Ana içeriğe geç
Sözlük

utanç ile cümle

utanç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
"Ne iş yapıyorsunuz?" "Utanç çalışıyorum." "Oh.""Vad sysslar du med?" "Jag studerar skam." "Oj."
"Ne iş yapıyorsunuz?" "Utanç çalışıyorum." "Oh.""Was machen Sie?" "Ich studiere Scham." "Oh."
"Ne iş yapıyorsunuz?" "Utanç çalışıyorum." "Oh.""Wat doe je?" "Ik bestudeer schaamte." "Oh."
"Ne iş yapıyorsunuz?" "Utanç çalışıyorum." "Oh.""Με τι ασχολείσαι;" "Μελετώ την ντροπή." "Α."
"Ne iş yapıyorsunuz?" "Utanç çalışıyorum." "Oh.""С какво се занимавате?" - "Изследвам срама". "Оо".
"Ne iş yapıyorsunuz?" "Utanç çalışıyorum." "Oh.""Чем вы занимаетесь?" "О..." (Смех)
"Ne iş yapıyorsunuz?" "Utanç çalışıyorum." "Oh.""Чим ви займаєтесь?" "Я досліджую сором". "Ох".
"Ne iş yapıyorsunuz?" "Utanç çalışıyorum." "Oh.""מה את עושה?" -"אני חוקרת בושה". -"אה."
"Ne iş yapıyorsunuz?" "Utanç çalışıyorum." "Oh.""ماذا تفعلين؟" "إنني أدرس العار." "آه."
"Ne iş yapıyorsunuz?" "Utanç çalışıyorum." "Oh."(笑)
Ne utanç!Che umiliazione!
Ne utanç!Hvor ydmygende!
Ne utanç!Kauhea nöyryytys!
Ne utanç!Miten nöyryyttävää!
Ne utanç!Que humilhante!
Ne utanç!¡Qué humillante!
Ne utanç!Så förödmjukande!
Ne utanç!To upokarzające.
Ne utanç!Upokarzające.
Ne utanç!Τι ταπεινωτικό!
Ne utanç!Как это унизительно!
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Ale vám bude sila faraonova na hanbu a útočište v tôni Egypta na posmech.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Bo moc Faraonowa będzie wam ku zawstydzeniu, a ucieczka do cieniu Egipskiego ku pohaóbieniu.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Dar, ocrotirea lui Faraon vă va da de ruşine, şi adăpostul supt umbra Egiptului vă va da de ocară.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Denn es soll euch die Stärke Pharaos zur Schande geraten und der Schutz unter dem Schatten Ägyptens zum Hohn.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.És lesz néktek a Faraó oltalma szégyentekre, és az elrejtõzködés Égyiptom árnyékában gyalázatotokra.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Faraon turva koituu teille häpeäksi ja suojan etsiminen Egyptin varjosta häväistykseksi.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Faraos Værn skal blive jer til Skam og Lyet i Ægyptens Skygge til Skændsel.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.그러므로 바로의 세력이 너희의 수치가 되며 애굽의 그늘에 피함이 너희의 수욕이 될 것이라
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.La protection de Pharaon sera pour vous une honte, Et l`abri sous l`ombre de l`Égypte une ignominie.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.La protezione del faraone sarà la vostra vergogna e il riparo all'ombra dell'Egitto la vostra confusione
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Men Faraos vern skal bli eder til skam, og det ly I søker i Egyptens skygge, til skjensel.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Nebo síla Faraonova bude vám k hanbě, a to odpočívání v stínu Egyptském k lehkosti,
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Pero la protección del faraón se os convertirá en vergüenza; y el refugio de la sombra de Egipto, en afrenta
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Portanto, a força de Faraó se vos tornará em vergonha, e a confiança na sombra do Egito em confusão.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Se, Faraos värn skall bliva eder till skam, och tillflykten under Egyptens skugga skall bliva eder till blygd.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Tetapi raja itu akan mengecewakan mereka, dan perlindungan yang diharapkan dari Mesir akan gagal
