utangaç ile cümle

utangaç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'ye utangaç olduğunu söyledi.Tom told Mary he was shy.
Tom benim kadar utangaç değildir.Tom isn't as shy as I am.
Tom utangaç değildir ama Mary utangaçtır.Tom isn't shy, but Mary is.
Tom utangaçtır ama Mary değil.Tom is shy, but Mary isn't.
Tom'un utangaç olduğunu düşünmedim.I don't think Tom was shy.
Tom'un utangaç olduğundan şüpheleniyorum.I suspected Tom was embarrassed.
Baban utangaç mı?Is your father shy?
Tom korkunç düzeyde utangaçtır.Tom is terribly shy.
Tom'un utangaç olduğunu biliyorum.I know Tom is shy.
Tom utangaç mı?Is Tom shy?
Sami biraz gergin ve utangaçtı.Sami was a bit nervous and shy.
Tom çok utangaç bir adam.Tom is a very shy guy.
Sami çok utangaçtı.Sami was very shy.
Tom ve Mary, John'a utangaç olduklarını söyledi.Tom and Mary told John they were embarrassed.
Çok utangaçsın, değil mi?You're very shy, aren't you?
Tom biraz utangaç, değil mi?Tom is kind of shy, isn't he?
Tom ve Mary utangaçtır.Tom and Mary are shy.
Tom utangaç gibi görünüyor.Tom seems to be embarrassed.
Tom çok utangaç bir çocuk, değil mi?Tom is a very shy boy, isn't he?
Tom çocukken çok utangaçtı.Tom was very shy when he was a kid.
Robert utangaç bir şekilde babasına sarıldı.Robert shyly hugged his dad.
İçlerinden utangaç ve masum olan Beom-sil, Soo-ok'a aşık olur.One of them, shy and innocent Beom-sil falls in love with Soo-ok.
Josephson Cambridge’te parlak ama utangaç öğrenci olarak tanınıyordu.Josephson was known at Cambridge as a brilliant, but shy, student.
Utangaç ve güvensiz kız kardeş Dimity yerel bir Çin restaurantında çalışan bir garsondur.Dimity, the shy and insecure sibling, is a waitress at a local Chinese restaurant.
Balo gecesinde Carrie gergin ve utangaç davranmaya başlar fakat Tommy onu rahatlatır.At the prom, Carrie is nervous and shy, but Tommy kindly puts her at ease.
Nouhad utangaç ve okulda çok arkadaşı olmayan bir çocuktu.Nouhad was a shy child and did not have many friends at school.
Uzak olması daha çok utangaçlığa dönüşmüştü.” diye yazmıştır.They came away with huge pride", he wrote.
Oldukça utangaçtır.He is rather shy.
1996'da yönetmen Shirley Barrett, Otto'yu Love Serenade'e utangaç bir garson rolüyle dahil etti.In 1996, director Shirley Barrett cast Otto as a shy waitress in the film Love Serenade.
Jamil öğrencilik yıllarında kendisini "kitapsever ve utangaç" olarak tanımlamaktadır.At school, Jamil says she was "bookish and shy".
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.The creatures, who are bothered by the disturbance, evacuate.
Utangaçlık doğrudan içedönüklükle ilgili değildir.Perveance does not relate directly to current handling.
Utangaç bir karaktere sahiptirler.She has a shy personality.
Albert biraz utangaç ve sessizdir.Charlotte is very deferential and quiet.
Danny, 14 yaşında, utangaç bir çocuktur.At thirteen years old, she is a very spoiled child.
Utangaç bir çocuk olduğu doğruydu; zamanının çoğunu kitaplar arasında geçiriyordu.He was a sickly child and spent much of his childhood in bed reading.
Evans küçükken suskun, utangaç ve içine kapanık bir çocuktu.As a boy Evans was quiet, shy and inquisitive.
Alba on bir yaşındadır ve çok utangaçtır.Carmelo, is 30 years old and extremely shy.
Çok salaktır ve utangaçtır.She is very flirtatious and dishonest.
Utangaç bir türdür ve insanlar uzak durur.Quiet person and takes distances from other people.
Bir erkek çocuğu olarak çok utangaç ve hassas biriydi.He was described as a sensitive and generous young man.
Robbie Shapiro (Matt Bennett) Hollywood Arts'ın utangaç, sakar inek öğrenci.Matt Bennett as Robbie Shapiro – A nerdy student at Hollywood Arts.
Tüm çocuklarla ilgiliydi, yani utangaç değildik.It was about all children. So, we were shameless.
Prens utangaç birisi değil.The prince is no shrinking violet.
O her zaman çok utangaç.She's always so shy.
Komik surat yapmak icin fazla utangac bir tipti.He was kind of too shy to make a funny face.
Her şeyden önce, oksitosin utangaç bir molekül.First of all, oxytocin is a shy molecule.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.I felt shy, I felt embarrassed.
Onlar size anne şimdi burada Mugsy, o 35 yaşında ve utangaç olduğunu.Now they mother you see here is Mugsy, She is 35 years old and shy.
Tamam, başlangıçta kadınlar biraz utangaçtılar, konuşmaya gönülsüzdüler.OK, at first women were a little shy, a little reluctant to talk.
Evet, kabul ediyorum, hayallerim utangaç çünkü Kanadalılar.Granted, my dreams are shy, because they're Canadian.
Aynı zamanda çok da utangaç.He's a born composer. He's very shy, too.
'Utangaç, onlar her şeyi Bill üzerine koymak gibi görünüyor!'Shy, they seem to put everything upon Bill!
Çok utangaçtım, fakat yine de onları ikna edebilirdim.I was very shy -- and I could still get approval.
Öptükten sonra da o kadar utangaç olmak...After doing that, being so coy.
Yiğit Jin, Çok utangaçsınHero Jin, you look very shy
O ağzından alevler çıkan adam yerine, neredeyse ürkek diyeceğim, utangaç bir adamla karşılaşmıştım.I didn't see the fiery... fire-breather... I saw a very timid almost, shy man.
Utangaç olmayın.Now don't be shy.
Annem hep çok utangaçtı.Mother was always so timid...
Kısacası herüf hafif, sinsi, utangaç bir tür,.A mild, furtive, sheepish sort of blighter, in short.
İlgili Sayfalar