uyanış ile cümle

uyanış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu, onlar için uyanış, yeni sınırlar ve iyimserlik zamanıydı.Для них это было временем «пробуждения, новых рубежей и оптимизма».
Litvayna Milli Uyanış hareketinin öncülerindendir.Считается одним из пионеров литовского национального возрождения.
Bu festivalin Estonya ulusal uyanışını geliştirdiği düşünülmektedir.Этот период истории Эстонии называется периодом национального пробуждения.
Bu nedenle „uyanış“ genellikle „kurtuluş“ olarak ifade edilmektedir.В Гаване «Despues» обычно произносится как «Depue».
Dördüncü stüdyo albümü Uyanış 29 Mayıs 2009 tarihinde yayınlandı.طرحت قاراجا ألبومها الرابع الصحوة في 29 مايو 2009.
Şiir yazmaya başlamasının ardından ilk öyküleri Servet-i Fünun, Uyanış, Yarımay gibi dergilerde yayımlandı.و عقب أن بدأت كريمة نادر كتابة الشعر نشرت أول قصص لها في مجلات مثل " ثروة فنون ، و الصحوة ، الهلال.
Anka'nın Uyanışı (İng.Na het vertrek van Enka.)
Yerin ismi, cuivië (uyanış) nen (su) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelir ve “Uyanış Suyu” anlamındadır.Hij kan zich op het land voortbewegen met benen (gelijk aan een mens), maar is het meest thuis in het water.
Oyunun amacı, uyanışa neden olanı ve boş doğum sorununun nasıl çözüleceğini bulmaktır.Мета гри полягає в тому, щоб з'ясувати, що є причиною його пробудження і як вирішити проблему пустонароджених.
Bu festivalin Estonya ulusal uyanışını geliştirdiği düşünülmektedir.Цей період історії Естонії називається періодом національного пробудження.
(Plütark) “Yaşam bir rüyadır, ölüm de bir uyanış.”Citát k videu byl: "Život je válka a válka je bolest".
Uyanış sözcüğü sözcük anlamıyla, bilindiği gibi, uyku halinden uyanıklık haline geçişi belirtir.Slovo probuzení se jeví jako vhodné také proto, že implikuje představu člověka probuzeného ze snu.
Arapları dini değil, siyasi yönde uyanışları.Pe ei nu-i interesau dogmele religioase, ci rebeliunea politică.
Bu nedenle „uyanış“ genellikle „kurtuluş“ olarak ifade edilmektedir.Emiatt a „megvilágosultak“ állapotát gyakran „megszabadulásként“ jelölik meg.
Bu festivalin Estonya ulusal uyanışını geliştirdiği düşünülmektedir.Järjestö on aatteeltaan kansallismielinen ja haluaa edistää Viron kansallista herätystä.
Gazis, devrimin ancak kölelerin ruhsal uyanışıyla gerçekleşeceğine inanıyordu.Ο Γαζής πίστευε ότι μόνο με την πνευματική αφύπνιση των υποδούλων θα επιτυγχανόταν η Επανάσταση.
Diesel'in ilk rolü, Uyanış (1990) filminde kısa, itibarsız bir görünüştü.Diesels første filmrolle var en kort ukrediteret optræden i 1990 i filmen Awakenings.
Arapları dini değil, siyasi yönde uyanışları.Paven gjorde det ikke for religiøse grunner, men kun for politiske.
Diesel'in ilk rolü, Uyanış (1990) filminde kısa, itibarsız bir görünüştü.Vai diễn điện ảnh đầu tiên của Diesel là một vai ngắn không được đề tên trong bộ phim Awakenings (1990).
Yerin ismi, cuivië (uyanış) nen (su) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelir ve “Uyanış Suyu” anlamındadır.以降この地を後生掛と呼ぶようになり、また源泉をオナメ(妾)の湯、モトメ(本妻)の湯と呼ぶようになった。
Bulgar Milli Uyanış esnasında halk Bulgaristan kurtuluşu için savaşmıştır.ブルガリア民族復興期には、町の住民はブルガリア解放のための闘争に加わった。
Elflerin Uyanışı'ndan sonra, cüce ırkı uyandı.目覚めるとエラは灰まみれになっていた。
Litvayna Milli Uyanış hareketinin öncülerindendir.チャドは後発開発途上国の一つである。
Mahşerin uyanısında sadece Hailan ülkesi ayakta kalmıştı.劇中では覚醒したのは悪代官のみ。
Samma Sambodhi: Uyanışa ermenin en son ve en mükemmel şeklidir.謙陵也是阮朝諸皇陵中風景最為優美、建造最為奢華的一個。
Bunların kişide tam olarak oluşmasının ancak ruhsal aydınlanma veya ruhsal uyanışla mümkün olduğu söylenir.כל זה אפשרי רק אם הגוף והנפש באמת נפרדים.
Daha sonra albümün adı sadeleştirilerek "Uyanış" oldu.Следващия сезон се казва „Пробуждането на Драконите“.
Elflerin Uyanışı'ndan sonra, cüce ırkı uyandı.Когато слънцето изгряло, Дъждовният бик се събудил.
Adı Ermenicede Yeni Uyanış anlamına gelir.V novejšem času se pri priimkih vezaj opušča.
Anka'nın Uyanışı (İng.Tahan ärgata üles Ingli puudutus
1960'lardaki çevreci hareketle ilk defa toplu bilinç içerisinde bir uyanış başladıDet började, tror jag, med miljörörelsen på 1960-talet. Det var dess första uppvaknande
1960'lardaki çevreci hareketle ilk defa toplu bilinç içerisinde bir uyanış başladıIk zie onze geïsoleerdheid niet als een mislukking, maar als onderdeel van een groter proces.
1960'lardaki çevreci hareketle ilk defa toplu bilinç içerisinde bir uyanış başladıIl movimento ambientalista degli anni '60... ...fu il primo passo verso una coscienza di massa.
1960'lardaki çevreci hareketle ilk defa toplu bilinç içerisinde bir uyanış başladıJá viděl tuto celou pouť odtržení ne jako chybu, ale jako součást většího procesu.
1960'lardaki çevreci hareketle ilk defa toplu bilinç içerisinde bir uyanış başladıPierwsze masowe przebudzenie przyszło wraz z ruchem ochrony środowiska w latach 60-tych.
1960'lardaki çevreci hareketle ilk defa toplu bilinç içerisinde bir uyanış başladıVejo toda esta jornada de separação, não como um engano, mas como parte de um processo maior.
1960'lardaki çevreci hareketle ilk defa toplu bilinç içerisinde bir uyanış başladıАз прозрях цялото това пътуване на разделението не като грешка, а като част от по-голям процес.
1960'lardaki çevreci hareketle ilk defa toplu bilinç içerisinde bir uyanış başladıそれは集団意識への最初の目覚めでした。 宇宙飛行士が宇宙に出て、
Ama genellikle diyebilirim ki, farkındalık (uyanış) herhangi bir egzersizin neticesi olarak gelemez.Und...'Nein. Nichts von dem sagt er. Und das ist nicht wichtig.
Apachan ne yapmış? Her gün dünyanın uyanışını izlerim (müzik)Appachan nu mai este printre noi, din nefericire, dar a lăsat în urmă un mesaj, un mesaj foarte puternic
Apachan ne yapmış? Her gün dünyanın uyanışını izlerim (müzik)Appachan, sfortunatamente non c'è più, ma ha lasciato un messaggio, un messaggio forte
Apachan ne yapmış? Her gün dünyanın uyanışını izlerim (müzik)Malheureusement, Appachan n'est plus mais il a laissé un message très puissant.
Apachan ne yapmış? Her gün dünyanın uyanışını izlerim (müzik)Τι έκανε ο Απάτσαν; Ο Απάτσαν, δυστυχώς, δεν ζει πλέον, αλλά άφησε ένα μήνυμα πίσω του.
Arkadaşım bunu bir uyanış olarak tarif etti, ama mutlu bir uyanış.제 친구는 이 사건에 대해 놀랍지만 행복하다고 말하던군요,
Arkadaşım bunu bir uyanış olarak tarif etti, ama mutlu bir uyanış.החברים שלי אמרו שזה כמו טקס אשכבה אבל שמח,
Arkadaşım bunu bir uyanış olarak tarif etti, ama mutlu bir uyanış.صديقي وصفها بيقظة، لكن سعيدة
Arkadaşım bunu bir uyanış olarak tarif etti, ama mutlu bir uyanış.親族や知人が列に並び 僕に会いに集まっていたからです
Böyle bir yoğun uyanışı, hayal bile edemiyorum.El sem tudtam képzelni ilyen intenzív felébredést.
Böyle bir yoğun uyanışı, hayal bile edemiyorum.Je n'aurais pas imaginé que le réveil puisse être si intense.
Böyle bir yoğun uyanışı, hayal bile edemiyorum.lch hätte mir nicht vorstellen können dass das Erwachen so tiefgründig sein könnte.
Böyle bir yoğun uyanışı, hayal bile edemiyorum.Nedokázal bych si představit tak silné probuzení.
Böyle bir yoğun uyanışı, hayal bile edemiyorum.Nie mogę sobie wyobrazić tak intensywnego przebudzenia.
Böyle bir yoğun uyanışı, hayal bile edemiyorum.Nu mi-am putut imagina o trezire atat de intensa.
Böyle bir yoğun uyanışı, hayal bile edemiyorum.Tôi không hình dung được lại có sự nhận thức mãnh liệt thế này.
Böyle bir yoğun uyanışı, hayal bile edemiyorum.Δεν θα μπορούσα να φανταστώ ένα τέτοιο έντονο ξύπνημα.
Böyle bir yoğun uyanışı, hayal bile edemiyorum.Я не мог себе представить такое быстрое пробуждение.
Bunun da varoluşsal bir uyanış çağrısı olduğunu düşünüyorum.Dan saya kira ini seperti sebuah seruan untuk terjaga.
Bunun da varoluşsal bir uyanış çağrısı olduğunu düşünüyorum.E eu penso nela como uma espécie de "acordar para a vida".
Bunun da varoluşsal bir uyanış çağrısı olduğunu düşünüyorum.E me la immagino come una specie di sveglia esistenziale.
Bunun da varoluşsal bir uyanış çağrısı olduğunu düşünüyorum.En ik zie dit als een soort existentiële wake-upcall.

İlgili Sayfalar