Dinlemeden yanıt vermek Ahmaklık ve utançtır.Om någon giver svar, förrän han har hört, så tillräknas det honom såsom oförnuft och skam.
Dinlemeden yanıt vermek Ahmaklık ve utançtır.Om nogen svarer, førend han hører, regnes det ham til Dårskab og Skændsel.
Dinlemeden yanıt vermek Ahmaklık ve utançtır.Responder antes de ouvir, é estultícia e vergonha.
Dinlemeden yanıt vermek Ahmaklık ve utançtır.Tomu, kto odpovedá, prv ako počul, počíta sa to za bláznovstvo a za hanbu.
Dinlemeden yanıt vermek Ahmaklık ve utançtır.Trả lời trước khi nghe, Ấy là sự điên dại và hổ thẹn cho ai làm vậy.
Dinlemeden yanıt vermek Ahmaklık ve utançtır.Trả_lời trước khi nghe , Ấy_là sự điên_dại và hổ_thẹn cho ai làm_vậy .
Dinlemeden yanıt vermek Ahmaklık ve utançtır.Wer antwortet ehe er hört, dem ist's Narrheit und Schande.
Dinlemeden yanıt vermek Ahmaklık ve utançtır.Wie antwoord geeft, voordat de vraag is uitgesproken, wordt als een dwaas beschouwd.
Dinlemeden yanıt vermek Ahmaklık ve utançtır.Το να αποκρινηται τις πριν ακουση, ειναι εις αυτον αφροσυνη και ονειδος.
Dinlemeden yanıt vermek Ahmaklık ve utançtır.Да отговаря някой преди да чуе, Е безумие и позор за него.
Dinlemeden yanıt vermek Ahmaklık ve utançtır.Кто дает ответ не выслушав, тот глуп, и стыд ему.
Dinlemeden yanıt vermek Ahmaklık ve utançtır.משיב דבר בטרם ישמע אולת היא לו וכלמה׃
Dinlemeden yanıt vermek Ahmaklık ve utançtır.من يجيب عن امر قبل ان يسمعه فله حماقة وعار.
Dinlemeden yanıt vermek Ahmaklık ve utançtır.未 曾 聽 完 先 回 答 的 、 便 是 他 的 愚 昧 、 和 羞 辱
Dinlemeden yanıt vermek Ahmaklık ve utançtır.未曾聽完 先 回答 的 、 便是 他 的 愚昧 、 和 羞辱
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.A justiça exalta as nações; mas o pecado é o opróbrio dos povos.
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.Az igazság felmagasztalja a nemzetet; a bûn pedig gyalázatára van a népeknek.
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.Gerechtigkeit erhöhet ein Volk; aber die Sünde ist der Leute Verderben.
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.Keadilan dan kebaikan mengangkat martabat bangsa, tapi dosa membuat bangsa menjadi hina
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.의는 나라로 영화롭게 하고 죄는 백성을 욕되게 하느니라
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.La giustizia fa onore a una nazione, ma il peccato segna il declino dei popoli
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.La justice élève une nation, Mais le péché est la honte des peuples.
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.La justicia engrandece a la nación, pero el pecado es afrenta para los pueblos
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.Neprihănirea înalţă pe un popor, dar păcatul este ruşinea popoarelor. -
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.Rättfärdighet upphöjer ett folk men synd är folkens vanära.
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.Retfærdighed løfter et Folk, men Synd er Folkenes Skændsel.
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.Rettferdighet ophøier et folk, men synden er folkenes vanære.
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.Spravedlivosť vyvyšuje národ; ale hriech je potupou národom.
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.Spravedlnost zvyšuje národ, ale hřích jest ku pohanění národům.
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.Sprawiedliwość wywyższa naród; ale grzech jest ku pohaóbieniu narodów.
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.Sự công bình làm cho nước cao trọng; Song tội lỗi là sự hổ thẹn cho các dân tộc.
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.Sự công_bình làm cho nước cao_trọng ; Song tội_lỗi là sự hổ_thẹn cho các dân_tộc .
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.Vanhurskaus kansan korottaa, mutta synti on kansakuntien häpeä.
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.Η δικαιοσυνη υψονει εθνος η δε αμαρτια ειναι ονειδος λαων.
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.Правдата възвишава народ, А грехът е позор за племената.
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.Праведность возвышает народ, а беззаконие – бесчестие народов.
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.צדקה תרומם גוי וחסד לאמים חטאת׃
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.البر يرفع شان الامة وعار الشعوب الخطية.
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.公 義 使 邦 國 高 舉 . 罪 惡 是 人 民 的 羞 辱
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.公義 使 邦國 高舉 . 罪惡 是 人民 的 羞辱
Dürüst konuşmak gerekirse... ...dürüstçe... Prenses olduğun zaman, böyle utanç içinde nasıl yaşayacağım?Franchement, en réalité... si tu deviens la princesse, je serai tellement embarrassé...
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.(77:66) и поразил врагов его в тыл, вечному сраму предал их;
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.A ranil nepřátely své po zadu, a u věčné pohanění je vydal.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.a zbil svojich protivníkov v tyle; dal im za údel večnú potupu.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Colpì alle spalle i suoi nemici, inflisse loro una vergogna eterna
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.E fez recuar a golpes os seus adversários; infligiu-lhes eterna ignomínia.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.E hirió a sus enemigos haciéndolos retroceder, y los puso como afrenta perpetua
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.És visszaveré ellenségeit; s örök gyalázatot vete reájok.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Hän löi vihollisensa pakoon, tuotti heille ikuisen häpeän.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.han slog sine Fjender på Ryggen, gjorde dem evigt til Skamme.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Hij sloeg Zijn tegenstanders van achteren neer en versloeg hen smadelijk.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Ia memukul mundur lawan-Nya, dan mengalahkan mereka untuk selama-lamanya
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Il frappa ses adversaires en fuite, Il les couvrit d`un opprobre éternel.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.In udaril je sovražnike svoje od zadaj, sramoto večno jim je naložil.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.I zaraził nieprzyjaciół swoich na pośladkach, a na wieczną haóbę podał ich.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.그 대적들을 쳐 물리쳐서 길이 욕되게 하시고
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Ngài hãm đánh những kẻ cừu địch lui lại, Làm cho chúng nó bị sỉ nhục đời đời.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Ngài hãm đánh những kẻ cừu_địch lui lại , Làm cho chúng_nó bị sỉ_nhục đời_đời .
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Och han slog sina ovänner tillbaka, evig smälek lät han komma över dem.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Og han slo sine motstandere tilbake, påførte dem en evig skam.