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Zato vam bode moč Faraonova v sramoto in zavetje v senci Egipta v nečast.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Η δε δυναμις του Φαραω θελει εισθαι αισχυνη σας και η πεποιθησις επι την σκιαν της Αιγυπτου ονειδος.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Затова Фараоновата сило ще ви бъде за срам, И прибягването под египетската сянка за смущение.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Но сила фараона будет для вас стыдом, и убежище под тенью Египта – бесчестием;
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.והיה לכם מעוז פרעה לבשת והחסות בצל מצרים לכלמה׃
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.فيصير لكم حصن فرعون خجلا والاحتماء بظل مصر خزيا.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.所 以 法 老 的 力 量 、 必 作 你 們 的 羞 辱 、 投 在 埃 及 的 蔭 下 、 要 為 你 們 的 慚 愧
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.所以 法老 的 力量 、 必 作 你 們 的 羞辱 、 投 在 埃及 的 蔭下 、 要為 你 們 的 慚愧
Ne zaman bu kolundan tutup sokağa çıkardığımız kız gibi genç bir kız görsem utanca boğuluyorum.Me siento culpable cada vez que veo a una chica joven como la que tomé del brazo y arrastré hasta la calle.
Ne zaman bu kolundan tutup sokağa çıkardığımız kız gibi genç bir kız görsem utanca boğuluyorum.Чувствам вина всеки път когато видя младо момиче, като онова, което хванах за ръката и извлякох на улицата.
Ne zaman yürüyemeyen yaşlı bir adam görsem utanca boğuluyorum.Saya telah sejak diganggu oleh rasa bersalah setiap kali saya melihat seorang pria tua
‹‹Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz›› dediler, ‹‹Bizim için utanç olur.Kata mereka kepada kedua orang itu, "Kami malu mengizinkan adik kami kawin dengan orang yang tidak bersunat
‹‹Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz›› dediler, ‹‹Bizim için utanç olur.야곱의 아들들이 그들에게 말하되 우리는 그리하지 못하겠노라 할례 받지 아니한 사람에게 우리 누이를 줄 수 없노니 이는 우리의 수욕이 됨이니라
‹‹Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz›› dediler, ‹‹Bizim için utanç olur.ter jima reko: Ne moremo storiti tega, da damo sestro svojo možu neobrezancu, zakaj to nam je sramotno.
‹‹Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz›› dediler, ‹‹Bizim için utanç olur.Не можем да сторим това, да дадем сестра си на необрязан човек; защото това би било укор за нас.
‹‹Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz›› dediler, ‹‹Bizim için utanç olur.ויאמרו אליהם לא נוכל לעשות הדבר הזה לתת את אחתנו לאיש אשר לו ערלה כי חרפה הוא לנו׃
‹‹Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz›› dediler, ‹‹Bizim için utanç olur.فقالوا لهما لا نستطيع ان نفعل هذا الامر ان نعطي اختنا لرجل اغلف. لانه عار لنا.
‹‹Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz›› dediler, ‹‹Bizim için utanç olur.對 他 們 說 、 我 們 不 能 把 我 們 的 妹 子 給 沒 有 受 割 禮 的 人 為 妻 、 因 為 那 是 我 們 的 羞 辱
‹‹Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz›› dediler, ‹‹Bizim için utanç olur.對他們說 、 我 們 不 能 把 我 們的 妹子 給沒 有 受 割禮 的 人 為妻 、 因為 那 是 我 們的 羞辱
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.(33:6) Кто обращал взор к Нему, те просвещались, и лица их не постыдятся.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.(34:6) Quand on tourne vers lui les regards, on est rayonnant de joie, Et le visage ne se couvre pas de honte.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Bom szukał Pana, i wysłuchał mię, a ze wszystkich strachów moich wyrwał mię.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Chúng ngửa trông Chúa thì được chói - sáng , Mặt họ chẳng hề bị hổ_thẹn .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod