uyanık ile cümle

uyanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, Mary'nin uyanık olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary wasn't awake.
Tom Mary'nin uyanık olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary was awake.
Tom ve Mary uyanık olmalı.Tom and Mary need to be vigilant.
Tom uyanık olduğumu biliyordu.Tom knew that I was awake.
Tom yarı uyanıktı.Tom was half-asleep.
Tom'un uyanık olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether or not Tom is awake.
Hem Tom hem de Mary uyanık.Both Tom and Mary are awake.
Tom ve Mary ikisi de uyanık.Tom and Mary are both awake.
Toplantılar sırasında uyanık kalma sorunum var.I have trouble staying awake during meetings.
Tom uyanık değil, ama Mary uyanık.Tom isn't awake, but Mary is.
Tom'un uyanık olacağını düşünmedim.I didn't think Tom would be awake.
Gecenin bu saatinde Tom'un uyanık olacağını sanmıyorum.I don't think Tom will be awake at this time of night.
O sırada, Tom ve ben hâlâ uyanıktık.At that time, Tom and I were still awake.
Uyanık olan var mı?Is anyone awake?
Uyanık kalamam.I can't stay awake.
Tom'un horlaması beni bütün gece uyanık tuttu.Tom's snoring kept me awake all night.
Uyanık olmak zorundayız.We have to be vigilant.
Tarih dersleri sırasında uyanık kalmakta zorluk yaşıyorum.I've been having a hard time staying awake during history classes.
Tom ve Mary hâlâ uyanık değil mi?Aren't Tom and Mary awake yet?
Mary eve geldiğinde Tom ve ben hâlâ uyanıktık.Tom and I were still awake when Mary got home.
Tom uyanık olan tek kişiydi.Tom was the only one awake.
Gürültü bizi uyanık tuttu.The noise kept us awake.
Tom muhtemelen şu an uyanık, değil mi?Tom is likely to be awake now, isn't he?
Tom uyanık, değil mi?Tom is awake, isn't he?
Tom şimdi uyanık, değil mi?Tom is awake now, isn't he?
Tom hâlâ uyanık, değil mi?Tom is still awake, isn't he?
Tom zaten uyanık.Tom is already awake.
Uyanıksındır diye umuyordum.I was hoping you were awake.
Tom uyanıktı ama hareket edemedi.Tom was awake, but he couldn't move.
Uyanıkspora bak sen.What a smart aleck.
Hâlâ uyanıktı.He was still awake.
Çoğu zaman gecenin büyük bölümü uyanıktır.He often stays up most of the night.
Robert çok geç saatlere kadar uyanık kalmıştı.Robert stayed up really late.
Şimdi uyanık mısın?Are you awake now?
Oyuncu karakteri ayrıca Uyanık duruma gelir ve geçmiş hayatlarının anılarına erişir.The player character also becomes Awakened, able to access memories of their past lives.
Normalde, kişi uyanıkken beyin dalgaları düzenli bir ritim gösterir.Normally, when an individual is awake, brain waves show a regular rhythm.
Ama şimdi onların diğerlerinden daha uyanık olduklarından kuşkulanmaya başladım." diyerek gösterir.I am the first, and I am the last; and beside me there is no God” (Isa. xliv.
"Uyanık devretti"."Dead Wake".
Kalbi uyanık tutmak gerekir.The Heart's Awakening.
Uçuşta, bu uyanık kuş, beyaz uçuş tüylerini ve kuyruk altını gösterir.In flight, this wary bird shows white flight feathers and undertail.
Genellikle geceleri aktiftir ve uyanık olduğu saatlerde çoğunlukla beslenir.They are predominantly active at night and spend most of their waking hours feeding.
Tavan arasında uyanık yatıyordum.They had been sleeping on the floor inside the building.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.He returns to the hotel, where he sleeps for several hours.
Shih-Tzu uyanık ve cesur bir köpektir.The Artois Hound is an energetic dog that is brave and loyal.
Uyanık hayatta, sevgi yıllardır hayatımda yok."In awake life, love is not in my life for many, many years.'
"Uyanık hayatta, sevgi yıllardır hayatımda yok.'In aware life, in awake life, sorry, love is not in my life for many, many years.
Beş, dört, üç, iki, bir -- gözlerini aç, tamamen uyanık.On five, four, three, two, one -- open your eyes, wide awake.
Size uyanık olduğunuzu söylemeyi yeğlerim.I prefer to tell you, you are awake.
Uyanıksınız, her zaman.You are awake, always.
Bu rüyayı istiyoruz da. Rüyada kalmak ama uyanık olmak istiyoruz.We also want this dream, we want to stay in the dream but you want to be awake.
Her zaman uyanıksınız.You are awake always.
Birincil olarak o yavaş ve çok da uyanık olamayan tavşanları yakalamak çok zaman almıyor.One, it didn't take you much time to get those literally slow and maybe less quick-witted rabbits.
Uyanıkken boynumda duran fotoğraf makinesiyle; uyurken tripod ve zamanlayici ile.When I was awake, with the camera around my neck. When I was sleeping, with a tripod and a timer.
Uyanıkken kabus görmek gibi düşünün.Imagine having a nightmare while you're awake.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.And my job was to stay awake until her nightmares came so I could wake her.
Uyanık mısınız ?You're still up.
Sen iki-kırk saat devam eder, keyifli bir uykudan sonra uyanık bileceksin.Thou shalt continue two-and-forty hours, And then awake as from a pleasant sleep.
Bu arada, sen uyanık icatlarına karşı, harf Romeo bizim sürüklenme biliyorum vereyim;In the mean time, against thou shalt awake, Shall Romeo by my letters know our drift;
O, ben uyanıklık halinde, ben bütün bu iğrenç korkuları ile Environed, perişan olmayacak olacaktır?O, if I wake, shall I not be distraught, Environed with all these hideous fears?
Sonra tek başına onun uyanık önekli saatThen all alone At the prefixed hour of her waking
İlgili Sayfalar