Ana içeriğe geç
Sözlük

uyan ile cümle

uyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Erwachen zum gelöschten Traum.
Uyandıñ mı?Wach ich?
Uyanan yel, daha önceden uyanmış olan suyu, ateşi harekete geçirir.Dann werden sie aus dem Feuer gezogen und in Wasser abgelöscht.
Shih-Tzu uyanık ve cesur bir köpektir.Der Shih Tzu ist ein robuster, sehr stark behaarter Hund.
Sonraki sabah, Nina yalnız uyanır ve provaya geç kalır.Am nächsten Morgen verschläft Nina, erwacht allein und eilt zur Ballettprobe.
Odin uyanır.Nidor erwacht.
İlhan bu soruyu Çünkü bir millet uyanıyor.Philosophie tritt da auf, wo Menschen wach werden.
Uyandırmak için de megafon kullanılır.Ein Appell zum Aufwachen.
Bu bir rüya ve ben yakında uyanacağım!Sie wird kurz ohnmächtig, erwacht aber schnell.
Bu sırada Louis uyanmıştır.Goethe ist gerade erwacht.
Uyandığında kendini yapayalnız bulur.Als er erwacht, ist er allein.
Gılgamış, bunu yapmayı beceremez ve uyanmadan yedi gün uyuya kalır.Schliefe sie jedoch, könne sie nachts nicht schlafen und wäre morgens unausgeschlafen.
(Gitti gitti öteye gitti tümüyle öteye gitti yaşasın uyandı!)Er blieb euch! ja, und er erwacht! er wird und muß erwachen!
Uyandığında yanında onun Siddhartha olduğundan haberi olmayan keşiş Govinda'yı bulur.Beim Erwachen findet er neben sich den Mönch Govinda, der ihn allerdings zunächst nicht erkennt.
Kim onu uyandırmaya cesaret edebilir?Wer wagt, sie zu scheuchen?
Bunlar tam uyuma veya uyanma esnasında oluşurlar.Dies kann entweder beim Einschlafen oder beim Erwachen geschehen.
Uyandıran Çarşamba veya "Rüzgârlı Çarşamba" olarak da bilinir.Er wird auch als „krummer“ oder „schiefer Mittwoch“ bezeichnet.
Budizm, Hinduizm, Jainizm gibi dinlerde asıl amaç, uyanma ya da Nirvana’ya ulaşmadır.Im Buddhismus, Hinduismus und Jainismus ist das höchste Ziel die Erleuchtung oder das Erreichen des Nirwana.
Uyanık bir şekilde Etiyopya sivil hakların koruyuculuğunu yapıyoruz.Wachsam achten wir der äthiopischen Bürgerrechte.
Ama benim ölümüm niye sorun olsun ki, eğer insanlar bizim sayemizde uyanırlarsa ve harekete geçerlerse?Welchen Sinn hat das Leben, da wir doch unter Krankheiten leiden und sterben, wenn die Zeit gekommen ist?
Sen seni ne sanırsın, fâniye dayanırsın Üş bir gün uyanırsın, tevhide gel tevhide.Zeigt ihr Schwäche, preisen sie eure Vorsicht; legt ihr Vorsicht an den Tag, zeihen sie euch der Schwäche.
Bu arada Iraxxa, sayısız Buz Savaşçısını uyandırmaya başlar.Trotzdem flieht sie mit vielen Flüchtlingen hinauf auf das Eis.
Sabah olduğunda programın yapımcısı Jaesuk'u uyandırır.Gegen Ende des Jahres stieß die Band auf den Produzenten Giuseppe Morazzoni.
Kitap okurlar ve kritikler arasında ilgi uyandırmadı.Ihre Veröffentlichung stieß allerdings bei Lesern und Kritikern nicht auf großes Interesse.
Bu eserler toplumda yeterince ilgi de uyandırdı.Diese Unruhen erregten große Aufmerksamkeit in der Gesellschaft.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Sie steigt zu ihm ins Bett, doch er schläft ein.
Bu tablo onda daha önce hiç hissetmediği duygular uyandırır.Dort ist sie erschrocken über nie erlebte Eindrücke.
Tasarımı büyük bir yankı uyandırmıştır.Sein Design erregte beträchtliches Aufsehen.
Gece saat 2 civarında uyanan Rita, Betty'yi Club Silencio adında ürpertici bir tiyatroya gitmeye ikna eder.Aus einem Traum gegen zwei Uhr erwachend, besteht „Rita“ darauf, in einen Club namens Silencio zu gehen.
Tam bu sırada Kovalyov uyanır ve burnunun yerinde olmadığını anlar.Entsprechend stellt jener Kowaljow beim Erwachen fest, dass ihm seine Nase fehlt.
