiértame a las seis.
Uyandığımda odamda bir hırsız vardı.Cuando me desperté, había un ladrón en mi habitación.
Bebek uyandı mı?¿Se ha despertado el bebé?
O, benim onu 6:00 da uyandırmamı rica etti.Me pidió que le despertara a las seis.
Seni uyandırdım.Te he despertado.
Tom neredeyse her sabah erken uyanır.Tom se despierta temprano casi todas las mañanas.
Beni yedide uyandırır mısın?¿Puedes despertarme a las siete?
Jim bebeği uyandırmamak için odaya sessizce girdi.Jim entró a la habitación sin hacer ruido para no despertar al bebé.
Sabah saat beşte uyandım.Me levanté a las cinco de la mañana.
Anne, oğlunu okula gitmesi için uyandırır.La madre despierta al hijo para ir a la escuela.
O her zaman beni yatakta kahvaltıyla uyandırır.Ella siempre me despierta con el desayuno en la cama.
Ben uzun bir rüyadan uyandım.Desperté de un largo sueño.
Uyandığımda, kar yağıyordu.Cuando me desperté, estaba nevando.
Uyandığımda arabadaydım.Cuando me desperté, estaba en el coche.
Bir rüyadan uyandım.Desperté de un sueño.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod