Bavulumun kayıp olduğunu bulmak için uyandım.I awoke to find my suitcase gone.
Uyandığımız zaman, açık denizde akıntıya kapılıp sürükleniyorduk.When we awoke, we were adrift on the open sea.
Kendimi koltukta uzanmış bularak uyandım.I awoke to find myself lying on the sofa.
Odamda bir hırsız bulmak için uyandım.I awoke to find a burglar in my room.
Uyandığımda her şeyin bir rüya olduğunu anladım.I awoke to find everything had been a dream.
O uyandığında, aile oradaydı.When she awoke, the family was there.
Çalar saat beni 7:00 de uyandırır.The alarm clock wakes me at seven.
Alarm çalmasına rağmen uyanamadım.Although the alarm rang I failed to wake up.
Alarm Mayuko'yu uyandırdı.The alarm woke up Mayuko.
Gece yarısından sonra uyandık.We woke up after midnight.
Uyanık olsan iyi olur.You'd better stay on your guard.
Uyuyan yılanı uyandırmak iyi değildir.It's not good to wake a sleeping snake.
Uyandığımda arabadaydım.When I woke up, I was in the car.
İlgilendiğim adamda arzuyu uyandırmak için ne yapmalıyım?What should I do to arouse desire in the man I'm interested in?
Sabahları her zaman yedi civarında uyanırım.In the morning I always wake up around seven o'clock.
Bugün kütüphanede çalışmam gerekiyordu ama yaklaşık 12.00'de uyandım.Today, I was supposed to study at the library but I woke up around 12 o'clock.
Korkulu rüya görmektense uyanık yatmayı yeğlerim.Better safe than sorry.
Gece dolunay çatının üzerine düştüğünde, tüm çiftçiler uyanır.When the full moon falls down on the roof at night, all the farmers are woken up.
O uyanır uyanmaz müziği açacağız.As soon as she wakes up, we'll turn on the music.
Saat 7'de uyanırım.I wake up at 7 o'clock.
Uyandıktan sonra yüzmeye gittim.I went swimming after I woke up.
Uyandığımda kar yağıyordu.It was snowing when I woke up.
Git ve Mary'yi uyandır.Go and wake Mary up.
Saat yedide beni uyandır.Wake me up at seven.
Benim düşünceme göre, geç saatlere kadar uyanık kalmak senin sağlığın için kötüdür.In my opinion, staying up late is bad for your health.
Uyanmak yatmaya gitmenin tam tersidir.Waking up is the opposite of going to sleep.
O uyandı.She woke up.
O, uyandı.She woke up.
Onlar hâlâ uyanmadı.They still haven't woken up.
Müzikle uyanmayı seviyorum.I like waking up to music.
Lütfen beni yedide uyandır.Please wake me up at seven.
Uyandığımda dinlenmiş ve canlanmış hissettim.When I woke up I felt rested and refreshed.
Yaşlı insanlar erken uyanıyor.Old people wake up early.
Ben sabah 8:00'e kadar genellikle uyanığım.I'm usually awake by 8:00 a.m.
Onlar yarın sabah 5.00'e kadar uyanık olmak zorunda.They have to be awake by 5:00 a.m. tomorrow.
Bebek uyanık.The baby's awake.
Gürültü yaparsan çocuklar uyanır.The children will wake up if you make noise.
Onların hâlâ uyanık olması şaşılacak şey.It's a wonder they're still awake.
Beni yedide uyandırır mısın?Will you wake me at seven?
Dün çalar saat çalmadı ve Kurt uyanmadı.Yesterday the alarm clock didn't go off and Kurt didn't wake up.
Yarın aynı zamanda beni uyandırabilir misin?Could you wake me up at the same time tomorrow?
Uykunun sonunda uyuyan uyanır.At the end of the sleep the dormant awakes.
Hizmetçilerin çığlıkları herkesi uyandırdı.The servants' screams awakened everyone.
Jim bebeği uyandırmamak için odaya sessizce girdi.Jim entered the room quietly so he wouldn't wake the baby.
Bugünün Pekin'i bende çok derin bir etki bıraktı ve merakımı uyandırdı.Today's Beijing has given me a very deep impression and aroused my curiosity.
O, 6:30'da her gün onu uyandırır.She wakes him up every day at 6:30.
O, onu her gün 6.30'da uyandırır.She wakes him up every day at 6:30.
O onu uyandırdı.She woke him up.
Gürültü onu uyandırdı.The noise woke her up.
Bugün oldukça erken uyanıyorsun. Bir şey mi var?You're waking up quite early today. Do you have something?
Gün doğumunu görmek için çok erken uyandım.We woke up very early in order to see the sunrise.
Senin uyanmak için en sevdiğin müzik türü hangisi?What's your favorite kind of music to wake up to?
Uyanık kalın.Remain on the lookout.
Her sabah 6'da onu uyandırırım.I wake him up at 6 every morning.
Yarın sabah 6'da uyanacağım.Tomorrow morning, I'll wake up at 6.
Lütfen yarın sabah altıda beni uyandır.Please wake me up at 6 tomorrow morning.
Yarın sabah, saat 6:00'da beni uyandır, lütfen.Tomorrow morning, wake me up at 6:00, please.
Nedense, tamamen uyanığım ve uykuya dalamıyorum.For some reason, I'm wide awake and can't fall asleep.
Uyanık ol.Get with it.
Gece geç saatlere kadar uyanık kalmamalıydım.I shouldn't have stayed up all night.