Uyandırmadık fitne bırakmadın Sabatay Efendi.Doch gelang es ihnen nicht, durch die Verbrennung die Verehrung des heiligen Sava zu unterdrücken.
Tavan arasında uyanık yatıyordum.Geschlafen wurde auf Strohmatten am Boden.
Kendimizi eğitmeli, uyanmalı ve bununla ilgili bir şeyler yapmalıyız.Wir hatten geplant, New York zu erforschen, zu beobachten und auf uns einwirken zu lassen.
Ali adını asıl isminin kısaltılmış hali olması, Uyanık soyadını ise İsmail Uyanık dolayısıyla almıştır.Als seinen Ringernamen (Shikona) wählte Iwakiyama den Namen des Berges Iwakisan bei Hirosaki.
Buda: Buda; uyanmak, kavramak, bilinçlenmek anlamındadır.Budde: Heterogenität: Entstehung, Begriff, Abgrenzung.
Frege’nin bu farklılaştırmaları dilbilimsel semantik içerisinde de büyük bir yankı uyandırmıştır.Freges Differenzierungen haben auch in der linguistischen Semantik eine große Resonanz gefunden.
Uyandığında bir operasyon odasındadır.Sie erwacht in einem Krankenhaus.
Rory, sabah uyanır ve lavaboya gider.Adriena erhebt sich und geht schlafwandelnd.
2009 yılında ilk stüdyo albümü Uyan yayımlandı.Im Jahr 2015 folgte das erste Studioalbum Disponível.
Sabah top sesiyle uyanırlar.Im Morgengrauen wird er erschossen.
Üniversitenin adı koyulurken düşünülen anlamına uyan türkçe ismi ise, Berlin Özgür Üniversitesi'dir.Das Wort „Frei“ im Namen hat also eine andere Bedeutung als das „Frei“ im Namen der Freien Universität Berlin.
Bununla beraber gece uykusu esnasında sık sık uyanma durumları görülür.Häufig kommt es beim Einschlafen auch zu speziellen Einschlafzuckungen.
Samma-Sambodhi, Samma-Sam Buda aracılığı ile mükemmel uyanışa varılır.Samma-Sambodhi wird von einem Samma-Sambuddha („Vollkommen Erwachter“) erlangt.
Uyan kimse olmazsa, Uluslararası Kök Hücre Bankasından aranıyor.Politiker geißeln Salär der Landesbank-Bosse.
Tanım gereği, fermiyonlar Fermi-Dirac istatistiğine uyan parçacıklardır.Spinorfelder gehorchen daher der Fermi-Dirac-Statistik.
Bu ise, Pakistan'da Amerika hakkında bazı şüpheler uyandırdı.Das ließ Indonesien langfristig misstrauisch gegenüber Amerika bleiben.
Bu senaryo özgür iradeyle ilgili sorular uyandırmaktadır.Damit entstand die Idee zu einer Freilichtbühne.
Budist Etik, insanın içerisindeki uyanışı sağlamanın bir yoludur.Buddhistische Ethik ist ein Weg zur Selbsterlösung.
Bu, onlar için uyanış, yeni sınırlar ve iyimserlik zamanıydı.Diese Phase war von Optimismus und neuen Plänen geprägt.
Uyandığında ağzından ve burnundan gerçekten kan gelmektedir.Allerdings: ich hafte nicht, wenn Sie am Ende Aus Mund und Nase bluten.
Özellikle çocuk uykudan 1,5 saat sonra uyandırılmalıdır.Spätestens nach einer halben Stunde wird das Opfer ohnmächtig, nach ein bis vier Stunden tritt der Tod ein.
O sabah ise uykuya dalmış ve ancak son vakitte uyanabilmişti.Die Nacht ist vorgerückt, der Tag aber nahe herbeigekommen.
Orlanda uyanır ve aklının başına geldiğini annar.Viviane erwacht und sinnt noch über ihren Traum.
Bu festivalin Estonya ulusal uyanışını geliştirdiği düşünülmektedir.Sie ist im Kontext des Erstarkens eines estnischen Nationalbewusstseins zu sehen.
Arkadaşımın iki küçük oğlunun sesleriyle uyandım.Sein Vater förderte das Fußballspielen seiner beiden Söhne von klein auf.
Çoğu uyku sırasında uyananınca gerçekleşir.Der Tod tritt meist während des Schlafs ein.
Yanlışlıkla oradaki bazı Dalekleri uyandırır.Das Erwachen Arabiens.
Thor da uyanınca bunu görür.Als Kōji aber zu ihm kommt, erwacht dieser wieder.
Sonrasında Spears uyanır.Demetrius erwacht wieder.
Bu arada koltukta uyuyan Bayan John uyanır.Zur selben Zeit erwacht die scheinbar schlafende Frau in ihrer Zelle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod